Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
33122
 

Burçların Ben'ciliği

Burçların Ben'ciliği
 

Her bir yıldızın bir frekans ve mana yapısı oluşundan yola çıkıp, takım yıldızların frekanslarının, gezegenler vasıtasıyla beyinlerimizi, bilinçlerimizi nasıl şekillendirdiğine bakalım. .............


Tartışılan konu ben merkezcilik.

Bu husus bir çok insanın, düşünürün zihnini meşgul etmiş, bu soruya verilebilecek cevaplar çerçevesinde farklı fikirler oluşmuştur.

Ne var ki hiç biri Burçlar kadar isabet kaydedememiştir.

Anlaşılan “burçlar” bu aşamada bize ışık tutuyor!

Bu itibarla Ben'i, varsaydığımız benliğimizin oluşma mekanizmasını gelin, isterseniz bir de astrolojik açıdan ele alalım.

Her bir yıldızın bir frekans ve mana yapısı oluşundan yola çıkıp, takım yıldızların frekanslarının,  gezegenler vasıtasıyla beyinlerimizi, bilinçlerimizi nasıl şekillendirdiğine bakalım.

Bilinçlerimizi şekillendirmekle kast etmek istediğim nokta da beynin bir programı olan "ben" adı altındaki varsaydığımız ben'in nasıl bir aktör olduğunu, hangi burç adı altında nasıl bir manaya büründüğünü görelim.

Ben buna istinaden yazıya, burçların ben'ciliği adını koydum.

Bir paradigma; İzafi BEN’in çıkış kaynağı Güneş.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz. Marifetname adlı eserinde; “İşte bu haşmetli gök padişahı ve en büyük ışık saçıcı olan Güneş, bütün yıldızların en ünlüsü, en parlağı ve çoğunun en büyüğüdür.” Diyor.

Güneş; her burçta  “Ben” idrakını farklı yönleri ile yansıtıyor. En güçlü frekansları alan burçlar ateş yapılı olanlar. Kendisi de (Güneş) bir ateş olduğu için, gücünü Koç – Aslan – Yay burçlarına yansıtması daha içten, yoğun.

Koç; ilk burç olduğu için, yeni doğuşun etkisindedir ve sadece “Ben” demesi gerekiyor. Bunu yoğun bir tartışma yaşanırken görmek mümkün. Doğrudan bunun bilincindedir  ve sadece kendisini ilgilendiren ne varsa onlara odaklanır. Ben der yürür gider, gelenle gelmeyenle ilgilenmez.

Yeterki o daima önde olsun.

Takdir edersiniz ki bu bir handikaptır.

Aslan’ın Ben idraki bundan biraz farklı bir renk gösteriyor. O, Ben der ve bunun farkedilmesini  ister ve de bunu görmeden de rahat edemez. Eksiğine gediğine bakmadan onu tekrarlar. Anlayacağınız tepeden tırnağa sarhoştur, benlik çoşkusundan.

Beğenilmek, sevilmek Aslanın hakkı. Gurur var, onuru vardır. Özür dilemesi gerektiği yerde buna teşebbüs etmez.

Aslan içe dönük değildir ama içe dönükmüş gibi davranabilir. Merkez odur ve bunun gereğini en iyi şekilde yapacaktır daima.

Yay daki Ben’lik ise; kendini gücünü ve cesaretini büyütme, önemseme, abartma, fazla değer verme şeklinde yansıyarak bazen tepeden bakış, kimi zaman bir direniş, kınayıcılık ve beğenmeyiş türünde çıkış yapar. Ama içinde asla kötülük olmaz, masumdur  hatta fazla iyimserlikten yaralanan Ben’ini tamir etmekle uğraşır durur.

Su yapılı Yengeç’lerde nefs güçlüdür, duygusal ben vardır. Kendi ile uğraşır, “niye ben de değil”“ben de isterimler” içinde çırpınır durur. 

Akrep burcundaki ise acımasız bir Ben dir.

Balık burcuna gelince o art niyetsiz, herkese acıyan, her duyguyu kendinde hissederek empati kurabilen hassas ve kırılgan oluyor. Herkes derken aslında Ben’im der de bunu bilmez. Mutlak Ben dir aradığı belki ama kaçı hedefine varır, kaçı aldanarak dolanır durur bilinmez.

Boğadaki ben'lik ise kendini sahip olma duygusu ile açığa vurur. BeniMleri çoktur ve sahip oldukları her ne var ise onları korumak adına gerekirse saldırabilir, karşısındakini hiç düşünmeden kırabilir.

Boğa dışındaki bir diğer toprak grubu burcu başak da ise ben, tamamen vesvese ağırlıklı ve mükemmelliyetçiliğe takık bir halde kendini açığa çıkarabilir.

Oğlak da ise ben, tamamen şartlanmış değer yargıları ve değişmez kural ve kalıpların bitmek bilmez, pes etmez bir inadı ile seyri seklinde kendini gösterir.

Hava grubundaki kovaya gelince ben, hem zeka hem de akıl ile yürüyen ancak ben'i kimse anlayamaz, en iyi ben bilirim şeklinde gösterirken, ikizler de ise daha çok alaycılık, güvenilmez ve ikiyüzlü, kararsız bir role bürünebilir.

Son olarak, terazi de ise ben, kendini biraz alıngan, dengeyi kuramayan, fiziksel bedenin güzelliğine odaklı bir yaşam içinde olabilir.

Şimdi bunları niye anlatıyorum. Bunları şunun için dillendiriyorum. Herkes muhtelif modellerde bu ben merkezci yaşamı ortaya koyuyor. Bir işin farkındalığı ise, bireyleri anlamakla ilgili ve bazı engelleri kaldırabiliyor.

Çok ilginçtir astroloji sayesinde insanoğu kararlılığını, ben'ciliğini, muhatabının eksiğini gediğini, fazlalığını biliyor.

İşte ben merkezci yaşamı anlamak için, astrolojiden ip uçları almak gerekiyor. 

 

Ahmed F. YÜKSEL

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

BU yazıyı en çok bayan arkadaşlarımla paylaştım. Malum kadınlar bu onuya daha çok meraklılar:)) Bu kez doğru olda olan onlar. Gerçi tıpı yemek konusu gibi, en iyi aşçılar nasıl erkeklerse, astrolojide de en iyiler erkekler olacak gibi duruyor. Ben Sayın Yüksel'den ülkelerin astrolojileri ve özellikleriyle ilgili bir yazı rica edeceğim. Bu konu çok ilgimi çekiyor, ve güvenerek okuduğum yazardan bu konuda da okumayı çok isterim. Saygı ve sevgiler

Ümit Oltu 
 18.07.2013 14:46
 

Yazıda oğlak burcuda geçiyor bende tam bir oğlağım,diyebilirdim eskiden ama Ahmed Hulusinin kitabındaki tesbihlere devam ederek bir çok olumsuz özellikten kurtuldum halen de devam ediyorum.Kitaplarını tavsiye ederim herkese.Özellikle Dua Ve Zikir.

Ozan Ardor 
 17.07.2013 21:26
 

Astroloji deyip geçmeyin. Gerçekten de son yılların en trendi yükselen konusu. Ben hatta ciddi ciddi kafaya taktım. Eğer cesaretim olursa kurslarına katılmayı bile düşünüyorum. Bu konuda da en çok iki isim ilgimi çekiyor. Birincisi; Önder Döşer. İkincisi Hakan Kırkoğlu. Fakat öte yandan da korkuyorum. Çünkü bazen derinlere dalıp, bir şeyler anlatıyorlar, kafam karışıyor. Basit olmadığını ve bazı hesap- kitap işlerine dayandığını düşününce vazgeçiyorum. Keşke bütün yazılar bu yazı gibi, anlaşılır ve zevkli olsa. Ben’cilliksiz olmamız dileğiyle iyi günler.

kaan yücel 
 17.07.2013 7:23
 

Astrolojiden kaçtım, kaçtım ama, yazıyı okuduğumda, bir yerden başlamam gerektiğini anladım. Yazılarını beğenerek okuduğum Ahmed Fevzi Yüksel de yazıyorsa mutlaka bu işin bir hikmeti vardır. Galiba daha önce bu köşede –az da olsa- birkaç astroloji yazısı daha okumuştum. Bir tanesi, Merkür rötarıydı sanırım. O da ilginç bir konuydu, ve sanırım şu anda bile bir Merkür rötarından geçiyoruz. Allah hatasız, pişmanlıksız geçirtsin hepimize, inşallah.

sadettin bağış 
 17.07.2013 7:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1985
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10225
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster