Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '12

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
853
 

CABARET

CABARET
 

C A B A R E T


Cabaret filmini yıllar önce (gençliğimde) sinemada büyülenmiş gözlerle izlemiştim. Liza Minelli ve Joel Grey harikalar yaratmışlardı filmde.  Geçen yıl Cabaret müzikalinin sahnelendiğini öğrendiğimde gitmek istedim. Ama biletler satışa çıktığı gün almak gerektiğinden (ön sıralardan izlemek isterim de) ve hemen önler tükendiğinden bir türlü fırsatım olmadı. Bu yıl erken davranıp bilet alıp radyo programcısı arkadaşım Funda ile havanın rüzgarlı yağmuruna aldırmadan (saçlarımın bozulması mutsuzluk sebebim) gittim müzikale.

Oyunları izlemeden önce mutlaka broşür alıp bilgilenmek isterim. O gün bunu yapmadan izlemeye başladım. Sally Bowles  rolünü oynayan sanatçıyı izlerken sürekli sordum kendime “Kim acaba” diye.  Hem izliyor hem de kimdir, kim olabilir diye tahminler yürütmeye çalışıyor bulamıyordum. Bir ara fısıltıyla Funda’ya sordum o da tanımamış.

Bir tarafı kısa diğer tarafı daha uzun kesilmiş, kaküllü iki renkli saçları, hoş fiziği, rolüne uygun kostümü, dansları, şarkı söylemesi gözüme kusursuz göründü. Ben bu kızı bir yerden tanıyordum ama bir türlü çıkaramıyordum. Belki daha ön sıralarda olsaydım çıkarabilecektiim. Ara verildiğinde hemen fuayeye koştum ve bir broşür alıp kim olduğunu öğrendiğimde şok oldum.

ÖZGE BORAK : Sally Bowles rolünde inanılmaz başarılıydı. Benim bu kadar şok olmamın nedeni onun geçmişte oynadığı rollerdi biraz da. Hanım hanımcık, ağırbaşlı rollerle dizilerde (Ihlamurlar Altında, Eşref Saati, Küçük Kadınlar) Müjgan hemşire rolüyle Eyvah Eyvah  (1 ve 2) filmlerinde izlediğim kızımızın Cabaret gibi bir müzikalde böylesi cüretkar kostümlerle (çok beğendim, fotolara bakın lütfen) şarkılar söyleyip dans etmesi beni şaşırttı açıkçası. Çok hoşuma giden benim övgüme mazhar olan bir şaşırma oldu tabii… Sanatçı dediğin izleyiciyi şaşırtmalı değil mi?

Özge Borak’ın sekiz yaşında Şehir Tiyatroları çocuk bölümünde başlamış tiyatro yaşamı. İki önemli tiyatro oyununda rol alan Devlet Konservatuarı  Tiyatro Bölümü mezunu olan sanatçının babası ise Devlet Opera ve Balesi baş koreografı Selçuk Borak imiş. Son günlerde Ata Demirer ile nişanlanması ile magazin basınında sıkça görmekteyiz.

EMCEE (sunucu) MERT TURAK: Gay bir sunucu ve showman rolünde. Gözleri, mimikleri, vücut hareketleri, performansı muhteşem ötesiydi… Yıllar önce filmini izleyip hayran olduğum Joel Grey’den hiçbir farkı yoktu. Hatta insan ister istemez daha önce izlediği karakterle mukayese eder ya benim gözümde Mert Turak daha öne çıktı diyebilirim.  Zaten kendisi tiyatro ödüllerine ambargo koymuş  ve müzikallerin vazgeçilmez oyuncusu olmayı fazlasıyla hak etmiş bir durumda. Kutluyorum ve yürekten alkışlıyorum…

Tüm oyuncular tiyatro oyuncusu ve başka oyunlarda da rol alıyorlar. Opera ya da baleden gelme konuk oyuncu da yok. Buna rağmen hepsi rollerini başarıyla oynuyorlar.

Oyunun konusu kısaca şöyle:  1930’ların başlarında Almanya’nın cümbüşlü kenti Berlin’deyiz… Nazilerin güçlenmekte olduğu dönem. Almanya savaş sonrasında bozuk ekonomisi yüzünden sarsılmış, bankalar kapanmış, enflasyon yükselmiş, zenginler çok zengin, geriye kalan halk işsiz, aşsız, parasız, toplumda bir karmaşa. Ama bunların yanında eğlence hayatı sürmekte, barlar, kabareler, genelevler dolup taşmakta…  “Ekonomik krize karşı eğlence, küskünlüğe karşı eğlence, öfkeye karşı eğlence, şiddete karşı eğlence, eğlenceye karşı yine eğlence var.” 

Hal böyle iken bir Amerikalı yazar Berlin’e gelir ve Kit Kat Kulüp’te çalışan bir Show girl’ün yaşadıklarını o devrin hikayesiyle izleyiciye sunar.

Kısa anekdotlar:  Müzikal Şehir Tiyatrolarında iki yıldır gösterimde. Geçen yıl Sally Bowles rolünü başka bir sanatçı oynamış. Başarılı yönetmen Yücel Erten mikrofon kullandırmamış ve çok da iyi etmiş, canlı ve kendi sesleriyle şarkıların okunması çok başarılıydı. İBB Şehir Tiyatroları orkestrası da muhteşem bir performans sergilediler. Altındaki tekerleklerle büyük bir hızla değişebilen dekorları, oyunun ruhunu yansıtan cüretkar kostümleri, orkestrayı, dansları (koreograf Selçuk Borak)çok beğendim.

Velhasıl bize böylesi güzel bir müzikal izlettikleri için emeği  geçen ışıkçısından, yönetmenine, sanatçısından, dekorcusuna, müzik direktöründen koreografına, sahne ve kostüm tasarımcısına yürekten alkışlarımı ve kocaman tebriklerimi gönderiyorum…

İzleyin derim hem de mutlaka izleyin... Şiddetle öneriyorum, bana güvenin gerisini merak etmeyin, pişman olmayacaksınız…

Sevgilerimle…

Oyuncular :

Emcee : Mert Turak

Sally Bowles : Özge Borak

Clifford Bradshaw : Can Başak

Ernst Ludwig : Ergun Üğlü

Fraulein Schneider : Selma Kutluğ

Herr Schultz : Hakar Arlı

Fraulein Kost : Nurdan Kalınağa

Gümrük Memuru : Tolga Coşkun

Max : Eraslan Sağlam

2 Ladies : Eraslan Sağlam – Özge Midilli

Yöneten : Yücel Erten

Sahne – Kostüm – Tasarım : Osman Şengezer

Müzik Direktörü : Çiğdem Erken

Koreografi : Selçuk Borak

Işık Tasarımı : Kemal Yiğitcan

Dramaturg : Gökhan Aktemur

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sema Hanım çok teşekkürler. Biz buralarda izleyemiyoruz gerçi ama çok teşekkür ederiz anlatımınız için. Görmüş kadar oldum sayenizde. Sevgiler. (Ben daha önce yorum yazmıştım yazınıza ama ulaşmadı demek ki.)

Adil Serkan SATI 
 11.03.2012 3:34
Cevap :
Serkan (Bu isminizi kullandığınız tahminle) hocam... Öncelikle teşekkür ediyorum sayfamı ziyaretiniz için. Ardından özür diliyorum geç cevapladığım için, yorum gelmiş ama ben görmedim. O yorumunuzu da yayımladım zaten. Keşke tüm Anadolumuz kültür sanat etkinliklerinden yararlanabilse, bazen turneler düzenleniyor. Ben naçizane görüşlerimi bildiriyorum yazılarımda, size bir nebze de olsa oyunu hissettirdiysem ne mutlu bana... İstanbul'dan selam ve sevgilerimle...:))  11.03.2012 18:56
 

Çok teşekkürler Sema Hanım. Ne yazık ki biz buralarda (Amasya) izleme şansı bulamıyoruz. Zevkle okudum yazınızı. Sevgiler.

Adil Serkan SATI 
 07.03.2012 14:10
 

Valla okurken seni nasıl takdir ettim bilemezsin, harikasın Semoş, her şeye yetişiyorsun maşallah, hiçbir güzelliği kaçırmadığın gibi yalın anlatımınla bize de aktarıyorsun :) Teşekkür ve sevgilerimle...

Dilek Fuçucı 
 06.02.2012 9:31
Cevap :
Herşeye yetişmek biraz da yalnız yaşamakla bağlantılı be Dilek'ciğim... Oğlanlar büyüdüler benimle pek bir bağlantıları yok biliyorsun, ama senin çoluk çocuk eş anne baba durumları var, bu da etkiliyor yaşamı. Yoksa çalışma hayatı dersen bende de var biliyorsun... Ben de sana teşekkür ediyorum güzel sözlerin için... Canımsın sen benim...:))  07.02.2012 9:46
 

Semacığım, o güzel anlatımınla müzikalin kritiğini yapmışsın.Ve öyle anlatmışsın ki şimdi İstanbul'da olmadığıma(hazır her yer bembeyaz karlarla kaplıyken de;)))hayıflanmadım desem!!! Kimbilir belki bir gün birlikte de seyretme şansına sahip oluruz. Değişik sanatsal bölüşümlerinde de;))) buluşmak dileğimle canım arkadaşım.Sevgilerimle....

Ay Şen 
 01.02.2012 22:19
Cevap :
Ayşencim İstanbulda olsaydın zaten birlikte giderdik pekçok yere... Gönüller bir olsun diye avunmaktan başka birşey gelmiyor elimizden... Ama herhangi bir İstanbul ziyaretinde bir tiyatro planı yapalım mutlaka... İstanbuldan kucak dolusu sevgimle canım...:))  01.02.2012 22:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster