Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '09

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
4922
 

BURSA'lı olmak Arap Şükrü'de rakı balıktır

BURSA'lı olmak Arap Şükrü'de rakı balıktır
 

Birçok şehir gördüm ama şimdi farkettim ki görmediğim birçok şehir var. Görmek istemediğimden değil sadece kısmet olmadı.

Şehirler; içinde yaşayan insanları, insanlar da yaşadıkları şehirleri yansıtır.

İzmir buna iyi bir örnek. Beyaz atletle son model arabasına binen bir adam görmeniz çok normal.

Bakımsız bir kadın görmeniz ise hiç normal değil...

Farklı bir kültür, farklı bir anlayış, farklı bir yaşam biçimi. O yüzdendir ki, İzmir'li olmak ve İzmir'de yaşamak yazılara şiirlere şarkılara konu olmuştur hep.

:) İstabul'da yaşamak İstanbul'u yaşamak zaten başlı başına bir ayrıcalık... Sıralamaya dahi sokmam...

BURSA

Bursa denildiğinde aklıma ilk gelenler; Organ Gazi, Ulu Camii, Uludağ, kestane şekeri, iskender ve Bursa'yle ilgili hafızamda kalan yarım yamalak bir şarkı...

Bursa bunlarla sınırlı değil tabii ki...

Tarihi zenginlikleri olan kendine has özellikleri olan farklı bir şehir. Bu güzelliklerin yeterince tanıtılmadığını düşünüyorum.

Özellikle de bu maili okuduktan sonra...

Bursa da tıpkı İzmir gibi içinde farklı bir kültürü barındırıyor. İlk fırsatta gidip görülmesi gereken biryer...

Sizce de öyle değil mi...

"-Altıparmak ve heykeli özlemek, uludağ'da piknik yapıp inkaya'da meyve salatası, mudanya'da balık yemeye gitmek, santral garajın krolarına, zafer plaza'nın tikilerine, adliye arkasının özenti ama eğlenceli gençliğine, cacaron'una, hamamlarına, aralıkta güneş açan haziranda kar yağan değişken havasına, bir o kadar değişken insanına, otobüs çilesine, meridyenine , iskender kebabına aşık olmak, Bursa'yı sevmektir Bursa'lı olmak...

-Şehreküstü semtinin anlamını bilmektir.

-Kağan'a gidip birşeyler alıcam deyince ....Kağan kim diye sormamaktır.

-Sadece Bursa'da doğmak değildir, Bursa'ya öyle yada böyle bir şekilde yolu düşenlerinde hissettiği duygudur. Garip bir çekim büyüsü vardır Bursa'nın, gelen bir daha kopamaz bu şehirden. Çok göç alan şehirlerden olsa da, Bursa'ya yerleşenler kendilerini Bursa'lı hissederler.

-Denize, dağa, kara, yeşilliğe, kestane şekerine, şeftaliye, kozahana, pirinçhana ve bunun gibi birçok güzellige sahip olmak.

-Çanakkale Savaşı'nda en çok şehit vermiş memleketin evlatları olmaktır. Bu yönüyle her ne kadar dalga geçilse de "Bursalı olmak" bu ülkedeki diğer herhangi bir memleketli olmaktan çok daha gurur verici bir hadisedir.

-İskender döneri doyasıya yiyebilmek, Uludag da keyif çıkarabilme ayrıcalığına sahip olmak, tarihle iç içe olmaktır.

-Yepyeni değil, yepisyeni demektir.

-Cantık, pideli köfte gibi sadece Bursa'ya özgü yemek yemektir.

-Misket, bilye değil, cilli demektir.

-Dolmuş şöförüne "müsait bir yer de kalıcam" demektir. (Sadece Bursa'da söylenir)

-Simitte gevrek yerine simit demek...

-Çay koymak değil, çay dökmek demektir.

-Kışları Uludağ'a, yazları Mudanya veya Kumla'ya gitmektir.

-Trafikte, her yeri siyah mat girintili çıkıntılı bir kaplama ile kaplanmış arabaları görmektir.(süpeeer ya..)

-Gemlik'e doğru denizi görmektir.

-Sokaklarda, caddelerde buz gibi suları olan çeşmelerden su içmektir.

-Mutlaka Heykel'e çıkmaktır. (Şehir Dışından gelenler hiç anlamasa da)

-"Heykel'deki heykelin hangi ayağı havada?" diye sormaktır.

- Mahfel de oturmaktır.

-Akmerkez dendiğinde Asmerkez'in çağrışmasıdır.

-Bukart sahibi olmaktır.

-Tekstil ve otomotiv cennetinde yaşamaktır.

-Özdilek'te su böreği yemektir.

-Kültürpark'a gitmektir.

-Başka şehirlere giderken kestane şekeri götürmektir.

-Kozahan, Pirinç han, Yeşil, Hünkar, Tophane'de çay ve nargile içmektir.

-Trafik sıkışmaya başladığında Bursa'ya yaklaştığını anlamaktır.

-Sütaş'ın günlük sütlerinden içmektir.

-Gerçek iskender kebap yemektir.

-Hayatında en az bir kez Bursa'nın ufak tefek taşları eşliğinde folklör oynamış olmaktır.

-Kaliteli bıçakların nerede bulunduğu bilmektir.

-Bur-sa-lı-sın diyenleri umursamamaktır.

-Çok modern, çok büyük, çok gelişmiş olmasa da Bursa'nın büyülü bir şehir olduğunu bilip vazgeçememektir.

-Uludağ yolunda bira veya çay içmektir.

-Arap Şükrü'de rakı balıktır.

-Teleferikten korkmamaktır.

-Teksas deyince Amerika'yı değil Bursaspor'u hatırlamaktır.

-Bursalı olmakla gurur duymaktır.

-Bursalı olmak kışın 20 km . gidip kayak yapmaktır. sonra inip denize girmektir, deniz soğuk mu geldi? o zaman dön Ankara tarafına İnegöl'de Oylat'ı sor. Şöyle gerine gerine bir hamam sefası çek kendine. hala rahatlayamadın mı? Bir de masaj isteyiver ordan. Dönüş yolunda istersen İnegöl'den çıkma, köfte ye, istersen de Bursa'da iskender..

-Bursa dedin mi iki kere düşün. üniversite bitirdin ve İstanbul gibi bir metropolde de çalışmak istemiyor musun ? O zaman Bursa ya gel işsiz kalma ihtimalin düşük. (BU KRİZ TEĞET GEÇMEDEN ÖNCEYDİ) İstanbul dan kopamam diyenler mi var? Zaten İstanbul feribotla 75 dk.

-16 plakayi gördüğünde gözlerin yaşarıyorsa,

-Her şehirde Bursalıyım dediğinde yalama yapılıyorsa,

-Hiçbir yerde hiçbir şeyden korkmuyorsan,

-Çok çabuk sinirleniyorsan,

-Polislerle beraber alem yapıyorsan,

-Altındaki Şahin'i Ferrari sanıyorsan

Ya Kanında var! Ya da BURSA'LISIN.."

:) İyi bayramlar...

http://www.esmakahraman.com/bursali-olmak-arap-sukrude-raki-baliktir/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

evet bursa mükemmel bir memleket ben ankaralıyım çocukluğum bursada geçti bu anlattıklarınız gerçekten çok güzel bursayı yaşamayanlar bilmez içimde halen bir uhte dir bursada yaşamak allah kısmet ederse bursada yaşamak için bir gün dönerim

hasan karapinar 
 05.11.2009 12:48
Cevap :
:) Sevgili Hasan; anlatılanlardan Bursa'nın vazgeçilmez bir şehir olduğu ortaya çıktı. :) Allah gönlüne göre versin. Kısmet olursa ben de gidip görmeyi çok isterim. sevgiler...  05.11.2009 17:33
 

İzmir ' de büyümüşümdür amaaaa hayatını Bursa 'dan önce ve sonra diye ayıran ben için BURSA 'da yaşanmışlığı olmak büyük ayrıcalıktır.öptüm koskocaman...Not: İzmir 'de çok yağmur vardı bu gün bana seni hatırlatan :)))

sükrüye kayhan 
 04.11.2009 19:58
Cevap :
:) Bursa'dan önce ve sonra. Milat gibi. Vaay bee... İzmir'de olsaydım Konak Pier'e giderdik. Yağmuru seyrederken Malum drink ve patates kızartması alırdık. Yanında da bol dedikodu. Birikti de zaten... Dimi? Bende kocaman öptüm. Kendine ve sevdiklerine iyi bak. :) Sevgiler...  04.11.2009 22:43
 

Bu dizeler dönüyordu aklımda, 1989 yılında ilk Bursa’ya gelişimde. Nazım Hikmet, Bursa’daki hapishanede yazmış o satırları – Zoya Destanı. Ezbere bildiğim bir destandı. İlk defa otogara inişimi hatırladım yazınızla…o heyecanımı sözlerle anlatamam.Fakat bir çöle gelmiştim sanki- tek ağaç bile yoktu, oysa çok yeşil bir memleket görmeye hazırlanmıştım . Nazım Hikmet, beni aldatmış gibi hissetmiştim. Daha sonraları, kendisine hak vermiştim… O Büyük ve çok sevdiğim şairin yattığı hapishaneyi, yıkılmadan önce görmüştüm ve çok duygulanmıştım… Bir Bursalı olarak sizi tebrik etmem gerekiyor. Çok güzel anlatmışsınız benim şehrimi…Hoşça kalın.

Gül AYAN 
 04.11.2009 18:20
Cevap :
:) Sayın Yazarım, iyi niyetle yola çıktığım paylaşımdan Nazım Hikmet'e geldik, ne hoş. Rahmetle anıyorum... Bursa'dan geçtim ama içini gezip görmek kısmet olmadı. :) İlk fırsatta inşallah... Sevgiler...  04.11.2009 22:34
 

çürüse de, yine de "Kovukçınar'a gidiyorum" deyip gitmektir. Gözleri yeşile boyamaktır. Selamlar sevgiler.

Ş ODABAŞI 
 04.11.2009 15:48
Cevap :
:)) Sayın Yazarım, çok hoş gerçekten. Teşekkür ediyorum. Sevgiler...  04.11.2009 15:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 646
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster