Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
416
 

Buyrun gidin, geç bile kaldınız

 MB'nin yeni versiyonu hakkındaki birkaç gerçek şudur:

  • Yeni versiyon ile siteye içerik ve işlevsel olarak önemli yeni bir şey kazandırılmamış. Eski yapı aynen devam.
  • Yeni versiyonun görsel tasarımı estetikten ve ergonomiden yoksun. Gözü ve ruhu yoruyor.
  • Yeni versiyon böyle bile olsa, zamanla mutlaka daha ince fırça vuruşlarıyla daha düzgün bir hale gelecek.
  • Yeni versiyon, henüz zamanla oturacak eksikliklerinden ve yeni bir versiyon olmasının yarattığı kullanım zorluğundan dolayı, eski versiyona göre daha yabancı geliyor.
  • Eskiyi baz alarak yeniye bakarsanız yeniyi beğenmezsiniz. Yeniyi baz alarak eskiye bakarsanız eskiyi beğenmezsiniz. Buradaki önemli nokta baz almaktan vazgeçmektir. MB’nin yeni versiyonu için de geçerli bu.

Eskiyi baz alarak yeniye bakıldığı için ve sitenin yapısındaki bahsettiğim yapısal sorunlar bir araya gelince yeni versiyon itici hale geldi.

Ben şahsen büyük bir medya kuruluşunun bir parçası olan MB'nin yeni versiyonunu çok daha etkin, çok daha iyi tasarlanmış olmasını, basit hatalar içermeyeceğini beklerdim. Ama demek ki olmaması için yeteri kadar neden varmış diyelim. Çünkü MB yönetimi kullanıcısına rağmen bir şey yapmak isteyen bir konumda değil. Kullanıcısıyla uyumlu olması doğal durumdur.

%

MB'nin yeni versiyonuna bazı kişiler, 'eskisini getirin, yenisini beğenmedik, burası biz varsak var,' temasında eleştiriyi aşan bir noktaya geldiler. Bu eleştiri hakkını ve haddini aşan bir nokta. Bir tür şantaj.

Onlara ilk ve tek denecek şey herhalde şudur; "Buyrun gidebilirsiniz, geç bile kaldınız."

Neden peki?

Bir kere bu, MB yönetimine ve yaptığı işe saygısızlıktır. MB'yi ilk kurarken, kendi kararlarıyla kurdular. Sonra çeşitli kurumsal ve teorik nedenlerle burayı yenilemek istiyorlar. Bunu yaparken, burayı kullananlara da sordular. Bir öneriniz var mı diye. Sormak zorunda olmadığı ve kimse öneri göndermek zorunda olmadığı halde. Ama sordular. Ve sonuçta bu siteyi fiili olarak yenilediler. Artık eskinin devri kapandı. Kimse senin paşa gönlün, hangi nedenle olduğu belli olmayan, kapris düzeyindeki isteğini tatmin etmek için, temel bir kararını ortadan kaldıramaz ve yeni bir ürününü çöpe atamaz. Bunu metazori bir şekilde istemek bir saygısızlıktır.

MB'nin yeni ürününü çöpe atması için, farenin dağa küsmesi yeterli değil, gerçekten güçlü nedenlerin olması gerekir.

MB'ye yapılan saygısızlık beni ilgilendirmez aslında. Beni rahatsız eden başka bir şeydir. Yukarda "hangi nedenle olduğu belli olmayan" dedim ama nedenini tahmin ediyorum. Burayı kendileri var olduğu için var sanan, öyle olması için uğraş veren, MB'de daha önceki çeşitli tartışma konularında da, burayı kendilerine göre biçimlemek isteyen bir zihniyet ve güruh var burda. Bu güruh burayı, şu anki konu nedeniyle de biçimlemeye çalışmaya çalışıyor. Ve bir tür şantaj yapıyor: "Değiştirin, yoksa gideriz". Buyrun gidin, ahbap çavuşlar beraber, gerçekten MB gibi bir ortam için lazım olduğunuzu mu sanıyorsunuz?

MB bir anonim, noname, kitleye açık, amatör bir yazı ortamıdır. Ne siyasal tandansı olmak zorundadır, ne üç-beş kişinin yönlendirmesinde olmak zorundadır, burası sosyal bir medya, sosyal bir ağ, ama birilerine ait bir sosyal ortam değildir, yazı yazmak isteyen için, temel her şey var; yazını yazarsın, yayına sunarsın ve yayına çıkar. Derdiniz yazıysa, buyrun yazmaya devam edin, eleştirinizi de yapın, sanmayın ki siz olmayınca burası bir şey kaybedecek. Dağ bir kaç fare kaybetmiş ne yazar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de Ata Beye yürekten katılıyorum. Bu yeni ve kısmi bir kaosu andıran durum karşısında zamana, empatiye ve soğukkanlılığa ihtiyaç var diye düşünmekteyim. Hem de her zamankinden fazla... Bir de (z)engin kültürümüzde "gidenlerin arkasından olumsuz konuşmamak" diye hoş bir gelenek vardır. Hele de bazı hakaretimsi sıfatlarla... İnanılır gibi değil (sözde) Felsefice!Kanımca bizler o kültürü sanal ortamda da yaşatmak ve korumak durumundayız diye de düşünmekteyim! Esenlik dileklerimle...

Ersin Kabaoglu 
 18.09.2011 11:47
Cevap :
Bu aleni bir beyandır. Gidenlerin arkasından konuşmak tamamiyle başka bir şey. Siz hala itiraz edilen noktayı anlamamış görünüyorsunuz. Fare lafı metafordur. Eminim siz bu tür aşırı metafor kullananlara hep itiraz ediyorsunuzdur, arkadaşınız bile olsa, bu da engin kültürel bir şeye aittir belki. Sözde değil özde felsefice, ama hırtlara hırt demeyi de içeriyor bu, felsefice olunca gerekçeli oluyor ama.   19.09.2011 21:53
 

Son cümlenizi size yakıştıramadım. Ayrılan arkadaşlar yazdıklarıyla Milliyet Blog'da kalitelerini ispat etmiş arkadaşlardır. Umarım MB'de sular durulur.

Gılgamış Kavasoğlu 
 17.09.2011 22:05
 

Bilirim, teşbihte hata olmaz! Ama "fare" benzetmesi galiba biraz ağır kaçmış... Ben de o farelerden biri olarak veda ediyorum. Sizlere kolay gelsin.Selam ve sevgiyle...

Melek Koç 
 17.09.2011 21:30
Cevap :
Fera bir metafordur, dağ fare deyimi. MB kimsenin çiftliği olamaz, bu yapılanın salt bir MB'yi eleştiri boyutunu aştığını biliyorum. Bu kimseler burada güç sahibi olmak ve burayı yönlendirmek istiyorlar. MB'nin bağımsız, ahbap çavuşlukla beslenmeyen bir kullanıcısı olarak buna itiraz etmek en doğal hakkım idi. Yaptıkları art niyetlilik olduğu için o metaforu kullanmaktan çekinmedim. Ama bunun bir metafor olduğunu da unutmamak gerekir. Sizin burdan ayrılışınız, benim bu sözü kullanmamdan dolayı mı, yoksa MB'nin yeni formatından mı tam bilemiyorum. Sizin tercihiniz, içinize siniyorsa buyrun gidin, kararınız size huzur verir umarım. Ancak olayı yeniden değerlendirmenizi ve geri plandaki art niyeti görmenizi dilerim.   19.09.2011 21:53
 

Ben de yeni MB'a şans verilmesinden yana olanlardanım. Oldukça çok sorun var şu anda ama giderilecektir. Giden arkadaşlarımız hakkındaki düşüncelerinizi de pek ağır sözlerle ifade etmişsiniz. Evet, çok duygusal ve aceleci davrandılar ama her biri güçlü kalemler ve ben onları özleyeceğim. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 17.09.2011 20:21
Cevap :
Efendim aceleciliğin altında yatan acelelecilik değil. Yanlış hedef seçtiler ekip olarak hareket ettikleri için birbirini dolduruşa getirip yanlış karar verdiler. Amaçları buradaki etkinlklerini göstermekti. ama silah geri tepti. Şimdi tutarlılık gösterip gitmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Oysa yaptığımız yanlıştı demeleri makul olandır.   19.09.2011 21:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 956
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster