Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '16

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
322
 

Cahil erkekler, Aydın Hanımları eziyor, katlediyor! Erkek Milleti değil mi, "Öküzler!" Ne olacak?

Cahil erkekler, Aydın Hanımları eziyor, katlediyor! Erkek Milleti değil mi, "Öküzler!" Ne olacak?
 

İnsan olmak farkında olmaktır. Elbette ilkönce kendi gerçeğinin.


Yaratılanların içerisinde kendi gerçeğini inkar eden tek varlık herhalde, “Düşünebilen varlık!”,  İnsan olmalıdır.

-Kadınlar aşağılanıyor mu?

-Kadınlar dövülüyor mu?

-Kadınlara işkence yapılıyor mu?

-Kadınlar, bir mal, köle olarak görülmüyor mu?

-(Evli) Kadınlardan mal kaçırılıyor mu?

-Bunlara “Hayır” diyecek (affınızla) bir "Manyak!" var mıdır?

-Elbette hayır.

-Peki, bunları kadınlara yapanlar kimlerdir,

-Bir evlat,

-Bir eş,

-Bir baba,

-Bir dede,

-Özetle: Bir kadının doğurduğu yetiştirdiği, eğittiği, emzirerek beslediği bir insan.

Kadın-Erkek ilişkisinde sorun nerededir?

(yazdığımız bir yorumu burada aynen aktarıyoruz?

Değerli………..,

Sorun, "Kadın-Erkek" meselesi olarak görüldüğü sürece, çözüm adına yapılanlar sadece, "şikâyet!”" boyutunda kalacaktır.

Sorun: İnsan (anlayış) meselesidir.

İnsan: bilgi-deneyim ve basireti ile düşünerek bilgi-davranış üreten varlıktır.

Bilgi-deneyim ve basireti olmayan bir “Kadın-Erkek” olumlu manada ne üretecektir? Bir "Hiç!" değil mi?

İnsan: Kendini, kendisine gönderilen "Din"i; karşısındaki ile olan ilişkide ne yapması, nasıl davranması gerektiğini bilmemektedir.  

Amatör bir anlayışla birkaç bin yıllık insanın, “Özel Yaşamı”nı yüzeysel de olsa öğrendiğimizde; İnsanın, kendi yaşam kalitesi ile ilgili yeni bir şey üretmediği görülmektedir.

"Ok", yerini Nükleer silah’a; "At" yerini otomobil’e (konfora) bırakmanın dışında.

İnsan, halen de ihtiyaç fazlasını diğeri ile paylaşmamakta, faiz almakta, zina ve cinayet işlemeye devam etmektedir.

İnsan akıl hastalıklarının tedavisi var mıdır? Hayır! Ancak, kablosuz, bağlantısız dünyanın öte ucu ile görüşebilmektedir.

Mesele, "Kadın-erkek" değil; İnsanın anlayışında bir gelişmenin olmamasıdır.

Tartışılması gereken: "İnsanın neden gelişemediği”dir.

Sağlıcakla kalınız.

Sonsöz:

-Kaybettiğimiz öküzü yanlış yerde arıyor ve onu bulduğumuzu (zannettiğimizde de) adını, “Erkek Milleti!” koyduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. (Aslında “edildi” de seslendirmesi bize düştü.)

 

www.canmehmet.com

Resim; web ortamından alınmıştır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bakın günümüz teknolojisinde TSK doğu ve güneydoğu da PKK'nın aynı tip saldırı ve noktalarda Şehit verilmekte.Daha dün rakkamla 6 yazı ile altı şehit verilmìştir.Önlem niye alınamıyor.Çare niye bulunmuyordiye soruyormusunuz?

mehmet binlik 
 25.05.2016 16:21
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, Eğer, elimizde 50-60 km. değil de, Yerli, yapım, 700-1000 km. menzilli Füzelerimiz olsaydı, Ortada bugün Irak ve Suriye meselesi olmayacaktı. Bu kamuoyunda hiç seslendirildi mi? 2002 yılına kadar Bağımsızlığımızın teminatı, gözbebeğimiz, canmehmetçiklerimize; onlar, canlarını-doğmamış bebeklerinin geleceklerini-doğuran analarının kaybettiklerinden bir ömür kanayacak yüreklerini ortaya koydukları halde, bizler onlara, mücadelelerinde kullanacakları (yerli üretimle) ne verdik? Boş boş konuşmanın dışında? 2002'de, Ordumuz ihtiyaçlarının yüzde yirmisini yerli üretimle/Milli sanayi üzerinde karşılarken, bugün bu oran yüzde altmışa yükselmiştir? Sorun; Bu ülke neden 80 yılda bir şey yapmadı? "Yapamadı?" Değil, "Yapmadı?" Uçak Fabrikaları ile ilgili çok sayıda yazımızı lütfen okuyunuz. Orada her şey açık olarak (belgelerle) açıklanmaktadır. Bizim Yerli/Milli Üretim kadar, Milli/Yerli insana da ihtiyacımız olduğunu belirterek. Sağlıcakla kalınız.  26.05.2016 11:13
 

Her anlaşmayı o günün şartlarına göre değerlendirmek gerekir.İngilizlerin bir daha saldırmaları halinde bunu karşılayacak güç var mıydı?

mehmet binlik 
 25.05.2016 16:17
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, Elbette her olay kendi şartlarında değerlendirilir. Siz, bizim meseleleri "at gözlüğü" ile değerlendirdiğimizi herhalde düşünmüyorsunuz. Kişisel web sitemizde önerilen yüzlerce kitaba lütfen bir göz atınız. Orada Fanatik bir insan mı görünmektedir? Yoksa, konu ve taraflarını (bir bağnazlığa düşmeden) didik didik eden birisi mi? Size (okumadıysanız bir eser önereceğiz. "SEVR ENTRİKALARI Büyük Güçlerin Hedefleri ve Tutumları" Paul C. Helmreich. Orada Osmanlı nasıl uzun yıllar öncesinde örülen bir örümcek ağına düşürüldüğü ve Yunan işgali ile nasıl yapılandırıldığı (Bu konularda biraz altyapısı olanlara) bir tabakta meyve misali sergilenmektedir. Gelelim, İşgalde İngilizlere karşı direnişe. Hayatta iki şey geri gelmez. Ölen ve kaybedilen güven. Bizim kaybedecek neyimiz kalmıştı? 5-8 Ocak 1918'de İngiltere ve ABD'de ne açıkladı ise, (1923'te)verilen onlar değil midir? Farklı bakmadığımız sürece, faklı görebilmemiz mümkün değildir. Sağlcakla kalınız.   26.05.2016 10:56
 

Erkeği, "öküz" olarak yaftalayan kafa kendini de "inek" ilan etmiş olur..Galiba sorun "ahırdan" çıkamamak Mehmet bey.:)Selamlarımla

ali açıköz 
 22.05.2016 12:45
Cevap :
Değerli Ali Bey, Sizler, yaşamınız boyunca mesleğiniz gereği insanlarla daha yakın olduğunuz için, polis, yargıç, subay, esnaf vb. gibi "insan sarrafı" olanlardansınız. Bizim öğrendiğimiz: İçi temiz su ile dolu bir cam bardak, içeni için bir soru işareti değildir. "Soru işareti!", berraklığın, şeffaflığın olmaması, kaybolması ile başlamaktadır. Aslında bu durumu (tarafları için) özetleyen ve hepimizin bildiği güzel bir ifade vardır. "Her ne gelirse sana senden gelir, sen onu zannetme ki benden gelir!" Teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  22.05.2016 12:55
 

Kadın erkek ilişkilerinde sorun kadın erkek meselesi değil, insan meselesidir..İnsan değişmediği ve gelişmediği sürece sorun devam edecektir.. Peki bu insandan kasıt kimdir tabiki "kadın" dır. Bu demektir ki insanı doğuran ve yetiştiren kadın önce kendini yeniden doğurmalı ve önce kendini yetiştirmelidir...;)) ki; dünyadaki bütün haksızlıklar son bulsun..Ondandır ki kadın değişirse dünya değişir denilmektedir;))

Selda Çakmak 
 22.05.2016 8:50
Cevap :
Değerli Selda Çakmak, Bilirsiniz, "akıl", bilgi-deneyim üreten kaynak değil, bir değerlendirme merkezi'dir. Örnek: Kumaş mağazasındaki tezgahtara veya seramik döşeyen bir usta'ya: gösterdiğiniz kumaş parçasının, uzunluğu ile, bir odanın alanı doğruya yakın bir gerçeklikle bilinir. Bu, onların, "çok akıllı" olmasından değil, "deneyimli" olmalarının göstergesidir. Temelde, "kadın-erkek" düşünen ve yapısal benzerlikleri olan varlıklardır. "Kadın-erkek" farklılıkları: konumları-değerleri-beklentilerinden kaynaklanır. Bir birliktelikte; "Kadın(ben,2)+ Erkek(ben,2)=Toplam (4)dür. (doğru insanla) Evlenmişlerse, bu, "Ben,4"; "Biz,5" olmaktadır. Bu, (sinerji) doğru ortaklığın bir getirisidir. (aksi durumda eksilecek, toplamda, "3" olacaklardır.) Kadın-erkek, mantık kurguları ile aynı yöne bakar; ancak, (kişisel beklentilerle) görülenler farklı değerlendirilir. Anlaşılması için bu konuların daha yoğunluklu tartışılması gereklidir. Değerli katkılarınız için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  22.05.2016 12:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1100
Toplam yorum
: 2703
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1726
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster