Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
56
 

Büyünün Analizi

     Büyü konusu adı itibariyle korkulan, kaçınılan, uzak durulan bir konudur. Ancak bir taraftan da cazibesini hiç yitirmez. Kapsadığı alanlar ve masumca yakalama halleri bile vardır. İyi bilmek özümsemek ve farkında olarak korunmak lazım.

      Bakara suresi 102. Ayette büyünün varlığına ve Allah’ın izni olmadıkça etkisinin olamayacağına yönelik ayetler var. (Kuran’da bir çok başka yerde büyü konusu mevcut)

      Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi.

       Bazı sahih olmayan hadislerde Hz Muhammed’in büyülendiğine ve onun üzerindeki büyünün Felak ve Nas suresi ile açıldığına dair Hz Muhammed’in Hayatı adlı eserlerde siyere geçmiştir. Bu kesinlikle doğru değildir. Büyünün etkisinin Allah’ın izniyle olduğunu yukardaki ayette okuduk. Ayrıca müşrik Arapların Hz Muhammed’e yönelik “Sen büyülenmişsin, cinlenmişsin” sözlerine Kuran’da Allah “Sen büyülenmiş değilsin” diyerek cevap vermesi yıllarca siyer içinde bulunana Hz Muhammed’in büyülendiği meselesinin doğru olamayacağını bize anlatmaktadır. Zira sahih olmayan hadisler derken de kastedilen budur. Bir kere bile  Hz Muhammed’in büyülendiğini kabul etmek inkarcılara kapı açar ve bunun sık sık yaşanmış olabileceğini savunmalarına sebep olabilir. Allah ayetle bunu baştan engellemiştir.

       Büyü konusu gündemini yitirmeyen sürekli revaçta olan bir konudur. Bugün hala hoca olduğunu savunan bir sürü insan büyü yaptığını ya da yapılan büyüyü bozduğunu dile getirerek cahil insanlardan yüklü miktarda paralar almaktadır. Bunda biraz da insanların rahata düşkün olması, kendini masum çıkarma isteği gibi nedenlerde var.

     Mesela “büyü yapmışlar kocam, karım, sevdiğim her neyse beni terk etti geri getirebilir misin” Burada  hem kişi hem kendini temize çıkarıyor yani ben masumum benim yanlış davranışlarımdan dolayı gitmedi birlikte olduğum kişi büyü yapıldığı için gitti diyerek. Bir de tembellik var yine, ben çaba harcamayayım, özür dilemeyeyim, hatamı kabul edip gelmesini isteyerek küçük düşmeyeyim (hocaya) sen geri getir. Büyü ile kolayca, sorgusuz özürsüz.

     Bu sayede hem itibarı zedelenmemiş oluyor hem itibar kazanıyor büyülenmiş uğraşılan kişi olarak ve hakkı doğuyor büyüden medet ummaya ve kolaylık sağlamaya. Oysa ne büyük vebal alıyor azıcık dünya menfaati için.

     İkili ilişkilerde  giden kişiyi büyü ile geri getirmek ya da büyü ile yanında tutmak, büyü ile kişiyi uzaklaştırmak ara açmak ta aynı. Bu davranışlar hiç etik ve ahlaki değildir aynı zamanda güzel değildir zorla yapılan bir şey nasıl güzel olabilir ki.

     Büyü konusu sadece hocaların konusu değildir. Günümüzde kullanılan en güçlü büyüleme aracı Medya’dır. Bazı kötü niyetli Medyatörler bizleri kendileri gibi düşünmemize yönelik dizi, reklam v filmleri göstermektedirler. Bu şekilde ihtiyacımız olmayan ürünleri aldırmakta kapitalist sisteme hizmet ettirmekteler.

     Diziler çocuk çizgi dizilerinden itibaren bozulmayı hedef alarak ilerlemekte, maddi zenginlik hedef gösterilerek buna giden her yol nerdeyse mübah gösterilmekte. Moda büyüsü ile giyim kuşamda ahlaki olmayan boyutlar ve yüksek fiyatlar normalleştirilmekte.

     Büyü ve büyücülük denilince korkmamalı ve bunları da bu kapsamda görmeliyiz.  Medyadaki saptıran, yavaş yavaş ahlakımızı, değerlerimizi elimizden alan yorumlar, reklamlar, çizgi filmler, dizilere dikkat etmeliyiz. Büyü evimizde, TV ekranlarında ve dikkat etmezsek çok kolay büyülerler bizi.

      Bankacılar da modern tehlikeli büyücülerdendir. Hemen hemen her ay aldıkları seminer ve eğitimlerle müşterilere nasıl yaklaşacaklarını ve hiç ihtiyacınız olmadığı halde banka ürünlerini nasıl satacaklarını çok iyi bilirler.

      AVM’ler de büyülü mekanlardan. Gerek TV gerek Sosyal Paylaşım Sitelerinin bombardımanından kaçarak iyi hissettiğimiz AVM’ler tam da av olduğumuz yerdir aslında.

     Tüm bu tuzaklardan kurtulmak için olabildiğince alışverişimizi abartmadan hızlıca halledip banka ve AVM’lerden uzaklaşmak  gerekli. Zira kapitalizm en büyük büyücüdür.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 371
Kayıt tarihi
: 22.05.11
 
 

37 yaşındayım. Çankırı'da doğdum. Yurt dışında yaşadım. Evliyim ve 2 çocuğum var. A.Ü Turizm-Otel İş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster