Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2814
 

Büyük Ortadoğu Projesi'nin öncesi - Sevr ideolojisi

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ ÖNCESİ - SEVR İDEOLOJİSİ

Aynı konuyu ele aldığım bir önceki bloğumda, genel olark Türkiye'yi bölmeye yönelik düşünce ve eylemlerin altında yatan genel düşüncenin "Sevr İdeolojisi" olduğuna değinmiş ve bunun önemini vurgulamaya çalışmıştım.

Sevr Antlaşması'nın imzalanmasından bir yıl sonra, Fırat nehrinin doğusunda Irak ve Suriye'yi içine alan bölgenin Kürt halkı, Milletler Cemiyeti'ne başvurarak, Kürtlerin çoğunluğunun Türkiye'den ayrı, bağımsız devlet kurmak istediğini ispat ederse ve Milletler Cemiyeti de bunu kabul ederse, Türkiye bu bölgedeki her türlü haklarından vazgeçecektir.Bu ifadeler, biraz aşağıda açıklayacağım Sevr Antlaşması'nın can alıcı üç maddesinin özetidir.

Konuyu biraz daha açalım, açalım ki genç okuyucularım başımıza örülmek istenen çorabın iplerinin nereden geldiğini daha iyi anlasınlar...Anlasınlar ki, örülmeye çalışılan bu çorap üzerine motif işlemesinler.

Şimdi, Sevr Antlaşması Lozan'da parçalanmış olsa da, Antlaşmanın bu konuyla(Kürdistan ile) ilgili maddelerinin hala bir özlem olarak varlığını sürdürdüğünü ya da sürdürülmek istendiğini ortaya koynaya çakışalım.Bakalım neler göreceğiz?

Alman ve İtalyan başbakanlarının 28 Kasım 1998 günü -Süriye'den ayrılmaya zorlanan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İtalya'da bulunduğu sırada- Bonn'da buluşarak "Kürt sorunu Uluslararası Platforma taşınmalıdır" şeklindeki ortak beyanları, Sevr Antlaşması'nın, aşağıda özetini yapmaya çalışacağım 62, 63 ve 64. maddelerini hatırlatıyordu.Bu maddelerde de, Avrupa'nın Kürtler konusunda bir komisyon kurması ve Türkiye'nin de, bu komisyonun kararlarını derhal kabul etmesi isteniyordu.Görülüyor ki, Sevr Antlaşması'nın kabul edildiğinden bu yana geçen 88 yılda Avrupalı'ların düşüncesinde hiçbir değişiklik olmamış ve iç çamaşırlarına kadar ter içinde imzaladıkları Lozan Antlaşması'nı adeta yok saymışlardır.

Çoğumuz, 433 maddelik koskoca bir kitap olan Sevr Antlaşması'nın sadece adını duymuş ama metnini okumamışızdır.Can alıcı bazı noktaları dışında Antlaşma'nın tam olarak nelerden söz ettiğini pek bilmeyiz.Bu nedenle, yeri gelmişken Antlaşma'nın Kürtler ve Kürdistan ile ilgili maddelerinin ayrıntılarını açıklamakta yarar görüyorum.

İşte, Sevr Antlaşması'nın konu ile ilgili maddeleri:

Md.62:Fırat'ın doğusunda, ilerde saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının güneyinde..Suriye ve Irak ile Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliğini, işbu Antlaşma'nın yürürlüğe konmasından başlayarak altı ay içinde, İstanbul'da toplanan İngiliz, Fransız ve İtalyan hükümetlerden her birinin atadığı ve üç üyeden oluşan birer komisyon hazırlayacaktır.Herhangi bir sorun üzerinde oy birliği olmazsa, bu sorun, komisyon üyelerince, bağlı oldukları hükümetlere götürülecektir.Bu plan, Süryani-Keldaniler ile bu bölgelerin içindeki etnik ve dinsel azınlıkların korunmasına ilişkin tüm güvenceleri de kapsayacaktır.

Md.63:Türk hükümeti, 62.maddede öngörülen komisyonlardan birinin ya da ötekinin kararlarını, kendisine bildirildiğinden başlayarak üç ay içinde kabul etmeyi ve yürürlüğe koymayı şimdiden yükümlenir.

Md.64:İşbu Antlaşma'nın yürürlüğe konmasından bir yıl sonra, 62.maddede belirtilen bölgelerdeki Kürtler, bu bölgedeki nüfusun çoğunluğunun Türkiye'den bağımsız olmak istediklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti Konseyi'ne başvururlarsa, Konsey de bu nüfusun bu bağımsızlığa yetenekli olduğu görüşüne varırsa ve bu bağımsızlığı onlara tanımayı Türklere salık verirse, Türkiye bu tavsiyelere uymayı ve bölgeler üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmeyi şimdiden yükümlenir.

Bu vazgeçmenin ayrıntıları, Müttefik Devletlerle Türkiye arasında yapılacak özel bir sözleşmeye konu olacaktır.Bu vazgeçme gerçekleşirse ve gerçekleştiği zaman, Kürdistan'ın şimdiye kadar Musul vilayetinde kalmış kesiminde oturan Kürtlerin bu bağımsız Kürt Devleti'ne kendi istekleriyle katılmalarına Müttefik Devletlerr hiçbir şekilde karşı çıkmayacaklardır.

Irak Kürdistan Demokrat Parti ideri Mesut Barzani, Birinci Körfez Savaşı'ndan sonra (ki ben bu savaşa "Amerika'nın Birinci Petrol Savaşı" diyorum) hazırlattığı "Büyük Kürdistan Hayali" haritasında;Güney-doğu Anadolu -Nahçıvan'a kadar-, Suriye'nin kuzeyi, Kuzey Irak, üçgen şeklinde Irak'ın ortalarına kadar uzanan bir bölge ve İskenderun Körfezi dahil buradan Karadeniz'e kadar uzanan hattın doğusu Kürdistan olarak gösterilmiştir.

ABD ve Sevr özlemi içinde olan bir kısım Batılı ülkelerin desteği alınmadan böyle bir hayalin gerçekleştirilmesi ya da böyle bir haritanın uluslararası gündeme çıkarılması mümkün müdür?Şimdi sizlere bu desteği gösteren örnekleri sıralıyorum:

ABD'de yayımlanan Executive İntelligence Review isimli stratejik EIR Dergisi'nin Aralık-1998 sayısında yer alan bir analiz haberde, İngiltere'nin Avrupa Birliği içindeki "Uluslararası Kürt Konferansı" girişimlerinin destekçisi olduğunu ifade edilmiştir.Aynı dergide, Fransa eski Cumhurbaşkanı'nın eşi Danille Mitterand'ın 12 Ekim'de
Belçikada yaptığı konuşmada "zaman ve şartlar bir Kürt Devleti'nin kurulması için uygundur" sözleri yer almıştır.İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook da Londra'da Daily Telegraph Gazetesine verdiği bir demeçte
"İngiltere, Irak'ın parçalanması sonunda kurulacak bir Kürt Devleti'ne hoş geldin demeye, samimiyetle hazırdır" demiştir(1).

Avusturyalı Parlamenter Hannes Swobodan'ın hazırladığı ve Avrupa Parlamentosu'ndan geçerek resmileşen "Türkiye için AB Stratejisi Raporu'nda da, Türkiye'deki Kürtlerin azınlık olarak görülmesi ve Kürtlere yasal ayrıcalık hakları getirilmesi"(2) arzuları da Sevr özlemini dile getiren isteklerdir.

Bütün bu gelişmeler çerçevesinde İngiliz Dışişleri bakanı Robin Cook'un önce, "Türkiye'nin Doğu sınırları tartışılmalıdır"(3) demesi, sonra da yukarıda değinildiği gibi, "Kuzey Irak'ta kurulacak bir Kürt Devleti'ne hoş geldin" demeye hazır olduğunu söylemesi; ABD ve yukarıdaki beyanatları veren ülkelerin, kendilerine yakın yerli ve yabancı uzmanlar aracılığıyla "Mustafa Kemal'in 1923 yılında bir Türk-Kürt Cumhuriyeti veya Fedarasyonu kurmamakla büyük hata yaptığı"(4) şeklindeki görüşü etrafa yayarak kamuoyu oluşturmaya çalıştığı; son olarak, "79 yıl önce(bugün 88 yıl) önce imzalanan Sevr Antlaşması'nda ihanete uğradık.Dünya artık değişti.Ortadoğu'da 40 Milyon Kürt yaşıyor.Bir devleti olmayan en büyük milltiz.Kürt cini Aladdin'in lambasından çıkmış durumda"(5) dendiği bir zamanda Avrupa'daki bazı devletlerin, Türkiye üzerinde oynamak istedikleri oyunu görmeyen ya da görmek istemeyen bazı kişilerin, Sevr'den bahsedenleri "komplo teorileri" üretmekle suçladığı ve bu kişilere "paranoyak" yakıştırması yapıldığı günümüzde, TÜRKİYE, BATILILARIN KAFASINDAKİ "SEVR FİKRİ" NİN OLUP OLMADIĞINI İYİ ETÜT ETMELİDİR.

Tarihi süreçte, dünya üzerindeki hiçbir ülkenin sınırları uzun süre aynı kalmamıştır.Birbirini izleyen savaşlar ve arkasından gelen antlaşmalar bu sınrları değiştirmiş, bazı küçük beylikler ve prenslikler imparatorluk olmuş ve bazı imparatorluklar da ya parçalanmış ya da ortadan kalkmıştır.(Dünya tarihi bunu örnekleriyle doludur.Osmanlı ve Rus imparatorluklarının kuruluşu ve sona ermeleri..) .Kaçınılmaz olan bu tarihi ve siyasi olgu hala devam etmektedir.Ülkeler büyümek ya da küçülmek durumuyla karşı karşıyadır.

21.yüzyıl Türkiyesi'nde zaman zaman gündeme getirilen "Sevr'i canlandırma" girişimleri, Türkiye'yi küçültmeye yöneliktir.Türkiye "Yurtta barış dünyada barış" ilkesi gereği Misak-ı Milli sınırlarının dışına çıkmak istemiyor...İstemiyor ama, sınırlarının içine girilmesine de izin vermemelidir.Türkiye, öyle sağlam bir dış politika uygulamalıdır ki, yarın Amerika ve Batı'nın baskısıyla kabullenmek zorunda kalabileceği bir oluşuma "NE YAPALIM BAŞKA ÇAREMİZ YOKTU" demek zorunda kalmasın.


_____________________

(1) "
PKK'nın İpleri İngiliz'in Elinde(Haber)", Türkiye Gazetesi, 14 Aralık 1998
(2) Erol Manisalı, "AB Baklayı Ağzından Çıkardı", Cumhuriyet Gazetesi, 9 Aralık 1998
(3) Altemur Kılıç, "Sevr Paranoyası", Türkiye Gazetesi, 5 Aralık 1998
(4) Altemur Kılıç, Agy
(5) "Kürt Cini Lambadan Çıktı(Haber), Milliyet Gazetesi, 11 Şubat 1999


cdenizkent


Blog Yönetimine,
Bu özet bloğum, 1999 yılında yazdığım ve bir kamu kuruluşu tarafından özel baskı ile yayımlanan SEVR VE LOZAN
adlı kitabımdan yararlanarak yazılmıştır.
METİN ÜSKES bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 938
Toplam yorum
: 2432
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1380
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster