Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '15

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
230
 

Çağdan'a mektup

Çağdan'a mektup
 

Sevgili Çağdan,

Gençliğim kadınlara pozitif ayrımcılık yapmakla geçti ve zannettim ki böyle yaparsam kadınlar yol olacak. Sonradan fak ettim; pozitif ayrımcılık bile kadını küçük görmekmiş! Hayatım boyunca kadınların ne önde, ne geride, omuz mesafemde durmalarını arzu ettim. Çünkü onlarla eşit haklarım olmalıydı. Hayatı birlikte paylaşmalıydık.  

Annemin bile şaşırdığı üzere yıllarca yemek, ütü, temizlik, çocuk altı temizleme, çamaşır yıkama, her türlü işi eşimle paylaştım. Tüm erkekler beni aşağıladı ama olsun dedim, modern erkek hayatı eşiyle eşit paylaşır.

Erkekler de insandır. Onları da yetiştiren aydın zihniyet onu erkek değil insan yapar. Bu anlamda babam Ünal Yiğit gördüğüm en örnek babadır! Varoşlardan gelip bir adam kendini bu kadar mı yetiştirir! Biz annem dahil hepimiz babamın çalışkanlığını örnek almışızdır. Babam hayata 5 yaşında hamal olarak başlamıştır. Eğitim (öğretim değil) son derece önemlidir.

Aydın erkekleri aydın kadınlar yetiştirir. Sizler benim arkadaşımsınız. Yıllardır benimle münasebetiniz var; bir kez bile size erkeklik tasladığımı gördünüz mü?

Annem Işıl Yiğit de 1967 yılında Anadolu Üniversitesi'nden mezun olan mini etekli bir kadın olarak beni yetiştirmiştir. Annem 1970’lerde Diyarbakır’da mini etekleriyle gezmiş bir kadındır. Hamile, hamile Diyarbakır sokaklarından TCDD’deki işine gitmiş ve kimseyi tahrik etmemeyi başarmıştır.

Sonuç ortada! Çocuklarınızı, erkek evladını yetiştirirken, bu söylediklerim kulağının arkasında olsun...

Bu ülkeyi ve bu milleti bizler değiştireceğiz! Başkalarını eleştirmeyi bırakıp işimize bakalım...

Sevgilerimle,

   

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...Ve evet, sorunun gelip dayandığı çıkmaz nokta "cinsellik sorunudur"! Erkek ve kadını daha çok cinsel kimlikleri üzerinden tanımlayan ve enerjisinin çoğunu, hatta toplumun tüm sosyal dokusunu bu kimliklerin nikahsiz olarak beraber olmamaları üzerine harcayan, örgütleyen sakat bir muhafazakarlık anlayışı egemendir. Bu durum çok net bir özgürlük, demokrasi ve çağdaşlık ayıbıdır ve bedeli çok ağırdır: Korku, esaret, sıradanlık, geri kalmışlık vb...

Ersin Kabaoglu 
 21.02.2015 16:49
 

Maalezef durum belirttigin gibi azizim!Kadınlarımız maalesef karşı çıktıkları bir çok şeyi (babalarında, albümlerinde, amca, dayı ve sevgililerin de göre göre( ) icsellestirdikleri icin böyleler. Bir de sahip oldukları (nı düşündükleri) haklar mücadele ile değil yukardan -büyük önder tarafindan- bahsedildiği için değeri fazla bilinmiyor! Bir de "aman, yılan bana dokunmasın da ne olursa olsun" yaklaşımı! Birkaç yıl önce Pappa Picca adlı bir barışsever İtalyan bisikletli-gezginci-gazeteci kadın da benzet şekilde ülkemizde katledilmiş ama bunun onda biri kadar ses çıkmamıştı! Hüzünle, sevgi ve selamlarimla...

Ersin Kabaoglu 
 21.02.2015 16:39
Cevap :
Ersin beyciğim, durum apaçık! Yeniden programlanması lazım milletin. Başka türlü olmayacak. Ve bu yüzden sizden yazmanızı istiyorum. Ben de yazacağım. Yazalım sosyolojik, psikolojik kitaplar! Öğrensinler, her şey öğrenilebiliyor. Annem bana der ki sen benim yetiştirdiğim Anıl değilsin. Demek ki yepyeni birçok şey öğrenebilmişim... Bu kadar. Teşekkürler!   24.02.2015 6:34
 

1998 yılında Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okurken ben de mini etek giyiyordum. Ve o yörenin kadınları göğüslerini çok rahat çıkarıp bebeklerini emziriyorlardı. ilginçtir ama Diyarbakır tutucu bir kent değil. Kayseri'de yaşadım 2005 yılında, çok daha tutucu bir yerdi.Bu belki de kadının tutumu ile alakalı, asi olduğunda daha rahat, itaatkar olduğunda daha ezici bir toplum yaratıyor. Kadın ve erkek birey olarak aynı koşullara eşit şartlara sahip olmalıdır. Ancak kadın ve erkeğin bedeni, fizyolojik, psikolojik özelliklerinin farklı olduğundan yola çıkarsak yaşam da birbirlerini tamamlayarak yol almaları gerekir. Güzel bir mektuptu, adresine ulaşır umarım. Sevgiler. ..

SAYHAN 
 21.02.2015 14:03
Cevap :
Çağdan bu mektubumu cevaplandırdı ve dedi ki haklısın eleştirmeyi bırakıp yetiştirmeye bakalım! Değerli katkılarınız için teşekkürler Sudan Hayaller!  24.02.2015 6:36
 

Ersin beyciğim, benim son derece önemsediğim bu mektup görüyorsunuz kadınların bile ilgisini çekemiyor. Çünkü Türkiye'de kadın hakları mini etek ve eşarp üzerinden konuşulur. Yoksa kadının gerçekten adı yoktur Türkiye'de ! Erkekler ne kadar hak verirse o kadarını talep eder kadın. Tecavüz edilmemek, dövülmemek haklarıdır. Ben korkunç üzülüyorum bu duruma ama kadınlara rağmen bir şey yapılamaz. Türkiye'de taciz herkesedir ve standarttır. Kadınlar artı olarak tecavüz de yaşarlar. Hapislerde erkekler de tecavüz yaşarlar. Türkiye'de kadınlık sorunu yoktur CİNSELLİK sorunu vardır. Ya da öyle kabul edilir. Rahmetli Duygu asena çok uğraştı ama kadın halen erkeğin arakasındaki başarılı kadın imajında. Türk erkeğini, Türk kadınını esefle kınıyorum. Birisinin genç çocuğu olmasaydı Özgecan, bu kadar tepki oluşmazdı. Oysa 37 yaşında olabilirdi; ne değişecekti? BEKARET! Sözün bittiği yerdeyim! Sevgiler

ERIC VAN BUYTEN 
 21.02.2015 8:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1639
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 276
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster