Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
111
 

Burdur’da hak mücadeleleri ve polis-1

Burdur’da hak mücadeleleri ve polis-1
 

Burdur Emekli Sen Kapatma Davası


Sözde AB’ye giriş süreci devam ediyor. AB standartlarında bir Türkiye yaratma sürecinde ilerlemelerden bahsediliyor. Yıllardır AB’ye gireceğiz diye yırtınıp duruyoruz.

Peki, gerçek ne?

Gerçek hayatın içinde gizli. Gerçek 10 yıllık AKP iktidarında hoyratça sırıtıyor. Türkiye’de 10 yıldır AB diye diye mevcut hak ve özgürlükler de tepelendi.

Ben emekliler açısından düşünüyorum.

En başta Anayasa’nın 90. maddesi…

Ne getiriyordu emeklilere bu madde?

Her şeyden önce haklarını örgütlü olarak savunma imkânı…

D. Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma

MADDE 90.– Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.

Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan antlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu antlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.

Milletlerarası bir antlaşmaya dayanan uygulama antlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî antlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren antlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.

Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü antlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek: 7.5.2004–5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Evet, yeterince açık değil mi? İtalik ve vurgulanmış olanlar zurnanın zırt dediği deliği gösteriyor. Sayın Demirel’in, 90’larda memur hareketi başladığında “Anayasa’da bir delik bulmuşlar, oradan giriyorlar” dediği delik yani. Ama o zamanlar birazcık Anayasa ve devlet adamlığı adabı vardı; bu edep devletin uluslar arası milletler camiasında yüzakını oluşturuyordu. Şimdilerde bunun yerini, “deliğe süpürülme yetkisi” tanıma aldı.

Anayasa’nın 90. maddesi anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az diyor aslında; gayet açık ve net.

Bir kez daha saptayalım ne diyor?

Bir, “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.”

Demek ki, “usulüne göre yürürlüğe konmuş” olan İLO 87 ve İLO 98 no.lu sözleşmeler “kanun hükmü”ndedir. Bizim polislerimizin gözünü diktiği 4688 sayılı kanun gibi kanun yani.

İki, “bu sözleşmeler hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek: 7.5.2004–5170/7 md.)”

Haaaa, demek ki neymiş; bazı anayasa hukukçularına göre, Anayasa’nın da üstünde geçerlik tanınmış bu sözleşmelere. Anayasaya aykırı diye dava edilemezmiş yani.

Ve üç, -şeytanın oynaştığı yer yani-, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” Çok açık değil mi? Ama biz yine de biraz daha açalım. Bu ne demektir biliyor musunuz? 2821, 2822 ile 4688 sayılı yasalarla İLO 87 ve İLO 98 ters mi düştü; bu durumda Türk hâkim, savcı ve polisinin uyması gereken maddeyi işaret ediyor. Yani 2821 ile 4688 sayılı yasa yok hükmünde sayılacak, İLO’lar ne diyorsa o uygulanacak. Başka türlü anlayan varsa beri gelsin! Ama Polisin gözü sadece 2821 ve 4688’i görüyorsa ya da siyasal iktidardan aşağıya doğru taşra iktidarlara doğru gelişen bir emir komuta zinciri içinde saplantılı bir iç politika uygulanıyorsa diyecek bir şey kalmıyor.

Polis, “yasada yeriniz yok” teranesi tutturmuş gidiyor. Aslında emeklinin yasal düzenlemesi yok mu? O zaman sen suç işliyorsun demektir. Anayasada var. Anayasa daha üstün en üstün yasa değil mi? Anayasa emrediyor; yapacaksın o zaman. Tabii “ileri” demokratsan!

Süleyman Akyürek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 511
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 494
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster