Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '15

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
215
 

Bursa'da ilk Sinema Ermeni Kilisesi

BURSA 'da ilk Sinema Ermeni klisesi

Yönetmenliğini Auguste Lumière ve Louis Lumière kardeşlerin yaptığı “Arrival of a Train at La Ciotat” (bir trenin La Ciotat garına gelişi) filmi, 1895 yılında Paris'te Grand Cafe'de Dünya'nın ilk sinema salonunda izleyici karşısına çıktı.                                                                                          

1896 yılında, 2. Abdülhamid döneminde saraya gelen Fransız  Bertnant adında taklitçi, hokkabaz o seneki gelişinde ilk sinema gösterimini yaptı. Sarayı sinenamayla tanıştırdı. Bu tarihten sonra sarayda başka Sinema gösterimi yapılıp yapılmadığı bilinmiyor. İlk sinema salonu 1908’de İstanbul’da açıldı. ‘Pathe’ adı verilen sinema salonun gösterilen ilginin yoğunluğundan olsa gerek, çok geçmeden başka sinema salonları da peş peşe açılmaya başladı. 1909 da İzmir’de, sonra Ankara ve Bursa'da sinema salonları açıldı.                              

Bursa'da ilk sinema salonu1920’lerde, Cumhuriyet’in ilanından bir iki yıl sonra "Muallimler Birliği Sineması” 'ydı.. Setbaşı İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yerde, daha önceleri orada kullanılmayan Ermeni Kilisesi boşaltılarak Sinemaya çevrildi. Halka açık Sinemaya girişte beş kuruş ücret alınıyordu. İlk vizyon filmi sessiz bir filmdi, adını bilmiyoruz. Daha sonraki film Halide Edip Adıvar’ın romanından uyarlanan ‘Ateşten Gömlek’ filmi idi. Muhsin Ertuğrul’un yönettiği film, savaşın hemen bitiminde 1923 yılında çekilmiş ve filmde Bedia Muahhit, Neyyire Nayin gibi Türk kadınları ilk defa rol almışlar. Bursalı en eski sinema sever Nihat Akgün ün hatıralarında Muallimler Birliği Sinemasında ilk seyrettiği filmden bahsederken şöyle diyor du ;  "Tabii çok hayret ettim, çok şaşırdım. Sekiz dokuz yaşlarında bir çocuktum. Heyecan içinde eve koştum. Ailem henüz sinema görmemiş… Böyle şeyler yok. Yalnız Karagöz falan var. Anneme, babama, herkese filmi anlatıyorum. Sahneler tek tek gözümde canlanıyor… Trenin heybetle üzerime gelişini askerlerin atladığını, düşmanın kaçışını anlatıp duruyorum. Korkmuştum tabii. Perdede resimlerin, bir takım suretlerin hareket etmesi, insanların sahiciymiş gibi görünmesi çok tuhaf gelmişti bana. Bir defa Karagöz seyretmiştik ama bu çok başka bir şeydi. Daha acayipti, daha büyük mekânlarda oynayan bir şeydi. Her şeyi sahi sanmıştım..! Hatta ağabeyim beni dinledikten sonra, ‘yahu bir sinema da sen icat etsene!’ dedi. Çünkü gördüklerimi öyle heyecanla anlatmıştım ki, etkilenmişti."                            

Sonraki açılan sinema, 27.10.1922 Cuma akşamı  Atatürk'ün halka sesleniş konuşmasını yaptığı Şark Tiyatrosunun içinde açılan Şafak Sinemasıdır. Şark Tiyatrosu büyük bir yangın geçirmiş Setbaşı köprüsünün başında şu andaki Kütüphanenin karşı köşesidir. Eskiler sinemanın yapısını şöyle anlatıyordu "birkaç merdiven çıkılıyor, sinema giriş katında ve sesli filmler oynatılıyordu."Şafak sineması yangından sonra  Saray sineması olarak işletildi. Sonraki yıllar tekrar yalnızlığıyla baş başa bırakılan salon bi ara Prestij sineması olarak gördük. Günümüzde Fast Food salonları olan ve içinde cep sinemalar olan güzel bir komplex. 1929 yıllının sonunda 1930 yılların başında  Üçüncü salon Milli Sinema açıldı. Milli Sinema açılınca Şafak Sineması Film oynatmak yerine müzikli eğlenceler, tuluat kumpanyaları gösterimine başladı. Milli Sinema ünlü cadde de İskender Kebapçısının yanında eski tütün deposunun olduğu binaydı.1933 'e kadar sinema güzel filmlerle halk tarafından beğenildi modern bir sinemaydı. Temiz bir girişi, kaliteli filmler oynatılırdı. İki kardeş işletirdi sinemayı, Milli Sinemanın işletmecisi değişmişti kardeşler sinemayı devretmişlerdi. Yeni sahibleri iyi filmler getiremeyince gözden düştü, hatta adını değiştirip yeni sinema olarak işletmeye devam ettiler, bu sefer de çoluk çocuğa üçüncü sınıf filmler getirince iyice gözden düştü. Şu an binanın yerinde yeller esiyor..                                                  

1931 Yılında Tayyare Piyangosundan kazanılan parayla yapılan binayı, Milli Sinemanın sahibi kardeşler "Yeni Sinema"  olarak faaliyete geçirdi, yakın tarihimize kadar tayyare Sineması olarak faaliyet gösterdi.. Şu anda Tayyare Kültür Merkezi olarak belediye sergi, tiyatro galalar olarak faydalanılıyor.                                                                                                          

Yakın tarihimize gelince salonlar hızla açılıp yıllar içinde tükendi, Dilek sineması 1983 yılında mağaza oldu, Kısmet Sineması açıldı ama şu anda işhanı. Aynalı çarşıda İnci Sineması vardı, Mahfel'in arkasında Setbaşı Sineması, yeşilin altında açık hava sineması Rüya sineması vardı, şimdi çocuk parkı. Zafer Plaza nın olduğu bölgede zafer Sineması vardı, Altıparmakta ise Yazıcıoğlu sineması uzun yıllar film gösterimleri, yapıldı, o da şimdi mağaza. Burç sinemasına gelince, şu anda Bursalı tiyatrocunun işlettiği gösteri merkezi.... 2015 yılı itibariyle Bursa merkez'de sekiz adet Sinema, altmış beş adet Sinema salonu var. İyi Seyirler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 13054
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Bursa karagöz sinema atölyesinde "iki yıl sinema,  iki yıl senaryo yazarlığı, bir yıl oyunculuk" ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster