Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '07

 
Kategori
Maket Yapımı
Okunma Sayısı
3116
 

Büyüleyen tasarımlar

Büyüleyen tasarımlar
 

Can ve tasarımı


Can 9 yaşında ve ilköğretim 4. sınıfa gidiyor. Bu ayın 29 unda da 10 yaşına basacak. Bu dünyaya gözlerini açtığında minicik bir şeydi. Hatta Zerrin teyzesi: “Teyze hep uyuyor hem de çok küçük” diye bayağı tedirgin olmuştu. Odasına gidip nefes alışını izliyorduk. Ablamın yaşamına güneş gibi doğmuştu ve “anneannem” derken sevgi yüreğinden geliyor. Bana da “Müyesser teyzem” der. Biz hepimiz Can’a, Can da bize ait. Çünkü o ailenin sayılı erkek üyelerinden birisi. Bora ağabeyini görünce pek keyiflenir: “Adamım geldi” diyerek.

Bir gün evin önünde arkadaşlarla oturuyoruz. Can her zamanki gibi çevreyi şöyle bir dolaşmaya çıkmış. Konuklar Can’a ilgi gösterdiler ve sordular: “Büyüyünce ne olacaksın?” Can nefes almadan yanıt verdi: “Tasarımcı olacağım. Önce araba tasarlayacağım. Sonra uçak” Konuklardan biri: “Aferin sana ne yapacağını biliyorsun. Benim kızım ve damadım araba yarışlarına katılıyor. Dilerim onlara da bir araba tasarlarsın.” Can sevinerek ayrıldı ve Legolarının yanına giderek yeni tasarımlara doğru yol aldı.

“Müyesser teyzem, ben tasarım fuarına katılacağım. Ama tereddütlerim var. Galata Köprüsünün üzerinde olacakmış fuar. Benim tasarımım olan arabalar oraya kadar nasıl gidecek? Bir türlü çözüm bulamadım. Bu arabaları nasıl çalıştırıp köprüden geçireceğim?” Anneannesi: “Tatlım, yaptığın soruna bak. Senin tasarımın olan arabaları baban götürecek sana orada bir stant verecekler. Sen de orada sergileyeceksin”. Düşündü: “Doğru ya ben arabanın motorunu da tasarlamıyorum ki, şimdi rahatladım devam edebilirim çalışmaya” dedi.

Can’ın tasarladığı her araba ayrı özellik taşıyor. Biri diğerine benzemiyor. Bir tasarım için günlerce düşünüyor ve öyle karar veriyor. Onunkiler büyüleyen tasarımlar…

Geçen Mayısta İstanbul’daydım. Çoğunlukla Can’larda kaldım. Evin her yeri Can’ın tasarımları ile bezenmiş. Adeta evin içinde sergi açmış. Evde hiç kimse el sürmüyor, yerini değiştirmiyor. Bir gün tasarımlarından birini koltukta unutmuş. Ben de üzerine oturmuşum. Öylece kaldırdım. Okuldan geldi hemen o tasarımını aradı. Ben de bozulduğunu öylece kaldırdığımı söyledim. Can çok kızdı, bağırmaya başladı. Ben de toplanmaya başladım: “Oya’yı çağırayım. Beni alsın, ben gideyim. Sen herhalde beni istemiyorsun.” Hemen arabayı yeniden tasarımladı. Boynuma sarıldı: “Müyesser teyzem, yanlış anladın. Bak hemen yeniden yaptım. Sakın gitmeyin. Okulda çok sinirlenmiştim onun için kızdım, bağırdım. Sakın gitme. Oya teyzemi aramadın değil mi?” Sonunda anlaştık.

Can’ın tasarım sergisine gidemedim ama gazetelerde çıkan söyleşilerini okudum. Sabah Gazetesinde yayımlanan söyleşisini kendisi yapmış Gülderen’le İsmail biz ne zaman böyle bir söyleşi yaptığını bile fark edemedik ama okuyunca çok memnun olduk diyorlar.

“Geçtiğimiz hafta Balat'taki Eski Galata Köprüsü üzerinde düzenlenen İstanbul Design Week (İstanbul Tasarım Haftası) 84 firma, 65 yerel tasarımcı, 13 uluslararası ve ulusal sergi ve 10 üniversiteyi bir araya getirdi. Sergilenenler arasında en akılda kalanlardan biri 'Can'ın Arabaları by Can Demirel' oldu. Can Demirel dokuz yaşında. Üç buçuk yaşından beri otomobil tasarımcısı olmak istiyor. Her gün Lego bloklarından kendi tasarımı olan yeni otomobiller üretiyor. Bu etkinlikte bulunma sebebini "Burada olmak istedim çünkü ben araba tasarımlarını seviyorum. Hayatım boyunca arabaları ve uçakları sevdim. Dünyadaki arabalar ve uçaklar da güzel ama ben onlardan daha güzelini yapabileceğimi düşünüyorum, " diye açıklıyor.
Evet, Can bu söyleşisinde de belirttiği gibi dünyadaki arabaları ve uçakları tasarlamak istiyor.

Cumhuriyet Gazetesinde yaptığı söyleşide ise Can: “Matematikle arasının iyi olmadığını, tüm okulları geçip üniversiteye gitmeyi istediğini” söylüyor. Ben de bu söyleşiyi okuyunca “Alacağın olsun Can. Bu yaz seninle matematik çalışmalıyız. İyi bir tasarımcı aynı zamanda iyi bir matematikçi olma zorunda. Yoksa tasarladığı arabalar rüzgârın gücüne nasıl dayanır? Parçalanmadan senin beğendiğin Ferrariler nasıl yol alır?”

Can artık büyüyor, o zaten birden büyümek istiyor. Bütün okulları bir gecede geçip üniversiteli olmak istiyor.

Yeni yaşın kutlu olsun sevgili Can.

Sen bizim gözbebeğimizsin.

Nice yıllara, seni çok seviyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Müyesser Hanım, bilmiyorum farkında mısınız? Bu blog sizin Milliyet Blog'da yayında olan 100. blogunuz. Kutluyorum. Saygılarımla.

Aydın Tiryaki 
 16.12.2007 21:47
Cevap :
Evet özel olsun istedim ve Can'ı yazdım. Dikkatiniz için teşekkür ederim. Sevgilerimle...  17.12.2007 8:48
 

Can örneğinde olduğu gibi, çocukların ilgi alanlarına değer verilmeli ve onların yaratıcılığına destek olunmalıdır. Ben de sağlıklı bir yaşam diliyorum. Saygılarımla...

Aydın Tiryaki 
 16.12.2007 21:41
Cevap :
Haklısınız tasarım fuarı olduğu günlerde tüm televizyonlar orada röportaj yaptı maalesef Sabah gazetesi ve Cumhuiryet gazetesinden başka hiç ibir medya kuruluşu Can'ı fark etmedi. Ama Can çalışmalara devam ediyor. Şimdilerde bilgisayarının üzerinde bir takım çalışmalar yapıyor. Bir anlatışı var. Gözlerinden ışık yayılıyor...  17.12.2007 8:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 222
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1352
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster