Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
34982
 

Buz içinde 230 ölü dirilmeyi bekliyor…

Buz içinde 230 ölü dirilmeyi bekliyor…
 

Tüm dünyadan 230 cansız vücut, içi sıvı nitrojen dolu büyük metal silindirler içerisinde, eksi 196 derecede, tıbbın ilerleyip kendilerini yeniden dirilteceği günü bekliyor. Türkiye'den ise 1 kişi var...

ABD'de Oakland City'de yaşayan 71 yaşındaki psikiyatr Dr. Eugene Donovan, yakalandığı yemek borusu kanserinden kurtulamayacağı kesinleşince dondurulmaya karar verdi. Zaten hep ölümsüzlük peşinde olan, hayalci biriydi.

Eugene'in 10 Mart 1989'da Eugene iyice zayıf düşmüş, durumu daha da ağırlaşmıştı. Artık ölmeye hazırdı. Hatta hâlâ yaşadığına öfkeleniyordu. Sonunda 21 Mart 1989 sabahı öldü. Hemen işlemlere başlandı. Kanı damarlardan boşaltıldı. Ardından damarlar basınçlı steril suyla temizlendi. Eugene yalnızca başının dondurulmasını isteyenlerdendi.

O, bir gün tek bir hücreden bir insanın yaratılacağına, bilimin bu kadar ilerleyeceğine inanıyordu. Operasyonun en önemli aşaması nöroizolasyon aşamasıydı. Eugene'i hedefe götürecek olan bu aşamaydı. Bedeni ise geri gönderilip yakıldı.

Dünyada dondurulan ilk kişi 73 yaşında akciğer kanserinden ölen Amerikalı psikolog James Bedford'dı. Dr. Paul Segal'in 1992'de American Cryonics Society'nin sponsorluğunda California Oniversitesi'nde yaptığı şu meşhur deney bazı gerçekleri ortaya çıkarmıştı.

Dr. Segal, beagle cinsi sevimli köpeği Miles'ı dondurup tekrar diriltmeyi başarmış ve bu deney cryonicsist bilim insanları için o günden beri büyük bir ispat olarak sayılıyor. Miles kanı çekildikten sonra dondurularak öldürülmüş, 70 dakikalık klinik ölümün ardından kanı tekrar damarlarına enjekte edilerek oda sıcaklığına geri getirilmişti.

Üç buçuk yaşındaki köpek hayata geri döndüğünde tüm karakteristik özelliklerini olduğu gibi taşıyordu, alışkanlıkları ve huyları değişmemişti. Bu, dondurulan insanların bir gün yeniden canlandırıldığında hafızalarının yerinde olacağına ispat olarak gösteriliyor.

İnsan bedeni, önlem alınmadan dondurulursa buz kristalleri hücrelerin çevresini sarıyor ve su kaybına sebep oluyor. Gerilen hücre zarı yırtılıyor ve hücre parçalanıyor. Bunu engellemek için gliserol gibi donmayan kimyasallar kullanılıyor.

Ölü beden önce buz kalıplarıyla soğutuluyor ve göğüs kafesi açılarak vücuttaki kan damarlardan çekiliyor. Yerine eksi 50 derecede gliserol enjekte ediliyor. Vücuda yayılımı sağlanan solüsyon vücut ısısının da eksi 50 dereceye düşmesini sağlıyor.

Tüm bedeni dondurmanın bedeli 150 bin, yalnızca başı dondurmanın bedeli ise 80 bin dolar. Ödeme kolaylıkları da sağlanıyor. Önce bir hayat sigortası yaptırıyorsunuz. Sigortanızın primlerini ölene dek düzenli olarak ödüyorsunuz.

Ölümünüzden sonra kalacak olan toplu para yakınlarınıza ödenmiyor, bir miktarıyla dondurulma masrafları karşılanıyor. Geri kalanı ise faiziyle birlikte yeniden hayata döneceğiniz, yani buzların çözüleceği güne kadar sizin adınıza biriktiriliyor. Türkiye'den giden Güner Kuban, bu uygulamayı "Artık kefenin de cebi var" diyerek özetliyor.

Anlaşma imzaladığınız firma size bir bilezik ya da kolye veriyor. İçinde, beklenmedik bir şekilde ve yerde ölürseniz sizi bulanların nereye başvuracağı yazılı oluyor.

İzmir 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de ölümsüzlüğü arayan hayalcinin biriyim, nereye başvurmam lazım?

Kerim Korkut 
 25.12.2016 14:33
Cevap :
Merhaba, Siz artık yeni döneme, kayıtlar dolmuş:) Saygı ve selamlar...  25.12.2016 18:48
 

Enterasan bilgiler tabii, buna benzer bir film izlemiştim geçmişte şu anda ismini hatırlayamadığım.Bugünümüz bile belli değilken bunu düşünebilmek hayli zor. Teşekkürler paylaşımınıza

SAHAFÇA 
 27.04.2012 19:22
Cevap :
Merhaba, Bence asıl önemli olan insanların hayal bile edilmesi zor bu tür konular üzerinde uğraşması. Çocukluğumda okuduğum uzay dergileri şimdi gerçek:)) Saygı ve selamlar...  28.04.2012 12:43
 

Merhaba Osman Bey. Çok ilginç bilgiler. Teşekkürler. Selamlar...

Mesut KARİP 
 17.04.2012 15:04
Cevap :
Merhaba Measut bey, Yorum ve katkı için teşekkürler. Saygı ve selamlar...  17.04.2012 16:56
 

Dost, "zaman makinesiyle" seyahati düşlemişimdir de, bu ölüp dondurulmak, sonra diriltilmek pek iç açıcı değil... Vakti geldiğinde "bavulu toplayıp gitmek" en iyisi... Saygılar selamlar

UFUK KESİCİ 
 17.04.2012 8:12
Cevap :
Merhaba, Dost, bana göre de değil ama iki günde 5000 okunduğuna göre millet epey istekli sanırım. Saygı ve selamlar..  17.04.2012 12:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1637
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster