Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
44
 

Büyük dava büyük devlet

21 Temmuz 2014, Pazartesi, Ankara

Abdullah Çağrı ELGÜN

 

 

Kaşgarlı Mahmut, Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) kıyamet alametlerinden bahsederken anlattığı bir hadisini naklederek:  “Türk Dilini öğreniniz; çünkü Türkler’in uzun sürecek hakimiyetleri olacaktır.”   demektedir. Ayrıca başka bir hadisinde de Hz.Muhammed:  “Güneş yeniden Türk burçlarından doğacaktır.”  demiştir. Bu bilgi ve geçmişin tecrübelerinin ışığında, Türk Devlet Adamlarına ve Bürokratlarına çok asil ve ulvî bir görev düşmektedir. Bu görev, bütün AVRASYAYI, giderek “dünyayı” tek çatı altında BİRLEŞTİRME görevidir.

Bakara Suresi 136. Ayet’te:

 “… Biz Allah’a ve bize indirilen Kuran’a, İbrahim ve İsmail ve İshak ve Yakup ve torunlarına indirilenlere, Musa’ya, İsa’ya verilenlere ve bütün Peygamberlere Rableri tarafından verilen kitaplara iman ettik. Onların hiç birini, diğerinden ayırt etmeyiz. Biz, ancak Allah’a boyun eğen Müslimleriz.”

 Demektedir. Bu âyetin gereği olduğu; ve dahi bütün bu bilgi ve belgelerin ışığında söylüyorum ki: “Tarihte böylesine ihtişamlı maziye sahip olan Türkiye, bugün de 100. yılın sonunda eski ihtişam ve parlak dönemlerine dönmek üzere BÜYÜK TÜRKİYE adıyla başını kaldırmıştır. Hiç bir güç hiçbir kuvvet hiç bir fikir hiç bir fani, bu şahlanışı durduramaz, durdurmaya gücü yetmez…” 

Tek küre olmak isteyen ve onu soyunmaya kalkışan devletlerin geçmişleri de temiz ve aydınlık olmalıdır.  Türk’ün inanç dünyasında başkalarının canı da kendi canı gibi kutsaldır. Bizim dinî inancımıza göre:

“Tek bir insanı öldürmek, dünyadaki bütün insanlığı öldürmek gibidir; tak bir insanı yaşatmak da bütün insanlığı yaşatmak gibidir.”

Yukarıdaki âyet gereği bütün peygamberleri sever ve aynı ölçüde saygı duyarız. Böyle büyük bir dinin ve tefekkürün sahipleri de şüphesiz bu din gibi sağlam, sağlıklı ve büyük millettir.

Tek küre olmak isteyen ve dünyanın efendiliğini üstlenebilecek tek devlet Türkiye, tek din Müslümanlıktır; ancak böylece yer küresi üzerinde yaşayan her canlı bu ADALET, HOŞGÖRÜ, SEVGİ ortamında huzur ve sükûnete kavuşabilir.

 

İngilizler’in ABD leri’nin girdiği ve fitne fesat karıştırdığı topraklara bir bakın, Çin(Uygurlar), Kuzey Güney Kore, Afganistan, Pakistan, Çat, Nijer, Afrika ülkeleri, Aragon(Myanmar), Libya, Suriye, Mısır, Irak, Filistin…vb. Bugün Irak’ta bile geçmişin yaraları sarmak mümkün olamamaktadır. Amerika burada çok daha derin travmalar bırakmıştır. Bu ülkeler, daha dün Irak’a, müreffeh bir hayat vaadi ile girmiş iken, burasını nasıl karıştırdığını, kardeşi kardeşe, Kürt’ü, Arap’ı, Türk’ü, Acem’i birbirine nasıl düşürdüğünü görmemek için kör olamaya gerek yoktur. Bu gün, bu devletlerin, kargaşa içindeki bu kutsal topraklarda fitne, fesat, anarşi, terör, sefalet, gözyaşı, açlık ve hastalıktan başka hiçbir şey barınamaz haldedir. 

Huzurun yer alması, sükunetin ve istikrarın, bu yurtlara yeniden gelebilmesi için ya bir mucize olması veya MÜSLÜMAN TÜRKLER’İN BU TOPRAKLARA yeniden GİRMESİ ile mümkün olacaktır.

Akıl da bunu gerektirir; çünkü bütün dinlerce de kutsal olan bu topraklarda: Peygamberler Sahabiler ya buralarda ömür sürmüş, yaşamış; veya mübarek kabirleri bu topraklarda bulunmaktadır.  (Hz. Adem ve Havva, Habil, Kabil, Şit, Hz. Idris, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Lut, Hz. İshak, Hz. İlyas, Hz. Zülkılf, Hz. Davut, Hz. Süleyman, Hz. Yunus,Hz. Ali, Hz. Osman, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, İmam-ı Azam Hanefî, İmam Şafî, …ve benzerleri) Bunlardan sadece bir kaçıdır.  Bu kutsal topraklarda kan ve gözyaşı olmaz. Huzur ve müreffeh bir hayat olur. Hangi dinden ve ırktan olursa olsun bu derecede kutsal mekanların bulunduğu bu topraklarda terör, anarşi, yıkım, zulüm, gözyaşı ve sefalete, hiçbir aklıselim insanın izin vermesi mümkün değildir; çünkü burada yaşayanlar da nihayet bu mübarek zatların torunlarıdır.

 

Büyük devletler ve onların maşaları, binlerce masum çocuk, ihtiyar; kadın erkek ayırmaksızın Filistin Halkını dünyanın gözleri önünde kadın, erkek, genç, yaşlı demeden yıllarca katletmiş, etmeğe devam etmektedirler. Buna asla müsaade edilemez. Edilmemelidir. Dünyanın efendiliğine soyunanlar demek ki DÜNYA EFENDİLİĞİ  bunu gerektiriyor zannediyor?!.

 

Türk’ün, Sancak ve Beylerbeyliği olarak huzur içinde yönettiği bu topraklarda ne istilacı bir emeli olmuştur ne de böyle insanlık dışı davranışına şahitlik eden tek bir kul yoktur.

 Türk Müslüman’ı girdiği ve ayağının bastığı her yerde kurduğu vakıflar, yollar, kervansaraylar, medreseler, tıbhâneler, mühendishâneler, hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, sinagoglar yaptırarak veya yaptırmak isteyenlere bizzat devlet yardımı yaparak halkına huzur vermiş mutluluk ve sevinçler içinde yaşatmıştır.

 Gayri Müslimlerin dinine vicdanına karışmamış; serbest teşebbüs ve ticaretinin geliştirilmesi için ne gerekiyor ise yapmıştır. Azınlık vatandaşlarını kendisi gibi mamur, kendisi kadar efendi, kendisi ölçüsünde itibarlı, devlet kapısında Vezir azam, vezir, bakan, hatta ordu komutanı yapmayı kendisi için bir görev saymıştır.

İşte bunların en güzel örnekleri:

 (1- Agop Gırcikyan, Osmanlı İmparatorluğunun ilk Paris elçisi ,Reşid Paşa’nın müşaviri,Osmanlı imparatorluğunun Paris’teki Elciliğinin Maslahatgüzarı (1834),

2- KrikorAgaton, Osmanlı PTT Umumi Müdürü (1864), Hariciye Vekaletinde görevli (1848-1850),

3- SahakAbro, Hariciye Vekaleti Umumi Katibi (1850-),

4- Sebuh Laz Minas, Paris Türk Elçiliği’nde Katip (1863),

5- Krikor Oydan, Hariciye Muhakemat Müdürü (1870),

6- Serkis Efendi,Hariciye’de Baş Sır Katibi (1870-1871),

7- Ovakim K. Reisyan, İstanbul Vize kasabasının Mahkeme Reisi (1879), Sakız Adası İhzari Mahkeme Reisi (1885), Rodos Adası İhzari Mahkeme Reisi (1887),

8- ArtinDadyan Paşa, Hariciye Müsteşarı (1880),

9- DiranAleksan Bey, Belçika’da Türk Sefiri (1862) PTT Müfettişi,

10- YetvartZohrab Efendi,Londar Sefiri (1838-1839),

11- Hırant Düz Bey Mesine, (İtalya) Sefiri (1900-1907),

12- HovsepMisakyan Efendi,La Haye’de Elçi (1900-1907),

13- Sarkis Balyan, Kardağ’da ve İtalya’da Türk Konsolosu (1900-),

14- AzaryanManuk Efendi, Hariciye Müsteşarı,

15- KapriyelNoradunkyan, Gazi Ahmet Muhtar Paşa Kabinesi’nde Hariciye Nazırı (1912),

16- AgopKazazyan Paşa, Maliye Nazırı/Hazine-i Hassa Nazırı,

17- MikaelPortugal Paşa, Maliye Nezareti Müşaviri (1886), Ziraat Bankası Genel Müdürü/Hazine-i Hassa Nazırı (1891),

18- Sakız Ohannes Paşa, Hariciye Vekaleti Umumi Katibi (1871), Hazine-i Hassa Nazırı (1897),

19- Garabet Artin Davut Paşa, Viyana Sefiri (1856-1857), Lübnan Valisi (1861), PTT ve Nafia Nezaretlerinde Nazır (1868),

20- KrikorSinapyan, Nafia Nazırı ,

21- KrikorAğaton, PTT Umumi Müdürü (1864),

22- JorjSerpos Efendi, Türkiye Telgrafları Umum Sekreteri (1868),

23- OsganMardikyan, PTT Nezareti Nazırı (1913),

24- TomasTerziyan,Mülkiye hocası 25- Nişan Guğasyan Mülkiye hocası,

26- TavitÇıracıyan,Mülkiye hocasıDünyanın efendiliği işte budur.

 

Türk’ün muradı, ilahi kelimetullâhı bütün dünyaya duyurmaktır. Bunu kabul edip etmemek kişinin vicdanına bırakılmıştır. Dünya saadeti, Müslüman Türk’ün asra hükmettiği dönemlerindeki saadettir. Bunu tarihte, Müslüman Türk gerçekleştirmiştir; bugün yine Müslüman Türk gerçekleştirecektir.

Müslüman Türk, Türkiye, senin bir kıta üzerinde hükmetmen YETMEZ… İlâhi EMİR, bir kıtaya sığmayacak kadar büyük ve kutsal bir davadır.

Büyük davaları gerçekleştirmek için büyük gayretler büyük çabalar gerek; büyük devletleri kurmak için yiğit gerek yürek gerek, er gerek ve de büyük liderler gerek…

KAYNAKLAR:

(http://www.google.com.tr/#hl=tr&&sa=X&ei=_149TLTaF6ekONiFlbEP&ved=0CBMQBSgA&q=Moscow+News+Dergisi+(M%C4%B1s%C4%B1r+Piramitleri+Ve+T%C3%BCrkler)&spell=1&fp=af8d00cbf7be23)

(http://www.siriusufo.org/uforum/forum_posts.asp?TID=3175&PID=117654)

(Mosccow News Dergisi, Matematikçi, AnatoliFomenko;  “Cenk BAŞLAMIŞ)

(http://www.google.com.tr/#hl=tr&&sa=X&ei=_149TLTaF6ekONiFlbEP&ved=0CBMQBSgA&q=Moscow+News+Dergisi+(M%C4%B1s%C4%B1r+Piramitleri+Ve+T%C3%BCrkler)&spell=1&fp=af8d00cbf7be23)

            (Prof. SvenLagerbring, “İsveç İmparatorluğu Tarihi IV Cilt, 1764”,  “Türklerle Akrabalık, 1769”)

            (“İsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri” İsveçlilerin Türk Ataları, Prof Seven LAGERBRİNG, Hazırlayan: Abdullah GÜRGÜN, Kaynak Yayınları, Zaman Gazetesi, Pazar Eki,13 Nisan 2008, Pazar)

 

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 459
Kayıt tarihi
: 27.09.10
 
 

Abdullah (Çağrı) ELGÜN HAYATI HAKKINDA BİLGİLER Kayseri’de dünyaya geldi. Kayseri Atatürk İlkokul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster