Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '06

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
6903
 

Büyüleyici mimari yapılar

Büyüleyici mimari yapılar
 

Travel+Leisure'dan Ray Barreneche, görülmesi ile beraber dünyaya bakışımızın değişeceğini umduğu, Roma'dan Kyoto'ya, 12 tane büyüleyici mimari yapı seçmiş.

Tac Mahal: 1632 yılında İmparator Şah Cihan, en sevdiği karısı olan Mümtaz için, bu ünlü anıtmezarın yapılmasını istedi. Hint, Pers ve İslam dizaynının birarada buluştuğu bu Moğol mimarisi, hatasız profilini yansıttığı sakin su gölcüklerinin arasına oturmuş.

Brasilia: 1960 senesinde, başkan Juscelino Kubitshcek Brezilya hükümetini Rio'dan, Lucio Costas'ın esas planındaki çok geniş ekseni çerçevesinde, Oscar Nyemer tarafından inşa edilmiş şahane binaların bulunmasıyla, manzarasının Modernist olarak tanımlanan, bu şehre, yani ülkenin yeni başkentine taşıdı.

Altes Müzesi, Berlin: Eski Müze, kraliyet koleksiyonuna dahil olmak üzere inşa edilmiş ilk müzeler arasında yerini almak için, 1823 yılında Karl Frederich Schinkel tarafından tasarlandı. Binanın ön yüzündeki İyonya tarzındaki 18 sütun, Atina'daki Attalos'un Stoas'ı eserinden esinlendi. Bu yapı, Schinkel'in antik mimariyle ilgilendiğini gösterir ve Neoklasik stildeki 19. yüzyıl müze tasarımına bir örnektir.

Panteon, Roma: Bu anıtsal yapı, Romalı bir konsül olan, Marcus Agrippa tarafından M.Ö. 27 yılında inşa edildi. M.S. 125 yılındaki büyük yangından sonra Hadrian tarafından tekrar inşa edilen yapı, M.S. 609 yılında bir kilise olarak kutsandı. Sıra sıra sütunlar kullanılmış olan kemeraltı bölgesi, mimari jenerasyondan esinlenmiş olup; tepesindeki cennete dik bakan gözüyle beraber bulunan tavandaki dairesel mimari şekil, klasik oranların saf bir anlatımı olarak duruşunu sergiler.

Aya Sofya, İstanbul: Kutsal bilgeliğin kilisesi olarak Konsantinopol'un en üstündeki bir kubbe olarak yükselen bu yapı, M.Ö. 532 yılında yapımına başlandıktan sonra, dünyadaki en büyük kilise olma unvanını 1000 sene sonra inşa edilen Aziz Peter Kilisesi'ne kaptırır. 1453 senesinde Osmanlılar tarafından fethedilen Bizans kilisesi, eklenen minareler ve incelikle işlenmiş olan mozaiklerin sıvanmasıyla, camiye çevrilir. Mozaiklerinin göz alıcı bir şekilde restore edilmesiyle beraber, kültürlerin kavşağındaki bu yapı, bugün bir müzedir.

Chichen Itza, Meksika: Yucatan yarımadası ve kuzey Orta Amerika'nın tropikal düz arazileri, Maya ve Tolteklerin harabeleriyle doludur. Bunlardan çok azı, Chichen Itza kadar büyüktür. Alanda bulunan piramitler, top sahaları, sarayların varlığı, Kolomb'dan önce varolan ve yüzyıllar boyunca gelişmiş olan gelişmiş bir medeniyet hakkında şüpheye yer vermez.

Sir John Soane's Museum, Londra: Bank of England ve Dulwich Picture Gallery'nin de inşasını yapmış olan mimar John Soane, 1792den 1823e kadar birbirlerinin çok yakınında bulunan üç evi; Mısır mumyalarını içine koymak için yapılmış tabutlar, Roma mermerleri, ve ressam William Hogarth'ın "A Rake's Progress" adını verdiği serilerindeki tablolar gibi hazinelerle doldurarak yeniden inşa etti. Bu müzede sergilenen eşyalar,bir uzmanın mirasından parçalar taşımakta olup, aynı zamanda, zeki tasarımının bir koleksiyoncunun iştahını kabartmasını içinde barındıran özel bir evin özelliğini taşımaktadır.

Pavilion, Barcelona: Bir 20. yüzyıl tasarım ikonu olarak Barcelona sandayesi, bir şaheser olarak 1929da Barcelona Uluslararası Sergisideki, Alman Milli Pavilion'unda doğdu. Pavilion alanını ve sandalyesini dizayn eden Ludwig Mies van der Rohe, binayı inşa ederken, açıklığın konseptini plan olarak somutlaştırdı ve inceliğin kusursuzluğunu tanımlayan renk ve malzemelerle cam duvarlar, traverten, yeşil mermerler, altından yapılmış damarlı akikler ile binayı kuşattı.

Guggenheim Museum, Bilbao: 1997de açıldıktan sonra, eleştrimenler tarafından titanyum kütlesi olarak 20. yüzyılın en harika yapılardan biri olarak lanse edildi. Bu Bask şehrinin, rejenerasyonu için bir katalizörü olarak, yapı, konumu itibariyle şu ana kadar sahip olduğu akıcı bağlantısıyla yakın bir dost olduğunu iddia ediyor. Sahip olduğu gümüşümsü kuyruğu,devasa bir metal balık gibi bir köprünün altından ortaya çıkarıyor ve sahip olduğu kıvrımları Nervion nehrini kucaklıyor.

Vals Spa, Vals, İsviçre: Güneydoğu İsviçre'de uzak bir tepede, çağdaş mimar Peter Zumhtor, gurur verici ülkede antik bir termal küvet ortaya çıkardı. Aydınlığın ve gölgenin karşılaştırılmasında, özellikle kuvars örtülerle kaplı mağaralarda havuzlar, tecrübenin de sayesinde doluyor. Dışardaki karşılarştırılamaz Alp manzarası, birkez daha doğanın üstün bir mimar olduğunu hatırlatıyor.

Ryoanji Tapınağı, Kyoto: Eski İmparatorluk başkenti tapınaklar ve bahçeler ile dolu olup, geç 15.yüzyılda Ryoanji( Barışçı Ejderin Tapınağı), sade basitliği ile ayakta durmaktadır. Duvarları içindeki avlusu, Zen bahçesine mükemmel bir örnek oluşturan, çakıllı bir deniz ile kuşatılmış 15 geniş ve yosunlu kayadan başka birşey barındırmaz.

Falingwater, Bear Run, Pennsylvania: 1991 yılında, Amerikan Mimarlık Enstitüsü, bu 1939 yapımı evi," Amerikan mimarisinin, gelmiş geçmiş en iyi örneği" olarak oyladı. Frank Lyod Wright, bu yapıyı, etrafındaki çıkıntıları göstermek için,bir hayli yüksek kayadan tabana da kapsayacak şekilde uzananacak ve mimarinin doğayla nasıl da entegre olabileceğini tekrar göstermek için inşa etti: Hızlıca akan bir çağlayanın üzerine cüretkarca desteklenmiş sıraevler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3579
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster