Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

12 Aralık '06

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
8022
 

Buzların altındaki kayıp uygarlık, Atlantis

Buzların altındaki kayıp uygarlık, Atlantis
 

Antartika kıtası, ilk kez 1820 yılında keşfedilmiştir ve bugün hala tam olarak heryeri araştırılamamıştır. Bilim adamları ve araştırmacılar, şu teorinin daha çok gerçeklik payı olduğunu savunmaktadırlar: “Buzlarının altında bulunan Antartika’da kayıp bir uygarlığın kanıtları olabilir...”

Eski yunan filozofu Plato’nun M.Ö. 4 M.Ö. 400’de bahsettiği Atlantis efsanesine göre: Atlantis, harika bir ülkeydi. Denizcilikle meşgul olan ve oldukça gelişmiş bir teknolojiye sahip uygarlıktı. Ayrıca, harika bir mimarlık ve göz alıcı bir başkenti vardı. Daha sonra, insanların materyalist felsefeleri yüzünden; yıldızlar yerlerinden oynamaya başladı, güneş diğer taraftan doğdu, depremler yeri yardı, ve yanardağlar lav püskürttü. Atlantis, üzerinde bulunduğu toprakla birlikte denize gömüldü ve sonsuza kadar haritadan silindi.

Plato’nun bahsettiği bu kayıp ülke Atlantis, Kanadalı çift olan Rand ve Rose Flem-Ath’ın toplamış oldukları bilgi ve araştırmalar (20 yıl sürdü) ve modern bilimin buluşları ve eski yazıtlar, bilgiler, haritalar ve mitler sayesinde, teorilerini destekleyen şu delillere ulaştılar: M.Ö. 10.000’ den beri kayıp uygarlık olan Atlantis’in buzların altında ve Antartika’da gömülü olduğunu gerçeği... Yani, eğer dünya kabuğu 10.000 yıl önceki gibi 3200 km. yer değiştirirse Antartika bölgeside kayacaktır ve bu noktadan yola çıkarak, Plato’nunda bahsettiği Atlantis, Antartika’da okyanuslarla çevrili bir yer olmalıdır.

Flem-Ath çifti, Atlantis’in Atlantik’te ve Akdeniz’de olduğu hakkındaki teorileri çok iyi incelemişler ve başka ihtimaller üzerinde durmaları gerektiğini de görmüşlerdi. Onların yeni teori için çıkış noktası, 1953 yılında Amerikan akedemisyeni Charles Hapgood tarafından öne sürülen ve sadece Albert Einstein tarafından desteklenen jeolojik bir teoriydi. Charles Hapgood, bir zaman sonra artan ağırlığı sebebiyle, kutup buzullarının kara parçalarına doğru, bir portakal kabuğunun meyve üzerinde kayması gibi, kayacağına inanıyordu ve bunu, “yer kabuğunun yer değiştirmesi” şeklinde adlandırıyordu ve 1958 yılında “kayan yer kabuğu” adlı kitabını yazdı. Günümüzde bu, bilimadamları tarafından “kıtaların hareketi ve tektonik haraketler” olarak adlandırılmaktadır. Fakat böyle büyük kara parçalarının kayması, her 1 milyon yılda ancak 16 km. olmaktadır. Hapgood’a göre, kara parçası aniden hızlı ve yok edici bir şekilde haraket edebilirdi ve bu batık uygarlıkların bu şekilde ortadan kaybolmuş olduklarını göstermekteydi.

Plato’nun Atlantis efsanesi, Eski Mısır Uygarlığı için de geçerlidir. Zira, Mısırlılar da, Astek ve Maya’lılar gibi gelişmiş bir uygarlıktı (hatta Maya ve Astek Uygarlıklarını kendilerine örnek almışlardır) ve piramitleri inşa etme bilgisine sahiptiler. Bazı arkeolojik kanıtlar, Sfenks’lerin sandığımızdan çok daha eski olduklarını (en az 10.000 yıl önce) göstermektedir.

Bilim adamları, ayrıca piramitlerin konumunun Orion yıldız takımının bir kopyası olduğunun farkına varmışlardır. Fakat bu, bugünkü konumunun değil de, M.Ö. 10.450 yılındaki konumunun bir kopyasıdır. Zira, yıldızlar her yıl biraz yer değiştirmektedirler ve dünya kendi çevresinde düzgün bir şekilde dönmeyip; sanki merkezine göre biraz sallanıyormuş gibi haraket etmektedir.

Yerkürenin “sallanması”, manyetik kutupların kaymasına yol açmaktadır. Her 500.000 yılda bir dünyanın manyetik kutupları yer değiştirmektedir. Sonuncusu, 780.000 yıl önceydi ve bu yüzden bilimadamları bir sonraki kaymanın çok geciktiğini belirtiyorlar. İleriki yıllarda, küresel ısınmayla birlikte, aniden kutupların da yer değiştirmiş olacak ve bu olay, çeşitli doğal felaketlere yol açacaktır. Maya takvimine göre ise (Maya takvimi bitişi), bu felaket (tufan) 2012 yılında gerçekleşmiş olacak. Deprem ve felaketler sonrasında ise kutuplar eriyecek ve Atlantis’e ait kalıntılar ve önemli bilgiler yeryüzüne çıkacaktır. Yine Maya’lıların inancına göre, 2012 yılı ve sonrası, yeni bir çağın (ilerleme çağı) başlangıcı olacaktır. Maya Uygarlığı geleceği görebilme yeteneğine sahip bir uygarlıktı ve insanlığın gitgide ilerleme yerine, tam tersine gerilediğini ve 2012 yılı tufanından sonra ise bir ilerleme çağının başlayacağını bizlere bildirmişlerdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8671
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster