Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
491
 

Büyük devlet olmak

Büyük devlet olmak
 

Eğer büyük devlet olma sevdasıyla yanıp, tutuştuğunuzu söylüyorsanız ve “öyle de adım atıyoruz” diye her yerde ahkâm kesiyorsanız; akıllı olacaksınız, duygularınıza hâkim olacaksınız… Toplumunuzu ve toplumunuzun olaylar karşısında verebileceği tepkileri iyi bileceksiniz ve de ona göre duruş sergileyeceksiniz… Aynen Mustafa Kemal Atatürk gibi olacaksınız yani…

Bugünkü internet sayfalarında bir haber, aynen şöyle söylüyor: “Avrupa Kupası'nda Telekom'un İsrail ekibi Bnei Hasharon ile yapacağı maç, protestolar nedeniyle başlayamadı. Salonun boşaltılmasına rağmen İsrail takımı sahaya çıkmadı…”… İşin en ilginç yanı da, karşılaşmayı izlemek için davet edilen 500 kişilik bir gruptan gelmiş böylesi tepkiler… Bizler ne diyoruz yıllardır; “Eğer büyüklük iddiasındaysanız, eğer eski şaşaalı günleri hayal ediyorsanız ve de öyle yolmak istiyorsanız, çağa uygun yaşamak, davranmak ve de tepkiler göstermek zorundasınız”. Yok, eğer duygusal patlamalara her an hazır ve meyilli bir toplumun önünde duygusal ve de delikanlı duruşlu çıkışlar yaparsanız, sonunda o toplumun duygu selinde oluşacak girdaplar sizi de alır içine… O nedenden, devleti yönettiğini iddia eden insanların bu konuda çok çok dikkatli olmaları gerekir. Şunu ne yazık ki kabul etmek zorundayız ki şu andaki insani ve ekonomik altyapımız, övündüğümüz orta uzaklıktaki tarihimizi bu çağın gereklerine uygun bir biçimde yeniden inşa etmemize yetmiyor. Onların yönlendirmesi ve onlardan esen rüzgârlarla yol almaya çalışmamız, devletimizi hiç de hak etmediği zorluklarla karşı karşıya bırakabilir. Bizim toplumsal yapımız -ki bunun nedeni, Osmanlı’nın, batının yakaladığı sanayileşme, aydınlanma gibi çağ atlatıcı dönüşümlerini yakalamakta gecikmiş olmasıdır, alttan gelecek hareketlerle çağı yakalamamıza izin vermemektedir. Bunun sonucunda da, insanlarımız sıklıkla “darbe ve baskı dönemi” ya da “tek adam” dönemi olarak adlandırılan süreçleri yaşamaktadır. Buna en iyi örnek, son dönemlerde toplumun en özgürlükçü, en liberal partilerinden olarak bilinen ÖDP Genel Başkanı Ufuk Aras’ın parti yönetimince “tek adam”lığa oynama ile suçlanmasıdır… Demek ki bu coğrafyada henüz mutlak anlamda demokrasi ile yaşayabilmek için insani altyapı sorunları mevcuttur. Ünlü ürk düşünürü, aydını ve yazarı Ziya Gökalp, I. Dünya Savaşı sırasında Malta’daki sürgün hayatı boyunca eşine yazdığı mektuplarından birisinde özetle şunları söylüyor: “Türk Milleti yönünü seçmelidir. Bu yön elbette ki Türklüğünü ve Müslümanlığını unutmadan, Batılı gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkmak ve insanlığa katkıda bulunmak olmalıdır. Ancak bu değişimin halktan geleceğini beklemek çok büyük yanılgı olur, o nedenden, halka bu değişimi yaşayacağı yerlere kadar öncülük etmek gerekir”. O günün şartlarını bilerek, görerek ve hissederek yapılmış ne güzel tespitler değil mi? Ben bu durumun, bugün ile az ya da çok benzerlikler taşıdığını düşünüyorum. Özetle demem odur ki ülkeyi idare edenler “Biz bakkal dükkánı değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni idare ediyoruz” ifadesini kullanırlarken, bunun yanında da halkı galeyana getirecek ifadelerden ya da tersten bir bakışla, halkın duygusal tepkilerinin doğurduğu enerjilerden uzak durmalılardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kemal'in aydın yolunda tam yol ileri. Mazlum uluslar ve emperyalizme karşı onurlu duruşların da gelecekteki adresleri Atatürk'ün aydınlık yüzü olacaktır. Sancılı günler zor ama çabuk geçer, selam...

Yalnıztürk 
 09.01.2009 17:10
Cevap :
Yine size sonsuz teşekkürler Fahrettin Bey, sizden de sürekli olarak aldığım destekle, geleceğe dair umudum devamlı olarak yeni filizler veriyor... Şu anda bulunduğum İstanbul'dan selamlar...  10.01.2009 10:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 856
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster