Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
718
 

Büyü yapanlardan korkun, onları şeytan yönetiyormuş!

Büyü yapanlardan korkun, onları şeytan yönetiyormuş!
 

sihirbaz


Las Vegas’ta bir sihirbazın gösterilerini izlemiştim. İnanmak mümkün değil. Böyle bir şeyin gerçek olmadığına ihtimal bile veremezsiniz. Sahnede olan sihirbaz bir anda yanımda bittiğinde aklımdan olacağımı sanmıştım. Bir minik mendilin altından yeni model bir kocaman arabının da çıktığında aynı durumdaydım. Zaman zaman heyecandan yada daha basit bir adla korkudan titrerken Elif bana çocukmuşum gibi:

“Anne sihir bunlar inanma” diyordu.

İnanıyormuşum gibi!

İnanmıyordum da niye o kadar korkuyordum. Nasıl korkmaz yada ürkmezsiniz. Bunlar normal şapkadan tavşan çıkartan sihirbazlardan değillerki. İşi iyice abartmışlar. Tabi müzik ve olmazsa olmaz ışıklar, dumanlar, renkli kokulu sisler! Sizi öyle bir avuçlarına alıyorlarki, inanmamamak adına hiç şansınız kalmıyor.

Tabi inanmayabilirsiniz de, o artık sizin dayanma gücünüze bağlı. Elif her ne kadar bana sihirbaz tabi elbette aslı yok diyorsada, gösteri zamanlarının aralarında değişen ten rengi, titreyen elleri ile de söylediklerine tezat ohaldeydi.

Sihir inanılmaz bir şey.

Bu konuda çok film izledim, sizlerde izlemişsinizdir. İnsanın doğasında var böyle bilinmeyenleri zevkle izlemek. Kim sevmezki sihirbaz filmlerini?

 

Şimdi birde eskilere gidelim. Nereden çıkmış bu sihirbazlık yada büyü yada sihir. Oldum olası varmış tabi. Eskilerde daha bir çok, daha bir bilinir halde…

‘Söylediğim gibi yaratacağım’ anlamına gelen Avra Kedabra sözcüğünün kökeni bazıları göre Aramice…

Birde Avra Kedabra varki onun da Sramiceden ve 'bu dünya gibi yok ol' anlamına geliyormuş.

Bir başka hali de İbranice’den… Orada da takdis, kutsama anlamına geliyormuş ama lanet olarak da kullanılıyormuş! Çık çıkabilirsen işin içinden!

Şöyle izah etmek daha doğru herhalde! Veya oradaki yazıyı hemen size aktarmak bence en akıllıcası:

İbranice'de takdis, kutsama anlamına gelen ve lanet olarak da kullanılabilen ha-brachah ve öldürücü hastalık anlamına gelen dever ifadesinden gelmektedir ve körlüğe karşı kullanılan kabalistik bir şifa ifadesidir.

Tabi bazıları bunlara itiraz etmiş. Onlarda diyorlarmış ki:

Bu iş şeytani güçlerin yok edilmesi dahası da var. Abrakadabra’nın şeytan ismi olduğunu söylüyorlarmış.

Abrakadabra sözcüğü aslında antik dönemden geliyormuş.

M.S. 2. Yüzyılda Roma imparatoru Caracalla'nın doktoru olan Serenus Sammonicus tarafından yazılmış olan bir şiirde geçiyormuş.

Değişik ülkelerin mitoloijilerinde sihir çeşitli şekillerde geçiyor. Hepsinin başka bir hikâyesi var.

Genelde sorulacak soru; büyü nasıl yapılmıştır, ilk nasıl ortaya çıkmıştır?

Hazreti İbrahim döneminde Babilde büyücüler, cinlerle irtibat kurabildiklerini, bazı gizli güçleri istedikleri gibi kallanabildiklerini söylüyorlarmış. Bu yönleri ile Mısır medeniyetini bile etkilemişler. Mısırlılar, daha da ileri gitmişler, öğrendiklerine yenilerini ilave etmişler. Hatta iş o hale gelmişki, bir çok olayı büyü ile halleder hale gelmişler. Tabi ne yapıyorlarmış? Gözbağcılık ve illüzyona başvuruyorlarmış.

 

Dünya kurulduğundan beri, büyücüler her dönem olmuşlar. Sadece büyü yapmamışlar, fallara bakıp ileride olacakları söylemişler. Ayrıca çeşitli iksirler de yapmışlar. Bu iksirleri bir çok alanda kullanmışlar. Aşk iksiri olduğu kadar ölüm iksiride yapıyorlarmış.  Müneccimbaşı ve kâhinler krallar ve sultanlar için önemliymişler. Bu kral veya sultan yada bir yerin üst düzeyde yetkilisi, yada en zenginleri, onlara akıl danışır, onların söyledikleri doğrultusunda hareket ederlermiş.

Bazı krallarda bunun tam tersi hareket ederlermiş. Büyücülerden nefret ederlermiş. Tarih büyüye ve büyücülere, cadılara karşı kralların, kiliselerinolduğunu yazar.

Tabi bu konuda ciddi ölümlerde olmuş. Tevratta geçen:

‘Büyücüleri aranızda yaşatmayın’ sözleri ve buna benzer bir çok sözden sonra büyücüler öldürülmüşler, çeşitli işkencelere maruz kalmışlar hatta yakılmışlar. Üstelik bu sayılar onlarla veya yüzlerle kıyaslanmayacak kadar çok binleri geçen rakamlarmış.
Dünya tarihi medyumlarla, büyücüklerle, sihirbazlarla, kahinlerle dolu.

En ilkel kabililerde bile sihirbazlar olmuş ve ona hep inanılmış. Çoğunlukla kabile reisinden bile önde gelirlermiş. Bazı uygarlıklarda sihirbazlar çok önemliymiş. Sözleri yasa gibiymiş, kesinlikle itiraz edilmez uygulanırmış.

Şimdilerde sihirbazlık sadece gösteri sanatında kaldığından içimiz rahat.

 

Ben fala inanmam, fal baktırmam ve hoşlanmam. Falın doğru olduğuna inanmıyorum. Bir zamanlar hevesle baktım ve baktırdım. Eğlenmek amaçlıydı yada öyle diyerek kendimi kandırıyordum. Bazen birilerinin söylediklerini ciddiye alıyor kendimi huzursuz ediyordum. Oysa kim iliriyi görebilmiş!

Allah’tan başka kim bilebilirki?

 

Sihiri veya sihirbazlığı sadece filmlerde, sahnede seviyorum, o kadar!

 

 

Nazan Şara Şatana

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1580
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4826
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster