Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
11903
 

Çağatay Ulusoy Annesinin elini öpüyor!

Çağatay Ulusoy Annesinin elini öpüyor!
 

Bugün anneler günü. Her evlat annesinin, öpülesi elini öpüyor, Anneler gününü kutluyor. Geçtiğimiz günlerde bir okuyucum, Çağatay Ulusoy’un annesine, “ Bize böyle bir evlat verdiğin için, bir anne olarak ellerinden öpüyorum.” Diye tweet atmış, o tweeti okumuştum.

Çağatay Ulusoy’da herhalde bugün Avcılar’daki anne evini ziyaret edecek, annesinin ellerinden öperek “Anneler Günü’nü” kutlayacaktır. Bu bana bundan 15 ay önce yazdığım “Çağatay Ulusoy Anne evinde Ptt” yazısını anımsattı. Bir annenin evladına düşkünlüğünü anlatan çok güzel bir örnek.

07 Şubat 2013 tarihinde, Çağatay Ulusoy Bebek’teki evinden, Avcılar'a anne evine taşınmış, annesinin elini öpmüştü. O zaman çok beğenilen Blog yazısını tekrar aşağıda aktarıyorum.

Çağatay Ulusoy anne-baba evinde akşamları PTT yapıyor. Hepiniz bilirsiniz PTT ne demek. Pijama, terlik, televizyon. Eskiden yılbaşı akşamları televizyonun başına geçilirdi. Esprisiydi PTT.

Çağatay Ulusoy, Bebek’teki bekâr evini kapatmış, Avcılar'daki annesinin yanına taşınmıştı. Geçtiğimiz pazartesi akşamı da oturmuştu annesinin sofrasına. Bir hafta geçmiş çabuk alışmıştı. Her akşam sevdiği yemeklerden yapıyordu oğluna. O akşam da en sevdiği karnıyarık yapmıştı. Bütün aile eski günlerde olduğu gibi oturdular akşam yemeği sofrasına. Yüzler gülüyordu. Refiye Hanım oğluna uzun, uzun, baktı; oğlum bundan sonra ne istersen ben yaparım, yeter ki, sen ye… Çağatay; “ anne ellerine sağlık, özlemişim yemeklerini, yeter ki sen sağ ol. Daha çok yiyeceğim yemeklerini.”  Dedi. Sofradan kalktılar.

Çağatay, rahat eşofmanlarını giymişti. Televizyonun karşısındaki  koltuğa rahatça oturdu. “Karadayı” dizisi başlıyordu. Ve seyretmeye başladı. Bu arada annesi çayları demlemişti. İkram etti oğluna. Sıcak çayını yudumluyor, tatlı, tatlı, gülümsüyordu. Bir hafta önce yaşadıklarını, o anları unutmuştu. Keyifliydi, huzurluydu. Cep telefonu çalıyordu ara, ara. Cevap vermek istemiyordu. Karadayı dizinden kopmak da istemiyordu. Annesini arayanlara, sevenlerini, çok iyi olduğunu, bundan sonra onların, sevgilerine daha da layık olacağı iletmesini söyledi. Rafiye hanım tamam oğlum sen bak keyfine diye gülerek cevap verdi.

Karadayı, reklam arasına girmişti. Annesi cep telefonunu çağatay’a uzattı. Arayan Ay Yapım'ın patronu, Kerem Çatay Beydi.  “Alo, Çağatay, nasılsın oğlum. Keyfin nasıl? Var mı benden istediğin bi şey. Önümüzdeki günlerde çok güzel işler yapacağız seninle,”  Çağatay: Sağ ol abi, daha ne itsiye birim ki. Arkamda olman yeter benim için. Çok teşekkür ederim abi. İyi akşamlar diliyorum. Görüşmek üzere”  Dedi ve telefonu kapattı. İçine huzur dolmuştu.” Feriha” dizisi setlerindeki güzel günler geldi aklına. Gözleri parladı. Biraz da duygulandı.

Dizi bitmiş, gece yarısı olmuştu. Annesi Refiye Hanım oğlunun yanına oturdu. Sıkıca sarıldı oğluna. ‘Canım, ciğerim,  Çağatay’ım, bilsen neler yaşadım, 4 gün, 3 gece boyunca.’ Dedi. Yanaklarından öptü, öptü. Öylece kaç dakika kaldılar bilemiyorum. Çağatay ‘anne ben yatayım’ dedi. Yatak odasına geçti.

Başına yastığa koydu, ama hemen uyuyamadı. Sağa döndü, sola döndü. Nezarette geçirdiği kötü geceler geldi aklına. Ben ne yaptım, dedi. Yaptığı, yapmadığı şeyler geçti aklından film şeridi gibi. Annesiyle yaptığı konuşmaları düşündü. Annesine verdiği sözleri bir defa daha tekrarladı fısıldayarak. “Başıma gelen bu son olaylar, aklımı başıma almam gerektirdiği konusunda bana ders oldu. Bundan sonra hayatıma dikkat edeceğim. Hatta arkadaşlarımı da yeniden gözden geçireceğim.”  Kendisi çok seven izleyicilerini, fanlarını düşündü. Onlara gelecekteki  başarıları ile af ettireceğini günleri düşündü. Öylece uyuya kaldı.

Annesi Refiye Hanım sessizce kapıya açtı oğlunun uyuyup uyumadığı bakmıştı. Uyuduğunu gördü, parmaklarının ucuna basarak yaklaştı. Saçlarını okşadı. Bir daha yanaklarından öptü. Şükür Allah’ıma diye mırıldandı. Sessizce odadan çıktı.

Not: Yukarıda okuduğunuz Blog yazım, tamamen bir kurgu olup, Çağatay, fanları ve sevenlerinin hoşgörüsüne sığınarak, sürçü lisan ettiysem af ola.

Bu vesile ile tekrar, tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Her anneye ALLAH,  hayırlı evlat nasip etsin.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller internetten kopyalanmıştır.

 

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1963
Toplam yorum
: 390
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3005
Kayıt tarihi
: 18.06.12
 
 

Emekliyim. Doğayı, Sabahın erken saatlerinde doğada yürümeyi, Hayvanları, bilhassa köpekleri çok se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster