Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
652
 

Büyüyemeyen Çınar

Büyüyemeyen Çınar
 

Çınara olan düşkünlüğüm ta çocukluk yıllarıma dayanır.Kim bilir belki de doğanın doktoru olacağım çırpınışlarında bile, çocukken annemin elinden kurtulup, koşarak Yeşilırmak boyundaki çınarların yüzyıllık gövdelerinde açılmış olan kovuklarına saklanmış olmamın izleri vardır. Ne büyük keyifti benim için, o koskoca ulu çınarların içine dalmak,ondan bir parça olmak,onun içinde kaybolmak.

Yıllar sonra ise Çınar bambaşka bir anlam ifade eder oldu bana. O çocukluk anılarımdaki ölümsüz, içlerindeki büyük boşluklara rağmen yıllara meydan okuyarak dimdik ayakta duran, ulu ağaçlar olan çınarların yerine başka bir Çınar gelip yerleşti hafızama.

Artık Çınar kelimesini her duyduğumda, her okuduğumda çocukluğumun ulu ağaçlarına gitmiyor aklım. Aşk çocuğu, sevda fidanı Çınar’a gidiyor. Onun masum yüzüne, ışıl ışıl sarı saçlarına, mavi mi yeşil mi diye konuştuğumuz gözlerine gidiyor. Hep derin ve sakin bakardı o güzelim gözleri. Büyüdüğünde bildiğimiz o ulu çınarlar gibi yapılı olacağını düşünürdük. Ama o küçük fidan olarak kaldı. Göremedik büyüyüp serpilmesini, hayata dal kök salmasını.....

17 Ağustos 1999 da toprağa gömdük ailenle seni minik Çınar. Hangi doğa parçasında filizlendiniz, hangi bahar çiçeğindesiniz, hangi kelebeğin rengindesiniz.... Her baktığım yerde daha hayatlarının baharında olan annenle babanı, daha minicik fidan olan seni görüyorum...Yüreklerimizdeki yeriniz aynen duruyor canım dostlarım. Ama siz neredesiniz? Hangi toprak zerresinde, hangi bahar dalındasınız? Umutlarınız nerde, hayalleriniz nerde?....Nerde o güzel sevgi dolu gözleriniz, dost sözleriniz nerde?...Siz yoksunuz ama sevginiz her daim bizimle.....

Ne güzel olurdu Sarıyer’de bahar, hayatımızın baharındayken.

Gerçi siz hep baharda kaldınız dostlar, hep bahar tazeliğinde, hep bahar sevincinde, hep bahar kokusunda...O nedenle sizlere doyamadık, doyamayacağız da...

Karlı kayın ormanında,
Yürüyorum geceleyin...
Efkarlıyım efkarlıyım,
Elini ver nerde elin....

Beraber, hep bir ağızdan söylediğimiz günlerin anısına...

fotoğraf:http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=8101&page=162

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Facebook'a bir türlü ısınamadım, çok da sık girmiyorum bu yüzden ama bugün gireceğim tuttu ve bu hüzünlü öyküyle karşılaştım. Yorumsuz kuru bir selamla uzaklaşayım bari:)

Matilla 
 20.07.2013 16:49
 

Yadetmeden geçemedim gözümde iki damla yaşla...O günlerin anısına o günlere... o gençlere...selam olsun Sevgili Doğa Hanım.

Abla 
 09.04.2007 23:49
Cevap :
Teşekkür ederim Sevim Hanım. İçimde var olanı paylaşabildim nihayet cesaret edip de...Bu güzel günlerde insan yüreğini ısıtan dostlarını anmadan edemiyor. Zaten onlar hep doğadalar, her bahar kokusunda, her ağustos böceği ötüşündeler..Sevgilerimi gönderiyorum bu güzel İzmir sabahında bahar yeliyle.  10.04.2007 9:36
 

çok güzel olmuş ellerine sağlık..sevgiyle kal

Dorian 
 09.04.2007 22:38
Cevap :
Çok teşekkür ederim...Baharın güzel coşkusunda anmadan geçemedim..Sevgi ve selamlarımla.  10.04.2007 9:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 351
Toplam mesaj
: 95
Ort. okunma sayısı
: 1318
Kayıt tarihi
: 27.12.06
 
 

Her daim doğa ile yaşayan biriyim.. Çünkü işim doğa ile iç içe olduğu gibi evimizde de doğa ile bera..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster