Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '19

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
206
 

Büyüklere Saygı Gösterme Adabı

A. Giriş
Dini anlamda (edep kelimesinin çoğulu olan) adap; İslam dininin her Müslüman için gerekli/faideli gördüğü bir ahlak sınıfıdır/kurallar manzumesidir. Adap insanı/kulu iyiliğe, hayra ve güzelliğe ulaştırması dolayısıyla da ideal/refah seviyesi yüksek toplum mertebesini yakalayabilmek bakımından her kişi-toplum hatta devlet için önem arz eder. Zira adap, gelenek-görgü kuralları olarak içtimai hayatı tanzim eden yazılı olmayan hukuk normudur. Bu kurallar zamanla gelişir, yerleşiklik kazanır. Bunlar kuşaktan kuşağa sosyalleşme yoluyla öğretilir-aktarılır.
 
Tasavvufta da önemli bir yer tutan edep, nefsin terbiye sürecinde (seyr-i sülukte) olmazsa olmazdır. Tasavvuf baştan başa edeptir, edebi gözetmeyen Allah-ü Teâlâya kavuşamaz. Çünkü edep, haddini bilmektir; nerede nasıl davranacağını bilmektir, edep evvela kendini bilmektir. Öyle diyor ya Yunus Emre: 
 
“Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep,
Dediler ilim geride, illa edep illa edep”
 
Bireyi/kendimizi-ailemizi ve dolayısıyla toplumumuzu ıslah etmenin yolları elbette ki İslam’ın edeplerinden geçer. Bu sebeple seri halinde yazmayı/yayınlamayı planladığımız ‘İslam edeplerinden seçmeler’ çalışmasında tarihimizden/dinimizden örneklerle-açıklamalarla kısaca bahsetmeye gayret edeceğiz. 
 
B. İslam Edeplerinden Seçmeler- 1: Büyüklere Saygı Gösterme Adabı 
Nesiller arası münâsebetlerde önemli bir yer tutar büyüklere hürmet/saygı göstermek. Toplumda nesiller boyu sürecek bir saygı geleneğinin/anlayışının yaşatılması, herkesin kendinden önceki nesillere/büyüklere hürmetkâr davranılmasına bağlıdır.
 
Büyüklerine hürmette kusur etmeyen, elbette ihtiyarladığında hürmet görür. Zira “hizmet eden, hizmet görür” denilmiştir.
 
“Allah Teâlâ, yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lütfeder.” (Hadis-i Şerif; Tirmizî, Birr 75)
 
Hadis-i Şerif, ihtiyarlara hürmet edenlere, ihtiyarladıklarında kendilerine hizmet edecek kimseler lütfetmek suretiyle Allah Teâlâ’nın ikramda bulunacağını bildirmektedir. Bunun anlamı, yaşlılara saygı gösteren gençlerin bu tavırlarının karşılıksız kalmayacağıdır. 
 
 O halde her Müslümanım diyenin ihtiyarları dikkate alması, onlara gerekli saygıyı göstermesi ve yapabileceği hizmeti sunması gerekmektedir.  Böyle yapılırsa toplum içinde sevgi-saygı bağları pekişmiş olur. Nesiller huzurlu ve sıcak bir ilgi ortamında hayatlarını sürdürürler. Çünkü “ihtiyarlara hürmet, ömre berekettir.”
 
“Büyüklerimize saygı göstermeyen, küçüklerimize merhamet etmeyen ve âlimlerimizin değerini bilmeyen bizden değildir.” (Hadis-i Şerif; Taberani, Hakim, Müsned Ahmed 5/323)
 
Büyüklere saygı gösterme adabı olarak kısaca şunları sıralayabiliriz:

    Büyüklerin kadrini-kıymetini bilmek ve haklarına riayet etmek ahlaken arttır.
    Karşılaşıldığında selam verilir/selamı alınır, hürmet gösterilir.
    Onlara karşı saygılı olunmalı/ikramda bulunulmalıdır.

Ebu Musa El Eşari (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyşe buyurduğunu rivayet etti: “Adaletli sultana, Kuran’ı Kerim’de ifrat ve tefritte olmayıp-orta yolda olana, saçı ağarmış bir müslümana ikramda bulunmak Allah’ı tazim etmekten sayılır.” (Hadis-i Şerif; Ebu Davud, Edep 20)
 
“Dört sınıf insana saygı göstermek sünnettendir: 1) Adaletli Sultana, 2) Alim olana, 3) Anne-Babaya, 4) Saçı ağaran yaşlıya (İbn Keysan)
 
Devlet-i Âliye’nin kurucusu Osman Gazinin kayınpederi de olan Şeyh Edebâli hazretlerinin kendisine meşhur nasihatidir: “Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle beraberdir…”

    Büyükler geldiği zaman, kalkarak karşılamak müstehaptır.
    Mekânlara giriş-çıkış/taşıtlara biner-inerken vb. durumlarda öncelik tanınır.
    Karşılıklı konuşmada öncelik tanınır/vakar ile dikkatlice dinlenilir.
    Eğer onlardan birisiyle yolda yürümek icap ederse az bir mesafe gerisinden ve sağ tarafından yürünmelidir.

Kadı Ebu Ya’la kendisine değer verilen, kıymeti bilinen bir büyük ile yürürken nereden yürümek gerektiği hususunda Ebu’l Hasan Ali bin Mübarek El Kerhi’ye şöyle demiştir; “İmamın arkasında namaza duran kişinin durduğu yerde durmak gerekir. Yani az bir şey geride ve sağında. Çünkü sol tarafını boş bırakınca onun sümkürme-tükürme gibi ihtiyaçlarını gidermesine imkân tanınmış olunur.” Nitekim kişi sümküreceği ve tüküreceği zaman sol tarafını kullanır. 
 
İslam edeplerinden belli başlılarını kısaca aktarmaya/hatırlatmaya devam edeceğiz inşallah. Rabbim öğrenen-öğreten ve uygulayabilenlerden eylesin. 
 
Abdülkadir Güler, Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 126
Kayıt tarihi
: 04.10.18
 
 

Koskoca bir HİÇ (inşaAllah) ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster