Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '11

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
3524
 

Büyük adam küçük aşk... Beyrutlu Ali Efendi ve küçük Ayşecik'in büyük aşkı...

Büyük adam küçük aşk... Beyrutlu Ali Efendi ve küçük Ayşecik'in büyük aşkı...
 

Dün sabah saatlerinde haberleri dinlerken o kadar doğal ve sıradan bir haber gibi okudu ki spiker;  

’Ali Taran ve Ayşe Özyılmazel evleniyor ‘’ dedi ve başka habere gecti.  

Önce reklam diye düşündüm malum arkadası Ayşe'ye Ali Taran'dan yardım al demiş, Ayşecik bunalımdaymış, Türkiye'yi terk etme planları varmış, Ali Taran'a destek için ulaşmaya çalışmış ulaşamamış sonra bir ulaşmış pir ulaşmış falan filan.  

Olay reklamsa bundan daha muhteşem bir reklam olamazdı kanımca ...  

Yetenek SİZ misiniz yoksa yeteneksizin önde gideni misiniz bir türlü anlayamasam da tüm 'sanı'larımı bir köşe bırakıp olayın görünen yüzüne bakıyorum.  

Bu 'sanı' larım dışında radyodaki spikerin soğuk kanlılıkla başına sonuna bişey eklemeden sunduğu kadar sıradan ve doğal bi haberdi aslında ...  

Belki üzerinde durulmaya bile hiç gerek yoktu mutluluklar dilemekten başka ama özel hayatıyla ilgili en ufak bir bilgiye sahıp olmadıgım bu zatı muhteremin internette bu şok evlilik kararıyla cıkan haberlerini okuduklarım karşısında aslında sıradanlıktan uzak bir haber olmuştu benim için.  

Kimileri yaş farkını yazmış, kimileri aldıgı hediyeyi, kimileri kendisiyle hemen hemen aynı yaşta olan babası Neco ile olan görüntüleri , kimileri herkesten nasıl gizlediklerini ...  

Hayat bana birşeyi çok iyi öğretti .  

Büyük konuşmamayı ...  

Kimseyi yadırgamamayı ...  

Çünkü büyük konuştugunuz her cümle gün gelip en acımasız şekilde size geri dönüyordu.  

Asla dediğiniz kaç şey yaşadınız hayatınızda ya da yadırgadıgınız kaç şey geldi başınıza ve aaa demek ki oluyormuş dediniz. İşte bu yüzden kimseyi yadırgamamaya calısırım, ilişkilerinin şekli şemali, ini gıdıgıyla ilgilenmem.  

Hayatta her an herşey olabilir der geçerim.  

Belki zamanında küçük biriyle evlenmek için annesinden boşanan, babasına önce tepki verip uzun zaman dargın kalan Özyılmazel de zamanında cok büyük konuşmuştu da benzer bir durumu yaşadı kimbilir. 

Ali Taran'ın da dediği gibi kim bilir Allah bilir ... 

Kısaca ne yaş farklarına birşey diyebiliriz ne alınan düğün hediyesine ne 1 ayda tanışıp yıldırım nikahı kıymalarına.  

Aşkın gözü kördür gerceği ...  

Aşkın gözü kördür kör olmasına da kör olmayan ve her insanda varolmayan birtek gerçek vardır Vicdan ...  

Ayşe’nin mutluluğuna diyecek yok, Allah mutluluklarını bozmasın, kim kiminle istiyorsa yıldırım hızıyla , istyorsa ışık hızıyla evlensin, mutluluk pozları versin de vermesine benim bu haberi okurken üzüldüğüm tek bir şey oldu.  

Kanser tedavisi gören 21 yıllık eşini Ayşe Özyılmazel ile tanıstıktan sonra yine yıldırım hızıyla boşaması.  

İnsanlar boşanabilir, evliyken ilişkileri sekteye uğrayabilir, başka birine aşık olabilir ve geçirdiği yıllara, çoluğuna çocuguna bakmadan aşık oldugu kadına gitmeyi de tercih edebilir ve hatta yeni eşten ayrılıp eski eşe de dönebilir .  

Hayat bu ne getireceğini ne yaşatacagını hiç bilemezsin.  

Ama kanser tedavisi gören bir hasta ve o hastayla 21 yıllık bir geçmiş ve 21 yıl önce evlenirken verilmiş bir söz var ‘’ İyi günde kötü günde hastalıkta saglıkta’’diye devam eden...  

Gectim iyi günü, sağlıklı günü de karsıdaki kanserden tedavi gören bir hasta değil mi ?  

Yeşilçam filmlerinden bir kesit var aklımda, o zamanlar kanserin çaresi de yok tabi.  

Doktor kanser olan hastanın yakına o klişe sözü sözler :  

‘’ Hastanın moralini yüksek tutun, günlerini mutlu ve huzurlu gecirsin, cunku moral, motivasyon ömrünü biraz daha uzatabilir ‘’  

Geçtim yeşilçam klasiklerini kanserin çaresi de var tedavisi de ama moral ve motivasyon bir hastanın en büyük ilacı değil midir ?  

Hangi hastalık olursa olsun iyileşmede etkili en önemli unsur değil midir?  

Hiçbir sebep hiçbir neden birine aşık olmanın önüne geçmez belki, yaşamadan bilinmez ... Ama insanın önüne gececeği şeyler vardır .  

Vicdan sahibi her insanın yapacagı şeyler...  

Kanser tedavisi gören eşi önce boşamak, boşanma protokolüne eşinin herhangi bir nedenle evlilikleriyle ilgili konuşması durumunda 500 bin dolar (786 bin TL) tazminat cezası ödemesi konusunda madde koyma gereği duymak, bosanmanın hemen akabınde baska bir kadınla nikah kıyacagını basın yoluyla öğrenmesine neden olmak, bu haberi duyduktan sonra fenalaşmasına sebep olmak ve bu haberi basın yoluyla öğrendiğinde ne duruma düşecegını umursamamak, 21 yaşındaki çocugunu basın yoluyla öğrendiği bu haberle gözyaşlarına boğmak ve telefonlarını yoğunluğundan mıdır bilinmez cevapsız bırakmak ...  

Ne yalan söyleyeyim bu durum hiç bir vicdan ile açıklanamaz.  

İnsanlar aşık olabilir, 20, 30 yıllık ilişkiler tek celsede sona erebilir, kendisinden yaşca cok küçük ya da yaşca cok büyük birine de aşık olabilir ve hatta yadırganır bir durum olsa da eşi hastayken başka bir kişiyle aşkta yaşayabilir, yaşayabilir de keşke Ayşe Özyılmazel İzzet Çapa’ya verdiği röportajındaki  

‘Bu ilişkide hesap, kitap, program yapmadık. Hayatımda ilk defa ‘o ne der, bu ne der’ diye düşünmeden cumburlop atlıyorum olayın ortasına. Birileri hep konuşur. Ben mutlu olmayı seçiyorum İzo’cum.’  

Derken hayatında ilk defa ‘o ne der bu ne der ‘ diye düşünüp en azından bu kararı biraz erteleseydi.  

Beyrutlu Ali Taran keşke boşanmanın arifesinde yeni aşkıyla gözlerden ırak yaşasaydı ayaklarını yerden kesen bu aşkı.  

Kimseler Ayşe’nin Beyrutlu sevgiliyi görmediği gibi keşke böyle köşe yazısından bizlere yazdığı kadarını bilseydik ve öyle gizemli kalsaydı bir süre Beyrulu Ali Taran ve Ayşe Özyılmazel’in hikayesi (!)  

Fazla söze gerek yok 1 temmuzda Bodrum’da evleniyoruz dediler, kapotaj bayramı dediler, onu dediler bunu dediler...  

Bize susup magazin haberlerinden okuyup bir yastıkta kocasınlar demek düşer.  

Sanırım yetiştirilme tarzımdan ya da aile yapımdan ya da nebilim vicdan sahibi olmamdan olsa gerek .  

Böyle durumlarda hep şu şiir gelir aklıma  

Biz kendimizden başka
Herkesin üzüntüsünü
Üzüntümüz,
Acısını acımız yaptık.
Çünkü dünya'nın öbür ucunda,
Hiç tanımadığımız bir insanın
Gözyaşı bile içimizi parçaladı....
Kedilere ağladık
Kuşların yasını tuttuk.
Yüreğimizin yufkalığı
Kimi zaman hayat karşısında
Bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir
İnsanın insana yanması
Sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin
derdine üzülmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep
Üzüldüm, hep yandım..
Yaşamak ne güzeldir be sevgili
Sevinerek, severek, sevilerek,
Düşünerek...
ve o vazgeçilmez sancılarını
Duyarak hayatın  

Acil şifalar Selma hanım üzüntünüzü üzüntümüz, acınızı acımız yaptık ne diyelim ... Acil Şifalar ...  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayatımda kendimi gördüğüm bir şiir hiç okumadım..Öyle bir şiir yazmışsın ki bunu ayrıca yayınla lutfen şiir köşesinde..onu önerilerime alacağım bekliyorum..ÜSTATSIN...iyiki varsın..Toprak

Aydın ADAM 
 27.07.2011 11:07
Cevap :
çoçukluğumdan beri bende cok buyuk etkiler yaratan ve her okudugumda hala ilk okudugum etkiyi yaratan benim için cok özel bir şiirdir ... şiir sevgili Yılmaz Güney'e ait bir şiirdir bana ait değildir yanlış anlasılmasın...  27.07.2011 12:09
 

Niye eleştiriyorsun aşklarını yaşamalarını? resmi nikah yapmış adam..eğer gizli sevgili hayatı yaşasalardı ve biz ogrenmeseydik dahamı iyi olacaktı? Asla evet kanser tedavisi gören bir eşim olsaydı ben o an boşanmazdım muhtemelen..ama onları kendi şartlarında değerlendirip ASLA VİCDAN meselesini ortaya atmayalım ve yargılamayalım.. Bu ilk yorumum esas yorumum ise 2 yorumum olacak..

Aydın ADAM 
 27.07.2011 11:05
Cevap :
eleştiriler aşklara degıldırkı bu konuda buyuk konusmayıda sevmem kım buyuk konusmussa benzerını yasamıstır zira... askın yeride zamanıda olmaz ama vicdanın sesi olur üzerinde durdugum tek konu ayse ali askı değilki konu iyileşmesinin belkide % 80 sebebi motivasyon yuksek moral olan kanser hastası bir kadına yasatılanlar ...benzer olaylar saglıklı bir insanın basına geldiğinde bile cok buyuk tahribatlar yaratırken rahatsız olan bir insanda negibi etkiler yaratmıstır kımbılır...  27.07.2011 12:13
 

bu tip insanları normalde haber bile yapmamak gerekli olduğu inanlardanım yaş farkı falan filan hepsini geçtim ama orta bir kanserli eş var en azında ona saygıdan evlenmemesi lazım zaten yaşı 60 olmuşsun bu saatten sonra evlenip ne yapıcancaksın .

MEHMET DANAOGLU 
 06.07.2011 13:20
 

Öncelikle çok güzel bir yazı olmus. Üzerinde durduğunuz konu gercekten insanlıktan nasibini almamıs hayatın hep laylaylom geçeceğini düsünen kücük bir kız cocuğu! ile kendisini dev aynasında gören fakat Tv dısında kücülen bir vizdansız ki$iyi anlatıyor. Gerçekten mantık almıyor bir insan bu kadar adice bu kadar vizdansızca bu olaya nasıl yeltenir. İnanılmaz! Ama unutmamak lazım bu dünyada yapılan herseyin bir karsılığı var. Bu dünyada olmasada kücük ali ve onun oyuncağı özyılmazel elbet karsılığını alırlar. Yazdığınız seyler icin sonsuz tesekkür ediyorum. Umarım dilediğiniz yerlere gelirsiniz. Bu arada Selma hanıma geçmi$ oLsun dileklerimi iletiyorum. ALLAH şifa versin...

hakan kunbasar 
 05.07.2011 17:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3307
Kayıt tarihi
: 16.11.10
 
 

Mersin Üniversitesi Turizm Otelcilik Konaklama işletmeciliği mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster