Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '11

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
1691
 

Büyük Patlama Kuramı ateizmin felsefi temellerini sarsıyor

Büyük Patlama Kuramı ateizmin felsefi temellerini sarsıyor
 

Ateistler, 13.7 milyar sene olduğu varsayılan Büyük Patlama'ya ilmi, felsefi ve teolojik temelde cevaplar bulmaya çalışıyorlar.


Scientific American’ın Kasım 2011 sayısında yayınlanan bir haber eski bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Bu haberle bilim, felsefe ve ilahiyat gündemlerinde kendisine yeniden yer bulmayı başaran o kadim soru şuydu: ‘Büyük Patlama kuramı Yaratılışçı tezleri doğruluyor mu?

Söz konusu habere göre, Amerikalı astronom ve kozmologlar, yaptıkları gözlemler sonucunda, evrenin ortaya çıkmasına neden olduğu ileri sürülen Büyük Patlamanın hemen sonrasına, yani günümüzden nerdeyse 13 milyar 700 milyon yıl öncesine tarihlenen hidrojen ve helyum bulutları keşfettiler. Bu keşifle, Büyük Patlama kuramına çok önemli bir gözlemsel kanıt sağlanmış oldu.

Yazımın sonunda verdiğim linkler tıklandığında, ayrıntılarıyla görülebileceği üzere, Büyük Patlama kuramının kozmolojik (evrenbilimsel) sahaya taşıdığı tartışma, Einstein’ın Genel Görelik Kuramını ortaya atarak modern manada kozmoloji ilminin temellerini attığı 1915’ten beri, yani neredeyse 1 asırdır sürmektedir.

Felsefe ve ilâhiyat (teoloji) alanlarında, evrenin ontolojik kökenlerine ve bunların insan (ve tabii ki olası diğer yüksek zekâlı canlı organizmaların) zihnindeki epistemik yansımalarına dair var olan çok sayıdaki görüşü 3 temel başlık altında özetlemek mümkündür.

1 - Teistler (İbrahimi, semavi dinlerin inananları, kozmolg Hugh Ross, Papa XII. Piu) var olan her şeyin, bütün mevcudatın, yani evrenin; bunların dışında ve gayri-maddi olan; zamanla ve mekânla kısıtlı ve kayıtlı olmayan ve zaman ile mekânının da yaratıcısı olan bir metafizik kudret, bir Yaratan tarafından yoktan var edildiğine inanırlar. Yaradan’ın öncesiz ve sonrasız, zaman ve mekândan münezzeh, tarih ve coğrafyadan azade olduğunu dünya görüşlerinin merkezine oturtan teistlere göre, Yaradan dışındaki her şey (zaman, mekân, evren) Yaradan’ın tasarrufu olup, başlangıcı ve sonu olan olgulardır. Büyük Patlama Teorisi, evrenin varoluşunu bir ‘sıfır’ anıyla başlattığı, yani evreni ezelden beri var olan bir entite olmaktan çıkardığı için, teistlerin çok çabuk benimsedikleri bir ilmi kuram olmuştur. Büyük Patlama, teistlerin, evreni yoktan var eden Yaradan inancıyla hem ontik ve hem de epistemik olarak uyumlu bir teorik adımdır.

2 – Deistler (Einstein, Spinoza), gayri-maddi olan, zamandan, mekândan ve maddi evrenden bağımsız ve onun ‘dışında’ olarak mevcudiyetini sürdüren bir Yaratan fikrine katılmazlar. Buna karşın onlar da, doğanın içinde olmasına karşın, onda materyalize olan şeyleri aşan bir ideale, bir ‘espri’ye yakın dururlar. Bu görüşe göre Tanrı; evrenin sayısız görüngüsünde kendisini her an açığa vuran o sanatkârane harmoni, o benzersiz uyumdur. Deistler için, doğanın işleyişinde kendisini ele veren o mükemmel, kâdîm ve değiştirilemez yasalardan başka yaratıcı aramak yanlıştır. Deistler, hem evrenin ve hem de ona yaşayan ruhunu, varoluşun özünü veren kozmik yasaların ve bunların sağladığı kozmik armoninin sonsuz olduğuna inanır. Deistler, bütün bunların yanı sıra, Büyük Patlama Kuramının kendi kozmik tasavvurlarını zedelemediği görüşündedir.

3 – Ateistler (Richard Dawkins, Stefan Hawking, Fred Hoyle, Hannes Alfvén, Edward Arthur Milne, Arno A. Penzias, Robert W. Wilson) ontolojik ve epistomolojik olarak mutlak manada maddecidirler. Onlara göre, insanoğlu gerek teori oluşturur ve gerekse de bunların temelinde pratik yaparken, maddi süreçlerin görülen, gözlenen, deneyimlenen görüngülerinden başka şeylere asla pirim vermemelidir. Ateistler, evrenin esası olan maddi varoluşun hem zamanda ve hem de mekânda sonsuz olduğuna inanırlar. Onlara göre, maddi olan evren realitesi, ezelden beri vardı ve ebede kadar da var olmaya devam edecektir. Maddi evren ve varoluşun maddi özü, zamanda ve mekânda sonsuz olmaklığı bakımından yaratılmamıştır. Bilâkis o, her şeyi bizzat ve doğrudan doğruya yaratan yegâne yaratıcı kuvvet ve iradedir. Ateistler, özetlemeye çalıştığım teorik pozisyonları gereği, maddenin, maddi evrenin, zamanın ve mekânın bir başlangıcı olmasının, aynı zamanda onların bir sonunun da olması gerekliliğine işaret edeceğini bilir, bu yüzden de Büyük Patlama Kuramından hiç haz etmezler.

Çok temel bir konuda, ana hatlarıyla, düşünce ve inanç dünyasının 3 temel pozisyonunun; ateizmin, deizmin ve teizmin duruşlarını özetlemeye çalıştım.

Görüldüğü gibi, Büyük Patlama Kuramının en çok teistleri, yani evren dışı bir Yaradan’ın mevcut olan her şeyi yarattığına inanan tanrıtanırları memnun ettiği görülmektedir.

Bu konuyu başka açılardan ele almaya, özellikle de, Büyük Patlama Kuramıyla büyük yara alan ateistlerin, yedikleri entellektüel, moral ve psikolojik  darbelere nasıl cevap vermeye çalıştıklarını tartışmaya devam edeceğim.

Haberin ayrıntıları için orijinal kaynak: http://www.scientificamerican.com/article.cfm?id=big-bang-nucleosynthesis-gas

Aynı haber için Türkçe link: http://www.haberturk.com/dunya/haber/687044-kainatin-ilk-sakini

Konuya dair daha ayrıntılı bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Patlama

Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalak.. İzninizle bir yorumla ilgili yazacağım...Zeynep Kolm'ün yorumundaki son satırlar çok yanlış. Bilim felsefeye kalsaymış, biz hala güneşin dünyanın etrafında döndüğünü sanırmışız.. Bu gerçekliğe aykırı olduğu kadar mantık hatası da içerir... Bu bilgiyi felsefe ürettiyse, dünyanın güneşin etrafında döndüğü bilgisini niye felsefe üretmemiş olsun; her iki bilgiyi bilim ürettiyse, o halde felsefenin kabahati ne? Felsefeyle bilimi bu şekilde değerlendirmek elma ağacından armut yemeyi beklemekten pek de farklı değildir.

Erdal Aydın 
 14.12.2011 21:39
Cevap :
felsefe ve bilim arasındaki ilişkiler asırlardır gerçekten hararetli ve verimli tartışmalara neden olmuştur. hem zeynep hanımın ve hem de sizin yorumlarınız söz konusu tartışmaya kaşır açılardan yaklaşan önemli açılımlardı, sağolun, elinize sağlık.  16.12.2011 14:40
 

Ziyaver Bey merhaba, üçüncü grupta saymış olduğunuz isimlerden Dawkins ve Hawking haricindekilerin Büyük Patlama Teorisi’ni reddettikleri biliniyor.(Öte yandan, zoolog olan Dawkins’in bu tartışmayla ilgisi olmadığını düşünüyorum.) Özellikle Fred Hoyle’un ortaya attığı Kararlı (Sabit) Durum Evreni, başlangıcı ve sonu olmayan, dolayısıyla sizin yorumladığınız şekliyle bir “yaratıcı” ya ihtiyaç duymayan bir model, ancak gözlemlenebilir kanıtlar bize bu teorinin doğru olmadığını söylüyor. Bu bağlamda BPT’ye dönersek,ben yazınızın ana fikrini anladığımı sanıyorum, ancak vardığınız sonuca itirazım olacak. Büyük Patlama öncesinde ne olduğunu henüz bilmiyor olmamız, tam da o noktada pozitif bilimi bırakıp, felsefeye sarılmamızı gerektirmez. Bilim, bilginin felsefi sonuçlarıyla ilgilenmiş olsaydı, bugün hâlâ güneşin dünyanın çevresinde döndüğünü düşünüyor olurduk sanırım. Selâm ve saygılarımla.

uhudedipuhu 
 20.11.2011 12:20
Cevap :
her pozitif bilimin, pozitif olmayan, ölçmeye, biçmeye, laboratuara sokularak gözlenmeye ve tekrarlanmaya elverişli olmayan bir gri alanı vardır. bu gri alan, işte bu flu zon felsefe ve spekülasyonun sahasıdır. bilim felsefesinin önemi yadsınamaz. bu disiplin bilimin de önünü açar.dawkins ve hawking big bang'ten rahatsızlıklarını çeşitli vesilelerle ima ettiler.stady state mükemmel bir ateizm alt yapısı sunuar, ancak kozmik ara alan ışımasının keşfiyle bu teori çöktü gibi. pozitif bilimi bırakıp felsefe sığınmadım. ama yapsaydım bu meşru olurdu. zira,bilimin sınırı var, ancak felsefi düşünce sınırsız ve sonsuzdur. bilim, felsefeye argüman sağlar. felsefe bilime perspektif ve açılım sunar. felsefe ve bilim arasında aşılamaz duvarlar, manialar yok. katkılarınız için çok teşekkür ederim.  24.11.2011 16:18
 

Beyefendi, Stefen Hawking'in Büyük Patlama'dan hiç haz etmediği konusunda yanılıyorsunuz. Büyük Patlama'nın teorisdini Einstein, ispatlanmasını Stephen Hawking yapmıştır. Bu yazıyı siz yazdıysanız hiçbir yere bakmadan veya çok kısıtlı kaynaklara bakarak ezbere yazmışsınız. Biraz okumanızı öneririm. Saygılar.

Hasbihalci 
 16.11.2011 22:57
Cevap :
hawking'in büyük patlama kuramına katkılarını biliyorum. ancak, katkı vermesi, hawking'in o kuramın felsefi sonuçlarından da hoşlanmasını gerektirmez. eher vesileyle 'evrenin var olması için bir yaradan varsayımına ihtiyacımız yok' diyen bir bilim adamının, başlangıcı olan, bu yüzden de sonu da olması mantıken, ilmen ve felsefi olarak zaruri olan bir entitenin / fenomenin, ister istemez ortaya çıkması için kendisine dışsal olan aşkın bir iradeye, enerjiye, faktöre, bir diğer deyişle bir kreatöre ihtiyacı olduğu aşikârdır. benim, 'hawking'in başı büyük patlamayla hoş değildir' mealindeki yorumumun dayandığı düşünsel zemin budur. son bir not: hawking'in yazdığı akademik metinler de dahil, okumadığım metni neredeyse yoktur. katkılarınız için teşekkürler.  18.11.2011 13:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1409
Kayıt tarihi
: 29.08.11
 
 

1958 Fatih / İstanbul doğumlu. Etiler Lisesi ve İTÜ Maden Fakültesi Petrol Mühendisliği Bölümü me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster