Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Yrd Doç Dr Tamer Haliloğlu

http://blog.milliyet.com.tr/tamerhaliloglu

21 Mart '16

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
34
 

Burun estetiği (Rinoplasti) ameliyatı hakkında merak edilenler

Burun estetiği (Rinoplasti) ameliyatı hakkında merak edilenler
 

Burun Estetiği Ameliyatı


Rinoplasti ameliyatına kararı verdiğim hastalarımın hemen hemen hepsinin ortak isteği ameliyattan sonra burun ameliyatı olduklarının belli olmamasıdır.  Halk arasında genel kanı burun şeklinin yüz güzelliği için en önemli unsur olduğudur. Güzel, kemersiz, yüz ortasında çok büyük olmayan bir burun şekli yüzü güzelleştirir. Bu sonucu elde etmek için son yıllarda burun estetiği ameliyatlarındaki ilerlemeler, rahat ve güvenilir yöntemlerle bunu sağlamamıza yol açmıştır. Rinoplasti ameliyatıtekniğine ve hastanın isteklerine uygun cerrahi ile oldukça memnun edici sonuçlar alabilmekteyiz.

Bunu yaparken temel üç kurala dikkat etmek gerekir: Bunlardan birincisi hastaların da ortak isteği olan ameliyattan sonra burun şeklinin doğal ve güzel bir görünümde olmasıdır. İkincisi zamanla iyileşme geliştikçe hastayı rahatsız edecek şekil bozukluklarının olmamasıdır. Üçüncüsü ise burnumuzun en önemli fonksiyonu olan nefes alıp verme özelliğinin kaybolmamasıdır. Çoğunlukla Rinoplasti ameliyatlarına burun bölme eğriliği yani deviasyon ameliyatı da ilave edilir. Bu üç temel kural sağlanırsa ameliyattan sonra hastaların memnun kaldıkları bir sonuç elde edilmiş olur.

İstanbul’da son yıllarda düzenlenen tıbbı konferanslarda temel konuları hep bu üç özellik oluşturur. Gerek İstanbul’dan gerekse İstanbul dışından uzmanların katıldığı toplantılarda tartışmalar ve sorular bu çerçevelerde odaklanmaktadır. Hem hastaların hem de uzmanların ortak endişeleri de hep bu üç konu etrafında toplanmaktadır.

Ameliyattan sonra burnun doğal olması ne anlama gelir?

Bu burun deliklerinden başlamak üzere yüz şekline uygun olarak, çok kendini gösteren bir şekil olmamasını ifade eder. Yani kemerli bir burnun sınırlar içinde alınması, çok kalkık olmayan bir burun ucunun gereğinden fazla kaldırılmaması ve burun deliklerinin göz iç sınırını geçmeyecek şekilde küçültülmüş olması anlamına gelir. Böylecerinoplasti ameliyatı sonrası hasta dışarıdan bakınca, ameliyat olduğu belli olmayan doğal bir burun yapısına sahip olur.

İyileşme sürecinin sonunda hastayı rahatsız eden şekil bozukluklarının olmaması için iki önemli unsura dikkat etmek gerekir:

Birincisi ameliyat sırasında yapılan her iki yandaki burun kemiklerinin osteotomi denilen yöntem ile kırılmasıdır. İkincisi ise, burun ucundaki şekli verirken yapılan dikişlerin çok dikkatli ve simetrik bir biçimde yapılmasıdır. Osteotomi denilen burun kemiğinin her iki yandan kırılma işleminin bir diğer özelliği ise ameliyat sonu burunda gözlerde ve çevre dokularda çok fazla şişme morarma olmasını etkilemesidir. Ben her zaman ‘’tünel’’ yöntemi ile osteotomi yaparım ve ameliyattan sonra yüzde, gözde ve göz altlarının çok az miktarda şişme morarma gözlemlerim. Yani bu iki anatomik bölgede dikkatli ve özenli davranılması ilerde şekil otururken herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşmamamızı sağlar.

Nefes alma bunlardan en önemli olanıdır. Bir KBB uzmanı olarak hemen daima ilk endişem ameliyat sonrası hastanın burun nefes alma özelliğinin etkilenmemesi ve eğer tıkanıklık varsa bunun açılmış olmasıdır. Bunun için cerrahlar genelde rinoplasti yaparken burnun çökme riskine karşı burun bölme bölümüne girmekten çekinirler. Eğer septumda bir eğrilik veya nefes almayı etkileyen bir durum varsa burun şekli güzel olsa bile nefes problemi yaratacaktır. Bunun içince cerrahi teknik bellidir.Septum kıkırdağına uygulanacak dikkatli girişimler ile rahatlıkla yapılabilir. Buna burun etlerine yapılacak küçültme girişimleri de ilave edildiğinde istenilen sonuç elde edilmiş olur.

Yard. Doç. Dr. Tamer Haliloğlu

www.tamerhaliloglu.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 238
Kayıt tarihi
: 14.02.16
 
 

İ.Ü. Tıp Fakültesi'nden 1987 yılında mezun olan Haliloğlu, hemen sonrasında İ. Ü. İstanbul Tıp Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster