Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '21

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
37
 

Büyümek

Büyümek Küçüktüm. Hayal gücümün sınırlarını zorlayarak yaşıyordum. Hep mutlu düşünürdüm kendimi. Hayalimdeki ben elinde oyuncaklarıyla annesinin kucağındaki kızdı. Paramparça yaşadım hayatı. O yüzden cümlelerim biraz kırık benim. Göz kalbin aynasıydı sonuçta. Kimlere ulaştı kalbimin kırıklığı bilmiyorum ama bu en sevdiğim oyuncağımın kırılmasından daha kötüydü. Evet dün gibi hatırlıyorum oyuncak arabamın kırılışını. Hıçkıra hıçkıra ağlayışım hâlâ kulaklarımda. Ama büyüdükçe daha az ağlıyor insan. Daha kötü şeyler oluyor, çocukluğundaki gibi annenin eteklerine sarılıp ağlayamıyorsun. Rahatlayamıyor ki insan ağlayamayınca da. Hep bir kaybediş hep bir birikim. Biriktikçe ağırlaşıyor gönlünüz daha az insanı sevebiliyorsunuz. Oysa çocukken herkes iyiydi gözünüzde. Bilmiyordunuz bunları. Öğrenmemiştiniz, tecrübe etmemiştiniz. Oysa ki annenizin sizi sütten bıraktırmaya çalışırken ağzınıza gelen acı biber acısında da bulabilirsiniz bunu. Büyüyeceksiniz, büyüdükçe de özgür hissetmek uğruna uzaklara gideceksiniz.

Geldiğinizde anneniz sizi şımartıcak, onun gözlerinde hâlâ 5 yaşında elinde arabasıyla oynayan çocuksunuz. O sizi şımarttıkça da kalbinizin bi köşesi hâlâ çocuk kalacak, büyümeyecek. Ta ki anneniz ölene kadar. O gün sadece annenizin kaderi değil sizin de kaderiniz. Çünkü o gün insanın olgunlaştığı, çocukluğunu hissettirecek insanın hayattaki yolculuğunun bittiği gün. Zaten ilk önce sütten sonra ilgiden en son sevgiden kesilmiyor muyuz? Başkalarına yaslıyorsunuz başınızı başkalarında arıyorsunuz kendinizi ama kim size o saf çocukluğu verebilir ki. Sosyal olarak olmasa da ruhen yalnızlaşıyorsunuz. Bir aile kuruyor derdinizi ve sevginizi katlıyorsunuz. Büyüyorsunuz işte. Annenizin size davrandığı gibi davranıyorsunuz çocuklarınıza, belki de istemeyerek. Çünkü böyle gördünüz ondan.Siz daha büyümemişken yaptıkları yanlış gelse de artık sizin için ne kadar doğru kararlar verdiğini anlıyorsunuz. Büyüyorsunuz. Yaşlanıyorsunuz işte. Fatih Duman'ın Pir kitabında da dediği gibi 'yaşamak, yavaş yavaş yaşlanmak'

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 53
Kayıt tarihi
: 16.12.19
 
 

Zaman su gibi akıp giderken yaşadıklarımın bana kattığı duygu ve düşünceleri kalıcı hale gelmesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster