Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '13

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
579
 

Büyük hayaller, küçük insanlar...

Her sabah kalktığınızda hayatın ne kadar b.ktan olduğunu düşünüp, yatmadan önce aslında o kadar da kötü değilmiş heee diyenlerden misiniz? Her gece yatarken hayal kurarak başımı yastığa koyuyorum. Bazen o gün içerisinde yaşadığım güzel anıları tekrar canlandırıyorum zihnimde bazen de keşke olsa dediğim şeyleri...Hep pozitif düşünüyorum yani hikayenin sonu her zaman mutlu son ile bitiyor. Güzel bir eş, birkaç çocuk, bahçeli bir ev, bol kahkaha ve yüzünde kocaman gülümsemesi olan ben.
 
Belki kendi avutuyorum böyle yaparak ama ne yapalım. Hayat acımasız. Peri masallarındaki o sihirli çubuk birilerinin hayatına dokunup bal kabağını atlı arabaya çevirirken. Bizim gibiler de kaybolan tek çift ayakkabının peşinden koşup huzur ve refah dilenir. Ergenlikte yaşadığımız bir bunalım vardı ya hani. Aynaya her baktığımızda küfrettiğimiz, yüzümüzdeki sivilcelerden dolayı güzel kızların bizden hep uzak durduğu ve bebek suratlı arkadaşlarımızın elini bırakmadığı dönemler. Tam o dönemlerden kurtulduk derken üniversiteyi bitirip hayata atıldığımız dönemde daha büyük bir sorun ile karşı karşıyayız. Kendimizi odamıza atarak veya insanlardan kaçarak atlatılacak bir dönem değil.
 
Saçları kırlaşmış insanlar sizden bir şeyler bekliyor. Sevgilim dediğiniz insan uzun soluklu planlar yapmak istiyor. Kardeşiniz gözlerinizin içine anlamlı bir şekilde bakıyor. Kendi kendime soruyorum herkes benden bir şeyler isterken acaba ben kendim için ne istiyorum. Hangi işi yapmalıyım, nasıl bir kızla beraber olmalıyım, hayatı akışına mı bırakmalıyım ? Çok şeyden feragat ettim bugüne kadar. Yüzüme gülümseyen kızlardan kaçmak zorunda kaldım, kimi zaman cebimde param olmadı arkadaşlarıma türlü yalanlar söyleyip kandırdım onları. Bu zaman zarfı içinde bir şeyler değişmedi. Sayısal loto bize çıkmadı, Mısır'daki amcamdan miras kalmadı, Trabzon'da dağın tepesindeki arazimizin üstünden yol geçmedi ki değerlensin.
 
Bahane çok aslında şu güzelim hayatı berbat etmek için. Külkedisi masallarındaki gibi kızlar birer birer evleniyor, birileri doğuştan şanslı olduğu için belki de mutluluğa ve refaha hazırdan konuyor. Adalet bu dünyanın neresinde demek geliyor içimden? Sonra yağmurlu ve soğuk bir İstanbul akşamında ıslanmamak için ellerim cebimde kaldırım kenarında koşarken  sırılsıklam olmuş, ayaklarında terlik, üstünde incecik bir t-shirt ile kağıt mendil satan kız geliyor aklıma. Satmak zorunda olduğu için elindeki kağıt mendiller ile kendisini kurulayamayan o küçücük kızın hali...Evet haline şükret, aza kanaat et ve daha fazlası için çalış. Unutma ki yalnızca gözyaşlarıyla yıkananlar kazandım diyebilir!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 957
Kayıt tarihi
: 22.05.13
 
 

Cebi delik, gönlü zengin, kahkahası bol, hayatı sıradan ve sade yaşayan bir insan evladı. Ekonomi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster