Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
427
 

Burdur ayrı bir eyalet mi?

Burdur ayrı bir eyalet mi?
 

Genel Merkezi faaliyetteki Emekli Sen'in Burdur Şubesi kapatılmak istenmektedir


 

55 şubede ve 35 temsilcilikte örgütlü olan ve Anayasa’nın 90. maddesiyle örgütlenme hakkındaki uluslar arası sözleşmelere dayalı olarak kurulmuş Tüm Emekliler Sendikası (Emekli Sen’in) Burdur Şubesini de biz kurduk. 9 emekli arkadaş bir araya gelerek başvurduğumuz Genel Merkezden gelen atama yazısını Valilik makamına vererek kuruluş sürecini başlattık.
 
Ancak Valilik Makamının tebligatına göre, sendikamız yasal değilmiş ve şube kuruluşunu yapamazmışız; sendikal faaliyette bulunamazmışız. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’nin her yerinde ve bu arada tüzel kişiliği temsil eden Genel Merkez faaliyet halinde. Her yerde basın açıklamaları, geceler, imza kampanyaları ve standları vs. çeşitli eylem biçimleriyle demokratik mücadelesini sürdürüyor. Daha geçenlerde 25 Kasım’da bütçe görüşmelerinde Türkiye çapında emekliye verilecek maaş artışı konusunda taraf olduğumuzu basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyurduk. Bu arada basın açıklamasını Valilik kapısında Burdur’da da gerçekleştirdik. Ama Burdur Şubesinin kuruluşuna izin vermediklerini söylüyorlar. Daha doğrucası “şubenin kuruluşunun yapılamadığını ve sendikal faaliyetlerde bulunamayacağımızı” bildiriyorlar.
 
Niçinmiş efendim?
 
İşçi Sendikaları ve Memur Sendikaları Yasalarında yokmuşuz da ondan!
 
Sanki bu yasalar Galu Bela’dan beri vardı?
 
Toplumsal mücadeleler tarihi incelenirse orada görülecektir ki, maddi gerçekliği kültürel unsur izler. Yani önce toplumsal pratik ben buradayım dercesine harekete geçer; çeşitli biçimlerde eylemler koyar. Ardından icra organları yasaları yapar. Başka bir deyişle işçiler grevi gerçekleştirmese grevleri, sendika yasası izler mi? Sendika yasaları işçilerin fiili grevleri gerçekleşmese yasası ihdas edilir mi? Memurlar 1990’lı yıllarda Sayın Demirel’in deyişiyle “bir delik bulup (Anayasa’nın 90. maddesi) oradan girerek” sendika mücadelesi vermeseler sanki memur sendikaları yasası ihdas edilecek miydi? Yani halk kitleleri önce yasada yeri bulunmayan eylemi gerçekleştiriyor; Meclisler ardından yasayı ihdas ediyor.
 
‘Ağlamayan çocuğa meme vermezler’derler. Toplumsal mücadeleler arenasında da bu kural geçerlidir. Bu gerçek, toplumsal mücadelelerin ‘tunç yasası’dır. Denilebilir ki, kamu çalışanları dişe diş bir mücadeleyle elde etmiştir sendika yasasını. İşte şimdi biz de, yani emekliler de bu süreci izliyoruz; emekli sendikası hakkımızı söke söke alacağız.
 
Yasa, ‘Emekli Sendika Kuramaz’ mı Diyor
 
Kaldı ki, anılan sendika yasalarında emekli için bir düzenleme yok ama “emekliler sendika kuramaz” gibi bir yasaklama da yok. Burdur Emniyet Müdürlüğü Güvenlik- Sendikalar Masasından yapılan, Vali Yardımcısı Nadi Kılıçaslan imzalı Valilik tebligatında, 2821 Sayılı sendikalar Yasası ve 4668 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları yasasına aykırılıktan bahsediliyor. Bu nedenle şubemizin kuruluşunun gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, sendikal faaliyette bulanamayacağımızı tebliğ ediyorlar. Bir kere ve en başta olarak, Burdur Emniyeti ve Burdur Valiliği kendilerini merkezi yönetim yerine koymaktadırlar ki, yetki gaspıdır; abesle iştigaldir. Çünkü sendikamızın tüzel kişiliği Genel Merkezimize aittir ve Genel merkezimizde sendikal faaliyetler cayır cayır gerçekleştirilmektedir. Merkezi Yönetim Genel Merkezimizi kapatmıyorsa bir taşra örgütü olarak Burdur uzantılarının tasarrufunu başka türlü açıklayamıyoruz.
 
Bir Çadır devleti Ya Da Muz Cumhuriyeti Mi?
 
Buna karşılık Anayasa’nın 90. maddesi ile bu çerçevede 87 ve 98 sayılı İLO Sözleşmeleri var kapı gibi. Hem de çatıştıkları oranda iç hukuktan daha üstün pozisyonda olmak üzere. Yani Türk yasaları ile toplumda her kesimin örgütlenme özgürlüğünü getiren 87 ve 98 sayılı İLO Sözleşmeleri ters düşüyorlarsa Anayasa’nın 90. maddesine göre, Türk yasaları yok hükmünde olacak, yerine Sözleşmeler geçecek. Devlet kendi koyduğu yasaya uymuyor. Daha başka bir deyişle devlet, yerelde Vali Süleyman Tapsız ya da İl Emniyet Müdürü Celal Aydoğan eliyle kendi koyduğu yasayı çiğniyor. Bu “çadır devleti” midir yoksa “Muz Cumhuriyeti” midir?
 
Örgütlenme Hakkı
 
Kapsamında Mütalaa Edilmesi Şart
 
İnsanlık, öğrenmeyi iki türlü gerçekleştirir. Birincisi pratikte, bizzat deneyerek yapar bu işlemi, Deneme yanılma yoluyla gerçeğe ulaşır. İkincisini ise manevi mirastan özümler. İnsanlık, ilk ortaya çıktığı günden bu yana binlerce, milyonlarca yıldır yarattığı manevi değerleri nesillerden nesillere aktararak bir uygarlık, bir düşünce mirası yaratmıştır. İşte öğrenmenin ikinci versiyonu da bu çeşmeden gerçekleşir. Tabii ki, her seferinde aynı deney ve bilgi için kafaları taşa vura vura öğrenmeyi düşünmüyorsak! Burdur valiliği ve Emniyet’inin yaptığı da işte budur: Daha önce gerçekleşmiş gelişmelerden faydalanmayarak illa ki, ben de deneyeceğim diye hareket etmek…
 
Birçok mahkeme örneği verebiliriz.
 
Burada en çarpıcı olanlarından iki tane örnek verelim.
 
Ankara Asliye 25. Hukuk mahkemesinin 2002/ 907 esas ve 2003/ 984 karar no ile verdiği karar ibret vericidir ve o zamanlar henüz varolan bağımsız mahkemelerin bir örneğidir. Dava Sendikanın kapatılması davasıdır. Dava 15 Kasım 2002 tarihinde açılmış ve 16 Ekim 2002 tarihinde karar verilmiştir. Ankara Emniyet Müdürlüğü, Sendikalar yasasında ve Kamu Görevlileri sendikası yasasında, “yasada belirtilen emeklilerin sendika kurmasıyla ilgili bir hüküm bulunmadığı halde” sendika kurdukları ve sendikal faaliyette bulundukları gerekçesiyle 2821 ve 4688 Sayılı yasalara göre Tüm Emekliler Sendikası’nın kapatılması istenmiştir. Mahkeme, konuyu Hukuk Fakültesinden uzman bilirkişilere de inceletmiştir. Bilirkişinin görüşleri ibret verici, öğretici ve çok somuttur. Bilirkişi raporunda, emeklilerin sendikal haklarına ilişkin ne Anayasa’da ne de ilgili yasalarda, ne bu hakkı yasaklayan ne de bu hakkı tanıyan bir kuralın bulunmadığını, sendikanın kapatılmasının hiçbir hukuki temelinin bulunmadığını, konunun taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan örgütlenme hakkı kapsamında mütalaa edilmesi gerektiğini, “davalıların kurdukları Emekli Sen ile üyelerinin ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak ve geliştirmek, maddi varlıkların korunması için etkinliklerde bulunmak, sesini duyuramayan çok büyük bir kesimin örgütlü sesi olmaya çaba göstermek haklarının uluslar arası sözleşmelerle teminat altına alındığını” ve bu nedenle “sendikanın yasalara aykırı olmadığını” belirtmektedir. İddia Makamı da bu doğrultuda görüş bildirince mahkeme davanın reddine karar vermiştir.
 
İkinci çarpıcı örnek, Rize’den:
 
Rize Asliye Hukuk mahkemesi’nin 2011/172 esas no ve 2011/543 karar no.lu kapatma davasıdır. Burdur’daki gibi Rize Valiliği de Emekli sen Sinop Şubesinin kapatılması talebiyle dava açmış. Dava 16 Mart 2011 tarihinde açılmış, 4 ay sonra 28 Temmuz 2011 tarihinde karara bağlanmıştır. Mahkeme, bütün delilleri AİHM kararlarıyla birlikte değerlendirmekte ve şu sonuca ve karar varmaktadır: “Davaya kon u edilen sendikanın kapatılması yönünde yapılan talebin gerek Anayasa ve yasalarımızda ve gerekse ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde herhangi bir dayanağının bulunmadığı ve davaların sendika kurmalarını yasaklayan bir düzenlemenin olmadı, Anayasa ile teminat altına alınmış bulunan kişilerin örgütlenme haklarının kısıtlanamayacağı, ayrıca sendikal faaliyetten men ile ilgili olarak şubenin bulunduğu mahkemede değil sendikanın merkezinin bulunduğu yer mahkemelerine talepte bulunulabileceği, tek tek şubelerin kapatılmasıyla ilgili yasal süreç başlatılmasının uygulamada da karışıklığa yol açıp mümkün olmadığı anlaşılmakla yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur: Davanın REDDİNE…”
 
Eh, ne diyelim!
 
AB norm ve standartları diye diye gene de kendimize benzemekten vazgeçemiyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli okuyucular, Sinop yerine Rize Emekli Sen'in mahkemeye verilmesi sehven yazılmıştır. Bizim Rize'de böyle bir davamız cereyan etmemiştir. Emekli Sen şubesini Rize değil Sinop valiliği kapatma davası açmış o da beraatle sonuçlanmış, daha doğrucası Cumhuriyet'in hakimi davanın reddine karar vermiştir. Yanlışlık için özür dileriz.

Fatih ÖZCAN 
 04.02.2012 14:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 511
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster