Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
3350
 

Cahiliye Dönemi ve düşündürdükleri

Cahiliye Dönemi ve düşündürdükleri
 

İslamiyetten önceki döneme Arabistan'da "Cahiliye" dönemi" deniliyor.

Rivayete göre bu dönemde kız çocukları toprağa diri diri gömülüyormuş !.

Tarihi belgeler kanıtlar çok çelişkili.

Günümüzde bize anlatılanlara, okullarda ders olarak anlatılanlara göre, Cahiliye döneminde, kadınların bir değeri yok, devamlı aşağılanıyor ve yok sayılıyor.. Üstelik cezalandırılması gereken bir yaratık olarak düşünülüyor.

Tarih sayfalarına, belgelere baktığımız zaman bunun tam anlamıyla böyle olmadığını görüyoruz. Bunun çok önemli bir kanıtı da H.z. Hatice'dir.

H.z. Hatice, Peygamberimizin ilk eşi.

Peygamberimiz, daha peygamber olmadan önce gençlik yıllarında; Hz Hatice'nin ticaret kervanlarında çalışıyor.

Hatta peygamberimizin gençliğinde develerle Anadolu'ya çok kez geldiği söyleniyor.

H.z. Hatice , Mekkenin önemli kadınlarından, ticareti elinde bulunduruyor.

H.z. Hatice duldur, sözü geçen, istediğini yapan bir bayandır.

Demek ki Cahiliye dönemiyle ilgili anlatılanlar bir hikâye.-

Peygamberimizin ilk eşi olan Hatice, peygamberimizi kendi isteğiyle, beğenerek eş olarak kabul etmiştir. O zamanlar peygamberimiz yirmibeş. H.z. Hatice ise kırk yaşında dul bir kadındır. Bu evlilik tam anlamıyla H.z Haticenin kendi iradesiyle olmuştur.

H.z . Hatice  ekonomik yönden güçlüdür ve istediği her şey olmaktadır. Önceki eşlerinde ona çok önemli miras kalmıştır. Sosyal bir çevresi vardır ve sözü de geçmektedir.

Peygamberimiz ise H.z. Haticenin ölümüne kadar başka bir evlilik yapmamıştır. ( Çok evlilik dönemi, H.z. Hatice’nin ölümünden sonradır.) Bu, cahiliye dönemiyle ilgili anlatılan çoğu bilgileri çürütmektedir.

İslam tarihi tam gerçek anlamıyla okullarımızda okutulmuyor.

Belli bir kalıp içindeki bilgiler, gerçekler saklanarak öğretiliyor.

Kadınlara bakış açısının asıl islamiyetle birlikte darbe yediğini kimse cesaretle açıklayamıyor.

Türklerin, islamiyetten önce kadınlara verdiği değerin gerçeklerle açıklanması gerekiyor.

İslamiyetten önce Türk kadınları, meclislerde bulunuyor karar verebiliyor. Erkeğiyle savaşa gidebiliyor. Devlet yönetimini en üst makamında bulunabiliyor. Bununla ilgili tarihi belgeler herkesin kolayca bulabileceği belgelerdir.

Asıl islamiyetin kabul edilmesiyle kadınlarımız için güç dönem başlıyor. Bu durum Arap ülkelerinde daha keskin. Anadolu da ise kültüre dayanan hoşgörü anlayışına göre daha hoşgörülü. Osmanlı yönetimi ise bu konuda daha sert.

Osmanlı zamanında kadın tek başına sokağa çıkamıyor. Eşiyle çıktığı zaman bile iyice örtünmesi ve erkeğinin bir kaç adım arkasından yürümesi gerekiyor.

Osmanlı bu katı şeriat kurallarını uygularken, Anadolu kadınları daha hoş görülü bir yaşam sürdürüyorlardı.

Atatürk devrimleri sayesinde bu saçmalıklardan kurtulduk.

Atatürk'e en çok kadınlarımızın sahip çıkması gerekiyor.

Ama görünen o ki, erkek egemen bir toplum, kadını köle gibi görmeye yatkın.Türbanlı kadınlarımızın çoğunluğu eşlerinin baskısıyla türban takıyor . Bu yüzden Atatürkçülüğe karşı duruşları var.

Okullarımızda Din Kültürü okutulurken, her kaynaktan yaralanılmalı, Dünyadaki tüm inanışlara yer verilmelidir.

Felsefe derslerine liselerimizde ağırlık verilmeli.

Düşünme ve düşünmenin yolları, akıl yürütmenin yolları öğretilmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinler insanları iyiye, doğruya, hem kendisine ve hem de içinde yaşadığı topluma faydalı olmaya yönelten bir inançlar manzumesidir. Her dinin doğduğu yerin ve zamanın şartlarına göre değişik kuralları vardır. Dinde zorlama yoktur ve olmamalıdır. O nedenle dini eğitime karşıyım ve son iki cümlenize canı gönülden katılıyorum.

Hilmi Polat 
 01.05.2008 17:58
Cevap :
Merhaba, Çok önem verdiğim düşüncelerinizle yazıma katkıda bulunduğunuz için teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  01.05.2008 22:01
 

Sadece Hz. Hatice değil ,Ebu Süfyan'ın hanımı Hind de güçlü birkaç kadından biriydi. Ama onların gücü cahiliye kadının durumunu genellemiyordu. Tıpkı günümüzde TÜSİAD Başkanı Hanımefendiye veya Bayan Bakan Hanımefendiye bakıp ta günümüzün kadınının durumunu genelleyemeyeceğimiz gibi.Saygılar.

Mehmet Oyan 
 01.05.2008 17:54
Cevap :
Merhaba, Katkılarınızdan dolayı teşekkür eder, esenlikler dilerim.  01.05.2008 18:02
 

İslamın kuralları kasttettiğiniz üzre olmadığını bilirsiniz. İslamı kendi menfaatlerine göre uyduranların ve uygulatanların veya kuruş menfaat için kullananların icraatları; size islamın öyle olduğu intibaını bırakmış olabilir.Günümüz medeni yasalarında da kadının erkekle eşit olduğu belirtilir amma velakin,tüm medya ve güç odaklarınca(parası kendince çok ) KADIN hep kullanılır kimi kullanır para kazanır kimide kullanır zevki sefa için. Medyada,fuarlarda hatta wc kağıdı için bile kadın kullanılır,ön planda üründen çok kadın vardır.DÜŞÜMEK gerekir karalamadan önce,biz ne kadar temiziz.

Tezcan 
 01.05.2008 11:42
Cevap :
Merhaba, Önemli bir bakış açısı olarak düşünüyorum. Haklısınız günümüzde de durum ,-bazı ülkelerde daha kötü- Bazı durumlarda da şekil değiştirmiş durumda. İspanya örneğinde olduğu gibi 17 bakandan 9' u kadın olan ülkeler de var, kadınların araba kullanmasına izin verilmeyen ülkeler de var. Yorumunuz için teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  01.05.2008 12:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1164
Toplam yorum
: 1730
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 920
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster