Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
607
 

Büyükada Macerası

Büyükada Macerası
 

Biraz gecikmeli de olsa Büyükada buluşması hakkında bir yazı da ben yazayım istedim. Adaların ayrı bir önemi var bende. Üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak ilk göreve başladığım yer Heybeliada'daki Deniz Lisesi oldu. 3 yılımı adada geçirdim. Şu an ilk öğrencilerim teğmen çıktılar bile. Ada'ya ilk ayağımı bastığımda 15 yıldır İstanbul'da yaşıyordum ve onca sene adalara sadece uzaktan bakmış, hiç ziyaret etmemiştim. İstanbul'a bu kadar yakın ama bir o kadar İstanbul'dan farklı bir yer daha yoktur herhalde. Bambaşka bir dünya. Havası, kokusu, insanı, herşeyi başka adaların. Oradan ayrıldıktan sonra bir kaç kez gitme fırsatı bulabildim. Burnumda tüter olmuştu. Heybeliada'nın benim için önemi çok büyük aslında. Sevgili eşim Serhatt'ı tanıdığım, aşık olduğum yer. Ada bana sevdiğimi vermişti anlayacağınız. Herneyse geçelim buluşmaya.

Sevgili Sema Şener'in adalarda piknik fikrini duyunca tam manasıyla atladım. Adalar'a gitmek için benim yaratamadığım fırsat olacaktı bu. Gerçi çoluk çocuk hesapta yoktu ama zaman öyle gerektirdi. İyiki de öyle gerekmiş. Biliyorsunuz hala oldum ve çocukları anneme bırakamadım. Yeni gelen torunla haşır neşir olmaları gerekiyordu. Büyükada buluşmasını da kaçıramazdık. Topladım çoluğu çocuğu çıktık yola.

O özlediğim motor seyahatinden sonra adaya ayağımızı bastık. Fayton durağına gidip bir faytona bindik ve "Yörükali Tesisleri lütfen" dedik. Oğullarım Arda ve Yankı ilk kez biniyorlardı. Onlar için çok keyifli bir deneyim oldu. Kısadan biraz uzun bir yolculuktan sonra Yörükali'ye ulaştık. Sema ablam karşıladı kapıda. Buluşmaya gelenlerin hemen hemen yarısı deniz ve ada manzaralı bir terasa kurulmuş sabah mahmurluklarını atmaya çalışıyordu. Gece kalan ekip hesap kapatma derdindeydi. Hemen aralarına katılıverdik. Öpüşmeler, kucaklaşmalar... Buluşmaların en sevdiğim kısmı bu. Önceden tanıdıklarımız ve tanımadıklarımızla aynı samimiyetle merhabalaşıyor ve kucaklaşıyorduk. İlk kez karşılaştıklarımızla biraz şaşkın ama isimleri duyunca değişik nidalarla bir daha kucaklaşıyorduk. Masaya kurulduk. Ben malum veletlerin peşinde koşturdum ilk başlarda. Mekanı tanıtmak gerekiyordu. Yavru bir köpekcik vardı ve onunla oyalandılar bütün gün. O hayvancık olmasaydı işim zordu doğrusu.

Hava inanılmayacak derecede sıcaktı ve insanlar denizde yüzüyordu. Bizimkiler güneşin altında oturmuşlar yandıklarının farkında değillerdi. Bir saat geçmedi ki masaları terastaki büyük çardak şemsiyesinin altına çekmek zorunda kaldık. Ahali kalkın beyninize güneş geçecek dediğimi hatırlıyorum. Ben çoluklu çocuklu bir kadın olarak temkini elden bırakmıyorum tabi.

Aramıza katılan sayısı çoğaldıkça terasa dar gelirdik olduk. Fallar bakıldı, resimlerden ve diğer arkadaşların yazdıklarından ayrıntıları alabilirsiniz. Bir keşif gezisine çıkan Sema Şener ve Neşe Evrim plajın güzelliğinden bahsederek hepimizi toparlayıp aşağıya götürdüler. Giderken çalışanlara yemeğin hazır olması gereken saati de sıkı sıkı tembihlemeyi de ihmal etmediler.

Plaj oldukça doluydu. Ada'da denize giren insan sayısı hiç de az değil. Ben şahsen tercih etmiyorum. Heybeli'de yaşarken bir kez girmişliğim var okadar. Her neyse bizim ekip yayıldı masalara. Aramızda tavla turnuvası yapalım dedik. Tavla turnuvası bir köşede sürerken diğerleri Neşe ve Sema abla organizatörlüğünde sessiz sinemaya kanalize olmuşlardı. İçkilerimizi içtik, denize karşı güldük eğlendik derken yemek saati geldi. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, tavlada benim karşıma Matilla düştü. Sevgili Matilla beni 4-1 yendi. Hani başkasından duymayın diye söylüyorum. Ona da sıkı sıkı tembihledim kimselere söyleme diye. Her neyse bu son yazdıklarımı unutsanız da olur. Hafızada yer tutacak şeyler değil:)

Yukarıya terasa çıktık tekrar. Rüzgar esmeye başlamıştı. Tüm gün sevgili Ali Gülcü'nün kulakları çınlatıldı. Haftasonu yağacak olan sağnak yağmur nedense adaya uğramamıştı. En başta da dedim ya İstanbul'a bu kadar yakın ve bu kadar farklı bir yer yoktur diye. Rüzgar esmeye başladı ve hava yavaş yavaş karardı. Yağmur hafifçe yağmaya başlamıştı bile. Yağmur çiselerken resimlerde gördüğünüz şahıslar pistte dans ediyordu. Siz düşününün ne kadar sağnak yağıyor:) Resmen bir yaz yağmuruydu ve yağdığı gibi geçti gitti. Yağmur bittikten sonraki manzarayı görmenizi isterdim. Gökyüzü pırıl pırıldı. Yukarıdan denize bakınca içindeki balıklar tek tek sayılabiliyordu. Tertemiz deniz ve toprak kokusu birbirine karışmıştı. Yani anlayacağınız sarhoş edici bir güzellikti. Yanlış anlaşılmasın içtiklerimizden dolayı değildi sarhoşluğumuz:))

Ya işte böyle. Birer ikişer ayrılmaya başladık adadan. Erken ayrılanlar oldu. Sırayla adayı terk ettik. Yine bir fayton sefası ve motorla İstanbul'a varış.

Bu yazımda üç kişi hariç isim kullanmak istemedim. Hem unuturum diye çekindim hem de sayfalar dolusu yazarım da kimse okumaz diye endişe ettim. Bir buluşma ve kaynaşma daha sona erdi. Çocuklarımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve sevecenlik için de çok teşekkür ederiz. Bir dahaki buluşmada görüşmek üzere.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

geç geldin ama oğluşların sen ve eşinle ne ıyı ettınız de geldiniz özlemişdim valla.)) o zuzuları öp benim için özellikle ufağını he...gülüm kendine çok iyi bak tatilede girdiniz bolca dinlen güzel bir tail yapasın inşallah ...kocaman öpüyorum annelerin güzeli...

CANSİN 
 20.06.2008 2:34
Cevap :
Canımsın sağol. Biz de çok memnun kaldık ada gezimizden. Tadı damakta kalan cinsinden yani. En kısa zamanda tekrarlarız. Sana ve ailene iyi tatiller dilerim. Ben de kocaman öpüyorumm:)))  21.06.2008 14:04
 

tekrardan hepinizi öpüyorum...

Ruksan İLDAN 
 14.06.2008 22:16
Cevap :
Sağolasın. Yankı başta olmak üzere biz de öpüyoruz:))  14.06.2008 22:33
 

Çok sıkı bir blog yazarı ve çok cici bir aile ile şahsen tanışmaktan büyük keyif aldım. Büyükada gerçekten çok güzel bir yer ve o hafta sonu her zamankinden daha güzel olduğunu hissettim. Bu arada tavla maçları 5'te biter ve ben o maçı bitmiş saymıyorum. Kendinize ve ailenize çok çok iyi bakın. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 13.06.2008 22:27
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Sizinle tanışmak beni çok memnun etti. Ben hakkımda kısımlarını asla okumam. Sizin genç biri olduğunuzu düşünüyordum. Yanılmamışım:)))) Tavla maçımız devam edecek o zaman. En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere:) Sevgiler  14.06.2008 2:56
 

Ömer beyin çektiği fotoğrafları küçültmekle geçti öğleden sonram, onun içindir ki yazını göremedim. Yan masadan Ömer bey seslendi Gül blog girmiş diye ancak şimdi yazabiliyorum. Fotoğrafları küçültürken ben de iki kez Ömer beye seslendim yahu Gül ne kadar güzel çıkmış diye... Bayıldım fotolara, yarın sabah ilk işim sana göndermek olacak fotoları. Canım ne mutlu bana ki bu kadar özlediğin ada gezini gerçekleştirme sebebin oldum. Sana kesinlikle katılıyorum benim hep söylediğim birşeydir bu ben adalara gittiğim zaman sanki İstanbul dışına çıkmışım başka bir ile gitmişim gibi hissederim. Ben her bahar mutlaka bir ada yaparım Gülcüm bundan böyle sana da haber vereceğim merak etme. Ha bu arada Ömer beye söylediğim birşey daha vardı, sizleri çok sevdiğimi söylediğimde O da bana katılarak ben de dedi. Canım benim sizleri artık dostum olarak görüyorum ve bundan dolayı çok mutluyum, oğulcuklarınız da artık toplantılarımızın baş konukları ve maskotları ona göre... Dördünüzü de öpüyorum... sevgle

Sema Sener 
 13.06.2008 0:14
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Bizlerde çok mutluyuz sizleri tanıdığımız için. İçindeki güzellik dışa da vurunca müthiş bir insan portresi çıkıyor ortaya. Samimiyetin, içtenliğin artık bir ablam var detirtecek kadar doğal. Biz Tuna ailesi olarak sana kocaman sarılıyor ve bir sürü öpüyoruz. Sevgilerle  13.06.2008 8:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 713
Toplam mesaj
: 146
Ort. okunma sayısı
: 2880
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

İzmir Cumhuriyeti'nde yaşıyorum... Sarmaşık Sanat Atölyesi'nde ebru sanatı ile uğraşıyorum. En es..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster