Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
667
 

Büyümek

Büyümek
 

.


Bir ses seninle aynı yarımadadayız diyor

Ve yitiyor sonra Pera’nın eski bir sokağında

(İlhan Berk)

Bir kadın ve bir erkeğin kullandığı sözcüklerin gideceği yer farklıdır. Aynı sözcükler olsa da bunlar. Aynı şartlarda, aynı noktadan bırakılmış olsa da, aynı tonu yakalasa da.

Sözcüklerin üzerine binlerce yılın kalıtsal özellikleri bulaşır ve kadın tüm kadınların ağzıyla ve erkek tüm erkeklerin ağzıyla sesini giydirir. Ayrı yerlere kapı açar “gel” sözcüğü, ayrı haritalar kılavuzluk eder “kal” sözcüğüne.

Aynı sözcüklerin ağzımızdan döküldüğü akşamın sabahında, beni kentinden uzaklara taşıyan bu yolda, mahmuzladığı atın hızını arttıramayan binici hırsıyla bu otobüste oturuşum neden?

Bir yerlerde bir hata var. Eksik bırakılmış bir şey. Yanlış zamanda anlatılıyor masal. ‘O dönemi geçtim anne ben. Uyudum uyandım, sen geç kaldın’ diyemiyorum. Yanlış kurbağaları öpüyor prensesler, o kurbağa bir nilüferin yaprakları üzerinde uyuyakaldı. Öptürmeden kendini.

Nilgün Maramara’nın ağzıyla mırıldanıyorum. Gitmeden önce dünyaya fırlattığı sözcükleriyle;

Ne zamandır ertelediğim her acı,

Çıt çıkarıyor artık başlıyor yeni bir ezgi

Tüm yolculukların başlangıcı, bilincin devreye girmesi demek, büyümek. “gel” sözcüğünün altını kazımak demek. “kal” sözcüğünün üstündeki tozların silinmesi gerektiğini bilmek demek. Bıçak keser, ateş yakarmış demek, büyümek.

Gün ağarmadan veda sözcükleri yazacak kağıt aramaktır büyümek.

Yeni güne birlikte uyanamayacağını bilmektir odanın duvarlarına sinen tüm o pembeli, mavili vaatlere rağmen.

Henüz fark etmemişken yanındaki boşluğu ve bu yüzden henüz düzenliyken nefes alış verişi, kenti ona bırakabilmek demek.

Yeni kentlerde gün doğuşu armağan etmektir kendine, büyümek.

Masalları artık ezbere bilmektir büyümek.

“Senin ağzın neden bu kadar büyük?” sorusuna gelmemektir büyümek.

Kurulan güzel cümlelerin sonuna çengellenen “ama” sözcüğünün her şeyi olumsuzladığını, geleceğe köprü kurmadığını bilmek demek.

Sana geldiğim yolda değilim şu an. Senden dönmüyorum, senden gidiyorum. Sana gelirken bıraktığım o saf heyecan kırıntılarını ezdiremezdim bulunduğum otobüse. Onları serpen akıllı çocuk büyüdü.

Sevgilim aşk da uyar çevreye

Ve kendine parlak bir yalan arar… (Metin Altıok)”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve bu bilince vararak yola devam etmek de güzel ve daha az yaralayıcı. Bir de büyüdüğünün ısrarla farkına varmak istemeyerek çocuksu düşlerini ( ta ki düş kırıklıklarına uğrayana kadar) sürdürmeye çalışan -ben gibiler-lara ne demeli?Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 27.05.2008 10:40
 

Ne güzel anlatmışsınız büyümeyi.... İnce bir sızı oturdu yüreğime.... Büyümüşüm.... Yüreğinize sağlık.... Sevgiyle....

Filiz Aydın 
 23.01.2008 11:15
 

çok hoş bir dil kurmuşsunuz yazınızda, izlemeye devam edeceğim, tebrikler. sana küçük bir sır, sanırım ben hala büyüyemeyenlerdenim, ve hala masalları çok severim:) sevgilerle...

ilke Veral Coşkuner 
 23.01.2008 0:40
Cevap :
teşekkür ederim... halen Alice ile dolaşmaktayım, karşılaşırız belki masalın birinde:) sevgiler  24.01.2008 13:09
 

Pek kolay olmuyor işte. Arkamızda bıraktığımız heba zamanlar, gelecekte heba olacak zamanlarımıza ilham oluyor. Belki biraz az, belki biraz daha fazla. Ve bir gün aaa ne çabuk geçmiş zaman diye ve belki hala büyüyemeden ölüp gidiyoruz. Heba olan zamanlarınızı minimize edebilmeniz dileğiyle.

Ayrıntıda gezinmek 
 22.01.2008 23:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 625
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Safça eski konuklarını bekleyen sahil pansiyonlarından birine kaydımı yaptırabilirim. Yine boşaltmam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster