Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '13

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
469
 

Buz dağının görünen yüzü, dershanelerin kapatılması üzerine...

Buz dağının görünen yüzü, dershanelerin kapatılması üzerine...
 

Koalisyon dershane yüzünden oldukça seviyeli(!) bir manşet savaşına girişti. Öyle bir kavga ki “aynı davanın hizmetkarları” dershaneyi savunurken “Peygamber bile kıbleyi şaşırdı, Kudüs yerine Kabe’yi kıble yaptı” mealinde derin fikirlerini sosyal medyada paylaştılar. Tepki öylesine yoğundu ki söz konusu twet silindi, yazanı “hesabımı ele geçirdiler on saatte zor kurtardım” diye açıklama yaptı. Hizmette sınır olmadığı gibi dershane üzerinden iktidar ile girişilen kavgada sınır yoktu; “hizmet/cemaat/camia” destekçileri “Oslo görüşmeleri sırasında hükümetin dershaneleri kapatacağına dair mutabakata vardılar, PKK’ya söz verdiler” bile dediler. Dershaneler olmasa memleket şıp diye bölünürdü yani. Dershanelerin yararları o kadar çoktu ki eğitimde “fırsat eşitliği” ancak dershaneler sayesinde gerçekleşiyordu, falan filan. Kavga kızıştıkça yüksek perdeden birileri “Firavun” olarak suçlanıyordu… Kavganın temelinde dershane değil de Mavi Marmara’da iktidar ile ters düşen  ve Mit krizi ile kamuoyunun gündemine oturan “cemaat-iktidar” kavgasının olduğu yazıldı çizildi. Erdoğan “cemaatin ekonomik” damarlarını keserek “koalisyon içerisinde” bir zafer daha kazanmak istiyordu. Zaten devlet içerisinde emniyet, yargı başta olmak üzere “cemaat mensuplarını” görevden alıp yerlerine MHP’lileri yerleştiriyordu. Koalisyon içerisinde süren mücadele/kavga dershane ile iyice su yüzüne çıkmıştı. Dershanelerin kapatılmasını savunan Erdoğan taraftarları “Cemaat/hizmet/camia” mensuplarının “İsrail ajanı” olduğunu bile yazdılar. Devam edebilirim ancak süren kavganın ne kadar düzeyli seviyeli(!)  olduğuna dair internette her türlü bilgi mevcut. Ben bu yazıda sadece birkaç uç örnek vermekle yetineceğim… Gelelim dershane konusundaki görüşlerime. Eğitimde nitelik sorununu çözemezseniz dershanelerin varlığını ortadan kaldıramazsınız. Asıl olan eğitimde niteliği artırmak, okullar bölgeler arasındaki dengesizlikleri ortadan kaldırmaktır. Eğitim çalışanlarının insanca yaşayacağı bir ekonomik refahı sağlamak; insanların cebindeki parası kadar itibar gördüğü memlekette, TBMM’de ne görüşüldüğünden haberi olmayan ve 20 bin lira alan vekillerin, ¼’ü kadar öğretmenlere değer vermek te (24 Kasım arifesinde) gerekir. Burada Atatürk döneminde vekillere zam yapılmasını isteyenlere Atatürk’ün söylediği  “Yapın ama öğretmenin maaşını geçmesin!” sözünü anımsatalım. Toparlarsak; dershaneler “emir komuta” ile eğitimin özelleştirmesini, dershanelerin özel okullara dönüşmesini sağlayarak  değil, eğitimin kamusal, nitelikli, herkese eşit ve parasız hale getirilmesi ile işlevsizleştirilmelidir, nokta.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tvde bu konuyla ilgili olarak başbakanın konuşmasını dinliyorum; eğer recep tayyip erdoğanın türkiye cumhuriyeti başbakanı olduğunu bilmesem bir tüccar konuşuyor diye düşünürdüm. '' verelim sana düşük faizli kredi, enerji harcamalarını da düşürelim (elinin ayası ile havada daire çizip sanki bir şeyleri toplarmış gibi parmaklarını avucunda birleştirerek devam ediyor konuşmasına) topla 10-12 bilemedin 13 öğrenci iyi tamam bizde geri kalanının parasını verelim işte tamam daha ne istiyorsun... '' bence de iyi de vatandaşa ne yararı olacak bunun? benden aldığın vergiyi teşvik için vereceksin sonra yine o dersane yerine özel okula dönüştür len ticarethaneye ben para ödeyerek yollayacağım çocuğumu? başbakanın bu konuda danışacağı danışmanları yok mudur var mıdır bilmiyorum herhalde konunun uzmanı bir danışmanı yok ki sadece gelire ve gidere odaklı çözümler üretebiliyor sadece.. umarım biri başbakana bu konuda gereken bilgiyi verir. yoksa olan velilere ve çocuklara oluyor

Meltem Şahin 
 25.11.2013 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster