Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
303
 

Büyümek özgür hissetmektir

Büyümek özgür hissetmektir
 

Ayaküstü pencere önünde fincanındaki kahvesini yudumlarken, birdenbire ergenliğe yeni girdiği yıllarda, sırt ve bel ağrısından dolayı doktora gittiğini anımsadı. Doktor büyüdüğünü ve boyunun uzamasından dolayı ağrıları olduğunu söylemişti. Hatırladığı kadarıyla büyümek çok sancılıydı. Bu günlerde ruhunun da boy verdiğini hissediyordu .
Büyümek kuş gibi özgür bir ruha erişmekti belki. Bir kuşun yolculuğu gibiydi bazen; Sanki doğru yere konabilmek için uçmuş durmuştu yıllarca. Ama yanlış bahçelere uğramış, yanlış dallarda sabahlamış ve yanlış çeşmelerden su içmişti. Rüzgara karşı kanat germişti adeta. Menzili hep belli olup, yolu yanlış zamanda yanlış yerde konaklayarak geçirmişti bazende. Yeni farketmişti; gereksiz yere üzülmek yolu gereksiz yere uzatmakmış. Oysa kendi ağırlığından kırılacak kadar ince dallarda soluklanmak, zamanla her şeyi ve herkesi anlamak gibi bir şeymiş.
Meğer bugüne kadar etrafındaki bir sürü insan gibi o da katettiği yollara dönüp dönüp baktığı için bir türlü yolun ilerisini görememiş. En basiti, hayal kırıklığı yaşatmasına rağmen değer vermekten, önemsemekten vazgeçmemek, bile bile yanlış yönde ilerlemek gibiymiş. Oysa hayal kırıklığı yaşattıysa, bir şeyler zaten yanlış ve eksiktir. Yalan dolandır bütün gerçekler. Samimiyetsizdir. Çünkü kimse bile bile iyi niyetle üzmezki. İyi niyetli olan üzeceğini bile bile o yola girmezki.
Önce anlamaya çalışmalıydı yenilgileri, ayrılıkları, hayal kırıklıklarını, ihanetleri. Belkide doğru yola devam edebilmek için en önemlisi, hayal kırıklığına vesile olanların özündeki samimiyetsizliği kabullenmekti. Yada yükseklerde uçarken yanında eşlik edenlerin, alçaldığında kendisine eşlik etmemelerini anlamaktı. Yani sonucu ne olursa olsun kabullenmesekte asıl kilidin anahtarı anlamaktı. Anladığımızda, saygıyı esas anlamıyla eyleme dökmekti erdemlik. Kabullenmesekte saygı duymak. Ve saygı duyduğumuzda dert etmemeyi, sorun etmemeyi, geçmişi hala bugün’de yaşatmamaya çalışmaktı gelişmek. Geride kalanları affetmekti asıl mesele. Affedebilmek içinde bazen aynı duyguları yaşamalıydı, önce aynı istikamette uçmaya çalışmalıydı insan. O zaman anlar, saygı duyar ve affederdi. Vakti geldiğinde de geçmişten arta kalan bütün deneyimlerle yola devam ederdi.
Başkalarını affetmeye çalışırken belkide önce sadece kendi hatalarının farkına varmak, onları özümsemek ve sindirmekti büyümek. Önce kendini anlamak, kendini saymak ve kendini yanlış bahçelere uğradığı, yanlış dallarda sabahladığı ve yanlış çeşmelerden su içtiği için affetmekti kuş gibi özgür hissetmek. Kuş gibi özgür ve güçlü hissetmekti büyümek.

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir insanın kendi bahçesi olsa içinde kendi agcları birde çeşmesi olsa bir başka bahcede uçmak için kanat çırparmıydı.bazen başka bir bahçede yedigin meyvanın dalında açmaktır gözünü kanarcasına susayıp bhçeden içmektir o suyu.her bahçenin tadı farklıdır.başkalarını affederken kendi gunahlarımızdan da arınıyoruz.belkide bir bencilliktir affetmek.

narminedakraminadnar narminedakraminadnar 
 19.08.2014 5:22
 

'kabullenmesek de asıl kilidin anahtarı anlamaktı' cümleniz çok etkileyici, tespitlerin izde öyle. Duygularınıza sağlık, sevgi ve selamlarımla...

Mukaddesçe Konuşan Satırlar 
 17.08.2014 10:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 716
Kayıt tarihi
: 28.04.14
 
 

Sorgulamadan geçen bütün fikirler yazılmalı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster