Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
601
 

Büyüdünüz mü?

Büyüdünüz mü?
 

İnanmak, her kapıyı açan bir anahtar.

Önce kendine inanmakla başlar her şey…Yapacağına inanmak, başaracağına...İnsan istediği takdirde her şeyi başarır. Bu durumda neyi yanlış yapıyoruz?Zihnimizi gerçek anlamda odaklamıyoruz yapmak istediğimize ya da gerçekten istemiyoruz gerçekleştirmeyi. Devamlı engeller koyuyoruz düşüncelerimize, duygularımıza, benliğimize…Bu da öncelikle beynimize “yapamayacaksın” iletisini gönderiyor.Sonuç da sürpriz değil tabiî ki…Bu durumda başaramıyoruz…

Kendine inanmak çok mu zor?Hayır değil ama, biz zihnimizde öyle engeller kurguluyoruz ki tam anlamıyla “değiştirilmesi imkansız bir kader “ tasarlıyoruz. Aslında insan müthiş bir varlık, gerçek anlamda “gücü” ile bir yola baş koyduğunda ona kimse engel olamıyor…Tarih bunu kanıtlayan milyonlarca insan ile dolu ve hepsinin bir tek ortak özelliği var.”Onlar kendilerine inandılar hem de başkaları onlara inanmadığı halde.”

İkinci olarak da sabır gerekiyor. “Sabreden derviş muradına ermiş.” “Bin düşün bir söyle.”gibi sözler boşuna söylenmemiş…

“Sabır ve inanç” güzel bir hayatın temel taşları…Peki nedir bizi amacımızdan alıkoyan?Biz devamlı mazeretler buluyoruz gerçekleştiremediğimiz amaçlarımıza. Bir söz duymuştum:”Bir şeyi yapmak isteyen yapar, istemeyen mazeret bulur.”Ders içinde zaman zaman konuşan öğrencilerim olur.”Niye konuşuyorsun?”diye sorduğumda, ”Arkadaşım konuşturdu” dediklerinde, ben de şunu söylerim: “Gerçekten konuşmak istemeseydin o seni konuşturabilir miydi?” “Cevap, hayır olur” Ben de biraz ara veririm


Biz mazeretleri seviyoruz. Aslında fark etmediğimiz şey, hepimiz seçimlerimizi yaşıyoruz. Başarılı olmak ya da olmamak yahut mutlu olup olmamak, üzülmek kırılmak...Daha birçok şey… Kendi seçimimiz değil mi?

Çocuğumuz sobaya yaklaştığında ve elini yaktığında sobayı döveriz. ”Ah soba ah!Neden benim bir tanemi yaktın!” diye, sobanın suçu mudur çocuğumuzun yanması, düşmesi, ayağını acıtması….vb gibi? Değil elbette. Bunun sonucunda ne olur biliyor musunuz? Başımıza gelen her kötü olayda bir “günah keçisi” ararız. Sınavdan yüksek alınca “Ben aldım.” Düşük alınca “ Öğretmen bana düşük not verdi” olur.

Artık yaptıklarımızın sorumluluğunu alma zamanımız gelmedi mi sizce?

Artık büyümedik mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Büyüyoruz; bedeli de bu" dediğimiz sürece artıp çoğalıyoruz. Diğer türlüsü yerinde saymak oluyor. Hayatın geri kalanı yerinde saymak olmamalı...

Uguristanbul 
 07.02.2009 11:02
Cevap :
Sorumluluk alabildiğimiz sürece gerçek anlamda büyürüz.  07.02.2009 12:10
 

Bizler belki büyüdük ama büyümeyen ya da büyüyemeyen kişilerin sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Onlara büyüdüklerini ve artık birer büyük gibi davranmaları gerektiğini nasıl anlatacağız. Çünkü bir çoğu okumayan, okumayı sevmeyen, arada sırada okusa bile kafasındaki sabit fikirleri değiştirmeyenler. İşte burada bunun için de yazıyoruz sanırım. Zira yukarıdaki saydığımız özelliklere sahip olmadığı, yani çok okuduğu halde yine de büyümeyenler de mevcut. kimbilir belki biz de büyümedik. Belki ben de... yazsam daha da uzayacak, bu kadarlık yetiversin. Sevgiler

Murat HACIOĞLU 
 05.02.2009 17:33
Cevap :
Hayat boyu büyümeyen insanlarla karşılaşacağız,yılmak yok!Eninde sonunda birini büyütebilirsek karlıyız.Deniz yıldızlarını denize atan ihtiyar balıkçı gibi...  06.02.2009 9:31
 

Büyüdük büyümesine! Üstüne üstlük sorumluluk da almayı öğrendim! Ciddi olmayı, kararlar almayı iş bitirmeyi de öğrendim Hatta yanlış yaptığım zaman "Ben yaptım "demeyi bile öğrendim. Ama çocukluğumdaki kadar mutlu değilim ve hayat o kadar eğlenceli değil artık. Bu yüzden de eski şarkıları dinleyip çocukluğumu hatırlamaya çalışıyorum. O güzel ama bölük pörçük anıları... selalarımla

Semih Alpay AKHUN 
 05.02.2009 17:10
Cevap :
Büyümek hiçbirimiz için zevkli değil ama,doğanın kanunu...  05.02.2009 18:03
 

Bu güzel yazıyı ilk okuyan benim. Gerçekten de çok haklısınız. İnsanın mazeret üretmesi yerine, sorumluluk alması düşüncesi çok ama çok doğru. Sevgiler.

Kuzey KURAL 
 05.02.2009 16:39
Cevap :
Ne mutlu bana,katıldığınıza sevindim:)  05.02.2009 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 127
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 13.08.08
 
 

17 Haziran 1982 Manisa doğumluyum. Türkçe öğretmeniyim. İzmir'de yaşıyorum. Yazmak yaşamak benim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster