Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '07

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
606
 

Çağlar, çağıllar (buradan biraz gidelim)

Çağlar, çağıllar (buradan biraz gidelim)
 

Neden koşturup duruyoruz ki? Nasıl olsa çiçekler gelip konacak ve açacak tüm kokular içinde senin. Bense büyük bir yanılgının peşinde koşmaya devam edeceğim. Kader dediğimiz ve bilhassa yaşamaya mecbur bırakıldıklarımız her daim bizimle birlikte nasıl olsa. Öyle değimiydi yoksa? Yollar yürünecek ve iki dakika bir yerlerde soluklanılacak. Ve sanılacak ki ben senin bir şeyinim. Her hangi bir yerinde durduğum gibi değişgen ve devingeninim... Nasıl olsa kim ne ise öyle kalacak. Ve olacak olanlarınla yaşayacaksın. Sana göre hava hoş.

Çaldığım ve söylediğim şarkılar gibiyim. Çok hoş. Mevsimlerin içinde yaprak gibi süzülüyorum. Yerçekimi koltuk altlarımdan yakalıyor, zihnim senin şu meşhur bulanıklığına gebe. Tüm belirsizlikleri sahipleniyorum. Tüm uçurumlar benim. O uçurumların kenarında oynayan çocukluğum gösterime girmiş. Ne zaman sevmekten söz etsem ve ne zaman okşasam bir çocuğun başını kaçıp gitmek oluyor tüm gülümsemeler. (buna da kader diyelim istersen).

Kalemim kırılmayı hak ediyor. Belki de sen kırılma diye. Hiç kimse kırılmasın diye. Sen ki; tüm çağların esrik tatlarısın, tüm demlerin en güzel kokusu. Eski çağlardan kalma unutulmuş bir yalnızlık ezgisisin. Ve göğsünün orta yerinde büyüyemeyen bir çocuk besliyorsun. Biliyorum yalnızlıktır payına düşen. Düştüğün yerden çağırılmamayı öğrenmişsin. Ah görmesem seni. Bilmesem.

Zira unutulduğum yerlerde son çağrı gibi son pişmanlıkta var. Bir yerlerde daha olmuştu ve bir kere daha cılk ve vıcıklaşan düşüncelerle boğuşmuştum. Sığ sularda gezmek, menekşelerin hercai rengine kaptırmak için kendimi yollara vurup, her şeyi kıskanarak unutmaya çalışmışlığım var şu şanlı tarihimde. Herkesin tarihi kendine. Herkes herkes için biraz herkes gibidir zaten.

Ben sen diyorken başkaları geliyor aklıma. Başka coğrafyalar, başka aşklar, başka başka yalnızlıklar. En çokta uzun ve meşakkatli bir uğraşla unutmaya çalıştıklarımız gelir aklıma. Beş dakika önce olanla beş asır önce olanın o küçük dimağlara giriş çıkış vizelerini. Düşünüyorum -öyle ise- var mıyım? Felsefe yapmak yasaklandı. Konuştuklarımızı unutmaya başladım bile. Kimileri beni zenci sanıyor. Oysa gürbüz bir çocuğum. Büyüyemeyen bir büyünün sarmalında debelenip duruyorum işte.

Sana göre hava hoş. Kader var yanı başında. Ellerinin beyazlığı, gözlerinin içine çöreklenen sevi masalı bir rüyayı andırsa bile, uzlaşmaz tavrına ekleyecek bir demet çiçeği kökünden koparabilirim istersen. Ve belki o çiçeği koparmadan koklayabiliriz. Sen bilirsin. Herkes herkesi bilir zaten.

Yeni bir istasyondayız. Bekleme süresi keyfime göre, keyfinize göre her şey. Birazdan kapılar açılır. Bir dilencinin sakalında dalıp giderim. Yürüdüğümü unutarak seni düşünürüm. Kimdin, neydin, nerelerdeydin? Nerelerde kaldın ve kalacaksın. Keşkeler boğazıma düğümlenmesin. Süreyi uzun tutsunlar. Hareket vakti geldiğinde nasıl olsa herkes –herkes- gibi çekip gideceğiz bu istasyondan. Elimdeki kitaba dalarım biraz. Sonra göğsüme kapatarak uyurum.

NOT: Resmi fotokritik sayfasından aldım sahibinide bulamıyorum beni bağışlasın.. Tebrik ederim..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilmem, tanışıyormuyuz? Bu hisse nerden kapıldın? Yorumumu beğenmemiş olmalısın. Sadece düşündüklerimi aktardım. eline sağlık güzel yazmışsın.

güney isik 
 08.03.2007 16:47
Cevap :
yo hayır beğenmediğim takılı kaldığım bir husus yok. tşk.ederim.  09.03.2007 13:27
 

"aşk öğelerini barındırıyor haliyle" cümlesi böyle bi yazı için biraz hafif değilmi sence de!!! yazıyı çok beğendim ama bu cevap "olsa da olur olmasa da" gibi birşey hissettirdi bana nedense. bu da yazınla biraz çelişen bir durum oldu benim için...

güney isik 
 05.03.2007 13:51
Cevap :
"olsada olur olmasada" gibi bir duyguyu ben yaşamıyorum... Böyle düşünen biri neden böyle bir yazı yazsınki? Ona o yazıyı yazdıran belli bir rüzgarı içinde hissetmiş ve yazmıştır diye düşünmeni isterim. Yazıyı beğendiğine sevindim. Demekki duygularım öylesine değilmiş.. Selamlar, sevgiler.. :)) (tanışıyormuyuz? :))  05.03.2007 14:01
 

bu sadece öylesine yazılmış bir yazı mı yoksa gerçekten içinde böyle ulaşılmaz, umutsuz ama derin birini mi taşıyorsun?

güney isik 
 05.03.2007 2:56
Cevap :
umutsuz değil. ulaşılmaz hiç değil. öylesine yazılmış bir yazı da değil. :)) ama aşk öğelerini barındırıyor haliyle. Bilen biliyor bilmeyene çare yok.  05.03.2007 11:46
 

gök aynı gök... dağlar başka dağlar!!! yürek aynı yürek...sevda başka sevda!!! zaman zaman oldugun yerleri terketmek gelir içinden...başka yüzler,başka insanlar, başka konuşmalar...eger elini çabuk tutup gidersen o an yapabilirsin...eğer beklersen kendine zaman verirsen hiç bir zaman oldugun yeri terkedemezsin ve kalırsın oldugun yerlerde...beklerken herşeyi baştan düşünürsün ve en mantıklı gelen suan oldugun yerdir...eline yüreğine saglıkk....

Selime 
 02.03.2007 14:31
Cevap :
tşk ederim. birşeyler düşündürebildiysem ne mutlu bana. Gitmek ve gitmemek arasındaki yeri seviyorsam eğer?? :) selamlar sevgiler.. iso..  02.03.2007 15:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1403
Kayıt tarihi
: 18.09.06
 
 

Şu kainat beni içine aldığından beri Rodin'in heykeli gibi olmak yani düşünen adam olarak kalmak ist..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster