Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '09

 
Kategori
Sivil Toplum Kuruluşları
Okunma Sayısı
335
 

Büro Memur SEN İl Divan toplantısı gerçekleştirildi...

Büro Memur SEN İl Divan toplantısı gerçekleştirildi...
 

FEVZİ GÜL


Büro Memur-Sen Samsun Şube Başkanlığının İl Divan Toplantısı yapıldı.

Büro Memur-Sen Samsun Şube Başkanlığının İl Divan Toplantısı yapıldı. Memur-Sen İl Binasında yapılan toplantıya Büro Memur-Sen Genel Teşkilat Sekreteri Murat Sipahi, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri İdris Maden, Şube Başkanı: Fevzi GÜL, Sendika Avukatı Esra Uysal Baklacı Yönt.Kurl.Üyeleri Denetleme ve Disiplin Kurulu Üyeleri Büro Memur Sen İlçe Başkanları (tüm ilçeler) İş Yeri Temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşmasına “Konuşmama başlamadan önce herkesi en kalbi duygularımla selamlıyorum” diyerek başlayan Şube Başkanı: Fevzi GÜL:
“Öncelikle toplantımıza göstermiş olduğunuz katılımlarınızdan dolayı yönetim kurulu ve şahsım adına hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

Samsun Büro Memur Sen Yönetim Kurulu olarak yönetime geldiğimiz günden bugüne kadar tüm il, ilçe ve kamu kuruluşlarımıza sık, sık ziyaretler gerçekleştirerek teşkilat çalışmalarımızın büyük bir kısmını tamamlamış bulunmaktayız.

Teşkilat çalışmalarımızda emeği geçen ve bizlere destek olan ilçe başkanlarımıza, iş yeri temsilcilerimize ve yönetimin diğer birimlerinde bulunan arkadaşlarımıza cani gönülden teşekkür ediyoruz.

Değerli arkadaşlar,

Ücret; bireysel olarak emeğin karşılığının alınmasından da öte, özelde milli, genelde küresel servetin eşitlikçi bir anlayışla, altını çizerek söylüyorum “üretime katılım oranında” adil bir paylaşım meselesidir.

Hemen söylemek gerekir, biz emeği ile geçinenlerin temel uzlaşma zemini “ücret”tir.

Ücret yalnızca çalışanın geçim meselesi değildir. Sosyal, siyasal ve kültürel eşitliğin sahici tek garantisidir. Güç, her zaman nüfus çarpı servettir.

Anayasamız, madde 55: ”Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.” Derken, ikinci bendinde; Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur. Diyor. Siz bundan ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama ben andığımı sizinle paylaşmak istiyorum. Ülkede bazı insanlar vardır, onlar çalışırsa ücretlerinde adalet gözetilir. Bazıları da vardır ki, onların ücretleri hesaplanırken “ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurulur”. Denmektedir. İşte çifte standart budur. Kölelik akdi dediğim budur. Kaldı ki benim devletim, 657 sayılı devlet memurları yasasıyla çalışanlar arasında bile adalet gözetmemektedir.

Yıllardır hükümetler tarafından sürekli eşit işe eşit ücreti politikaları ile oyalanmaktayız. Ve bugüne kadar eşitlik ilkeleri ile bağdaşmayan kararlar alınmış ve Devlet memurlarına çeşit, çeşit ücret politikaları uygulanmıştır. Bu nasıl bir adalet? Neyin adaleti? Devlet memurları, kamu işçileriyle, askerle, polisle, mühendis ve doktorlarla aynı ülkenin şartlarında yaşıyorken, iyileştirmeler aynı oranda yapılmadı. Adalet bunun neresin de? Her fırsatta muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmaktan söz ediliyorken, sendika yasası ve memur ücretleri konusunda neden orta doğu ülkelerinin bile gerisine düşüyoruz?

Değerli arkadaşlarım,

Anayasamızın çifte standartlı 55. maddesi tamamen kaldırılmalı ve yerine; “üretilen değerde, emek sermayenin eşitidir.” Denmelidir.

Tutturmuşlar bir söylem gidiyorlar, her cümlenin içinde o sihirli sözcük. Neymiş… aman ha “istikrar”…, hani nerde istikrar, insani olan her şeyin tüketildiği kapitalizmin bizleri sömürü aracıdır sizin dediğiniz o istikrar… İstikrar bozulur diyerek iliklerimize kadar soymak mıdır istikrar?

Bugünkü verilen zamlarla birlikte geçinmek elbette mümkün… Yağmur suyu ile elde çamaşır yıkar, gazete, dergi ve internet aboneliğinizi iptal eder, kitap almaz, çocuklarınızı okula ve kurslara göndermez, cep telefonu yerine güvercinlerle haberleşme sağlar, ev iş arasında özel taşıt haşa, toplu taşımayı bile zorunlu hallerde kullanır, sinema, tiyatro, konser gibi etkinlikleri korsan cd’lerle evde izlersek, hemen, hemen neolitik çağın sosyal standartlarına dönersek, gül gibi geçinir gideriz.

Bir kamu çalışanı aldığı ücretinin üçte birini tasarruf edemiyorsa, ömür boyu çalıştığı bir işten elde ettiği ücretle ortalama bir ev, bir ortalama araba sahibi olarak, normal bir sosyal hayatı sürdüremiyor, gelecek kaygısı yaşıyor, ümitsizlik psikolojisi derinleşiyor, meşru olmayan eğilimleri besleniyor demektir.

Kamu çalışanı, köleden hallice, boğazı tokluğuna çalışıyorken, dokuzyüz doksan dokuz değil, bin çete ve mafya çökertsek de en zeki çocuklarımız ya yurt dışına kaçacak ya yeraltını beslemeye devam edecek. Türkiye de meşru olanla insani isteklere ulaşma imkanları maalesef her geçen gün daha da daralıyor. Ücret politikalarını belirleyenler ve buna alet olanlar bunun vebali altındadırlar.

Hükümetlerin ülke kalkınmasının bütün yükünü, dar gelirli ve emeğinden başka geçim kaynağı olmayanlara yüklemesini anlamakta güçlük çekmekteyiz.

Kamu çalışanlarımız tarafından ülkemizi yönetenlere ve işverenlere karşı adalet duygusu zedelenmiş, ihtiyaçlarını karşılayamayan çalışanlar sinerjilerini kaybetmişlerdir. Daha çok çalışsalar da durumlarında ve ücretlerinde bir değişiklik olmayan insanların, daha çok ve verimli çalışmak için bir nedenleri olmadığını düşünmektedirler. Daha çok çalışmak için en ikna edici nedenin eşitlik zemininde adil bir ücrettir.

Kamu çalışanları arasında dahi ücret adaletini sağlayamayan hükümetlerin, halkın işlerinde adaleti esas alabileceğine ihtimal veremiyorum.

Buradan bütün Memur Sendikalarına seslenmek istiyorum;

Gelin birlik olalım. 2009 Toplu Görüşme Masasına, ağız alışkanlığından olsa gerek herkes 3 şart koşar ama ben 4 şart koşarak oturalım diyorum.

Nedir bu dört şart?

1-Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı

2-Memura Siyaset Hakkı

3-657 Sayılı Devlet Memurları kanunun yeniden düzenlenmesi

4-Sosyal Güvenlik Yasasının bilirkişiler ve tüm sivil toplum kuruluşları ile yeniden gözden geçirilmesi, bazı eksikliklerin ve yanlışların düzenlenmesi.

Bunlar olmazsa olmazımız olmalı… Bunlar gerçekleştiği takdirde adalet ve ücret eşitliğinden bahsetmemiz mümkün olacaktır.

Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum…” diyerek konuşmasını bitirdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 607
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Fevzi GÜL Kimdir? 1973 Samsun- Bafra doğumlu olup, ilk ve lise öğrenimini Samsun'da tamamladı ve  A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster