Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
260
 

Cahillerin klavyeleri hakaret eder

Cahillerin klavyeleri hakaret eder
 

“Sözü süz de söyle, gönlü bulandırmasın. Sözü diz de söyle, kulağa inci diye takılsın. Sözü yüze söyle, gıybet olup utandırmasın.” Şems-i Tebrizi
 
Ağzımızdan çıkan her söz, nefret diline dönüşmeye başladı. Tanıdığımız , tanımadığımız her kim varsa, bir şekilde saldırmak, saldırırken de neye niçin saldırdığımızı bilmeden ağzımıza geleni söylemek bir marifet sayılır oldu.
 
Önyargılar kişilerin yüreklerini ele geçirdi. Duyduğu, gördüğü her şey üzerinden hakaret etmek, aşağılayıcı davranışlarda bulunmak olağan bir durum haline geldi. Hatta kişiler bu paylaşımları yapınca, “like” ları artıp sözüm ona itibarları yüceldi.
 
Saygısızlık boyutuna ulaşmak, alaycı üslup kullanarak kişileri rencide etmek, bu tip kişilerin sözüm ona duruşunu gösterdi
 
Biz sevgi ve hoşgörü dinine sahip bir millet olarak ne zaman bu noktaya geldik, aklım ermiyor.
 
Hiç tanımadığınız, yaşam biçimini, karakterini bilmediğiniz insanların söyledikleri sözlerin içinden cımbız ile alıp sadece o sözü ortaya çıkararak düğmeye basan insanların gazına gelen bir dünyanın uydum akıllarına bir bilet aldık.
 
Kin ve nefretleri, gözlerini bir perde misali kapatan bu kişiler, neyi neden yaptığını bilmeden sırf aykırılık olsun diye, sevmedikleri hatta ve hatta dil uzattıkları insanın o makamına ulaşamadıklarından dolayı oluşan kıskançlık ve çekememezlik boyutunu bu şekilde lanse etmeleri, egolarını tatmin etme noktasında oldukça etkili olsa gerek.
 
Kusursuz insan yoktur. Elbetteki belli makamlara gelmiş kişiler eleştirilir ama bu eleştiri dilinin dahi bir kuralı vardır. Her zaman söylediğim gibi, eleştiri ayrı bir olaydır hakaret etmek ayrı bir durumdur.
 
Konu hakkında bilgi ve deneyimi olan insanlar eleştirir ancak konu hakkında bilgi ve deneyimi olmayan insnalar hakaret ile o eksikliğini örtbas etmeye çalışırlar.
Kişileri, kilosuyla, kıyafetiyle, farklı yönlerine takılarak onurunu zedeleyici davranışlarda bulunmak sadece ve sadece basit beyinli insanların yapabileceği bir durumdur. Akıllı insan, kişilerin fiziki özellikleri ile değil, düşünce yapısıyla ilgilenir. Yanlış gördüğü noktaları da saygı üslubu içerinde eleştirebilir.
 
Kimsenin kimseye hakaret etme lüksü yoktur.
 
Yüzüne söylemeye cesaret edilemeyen her şeyi, facebookta, twiterda pervasızca yazmak, kaçak dövüş kurallarını kullanmaktan, düşen egolarını baskın hale getirmekten başka bir şey değildir.
 
Her insan , herkesi sevmek zorunda değildir. Aynı fikirleri paylaşmak zorunda da değilsiniz lakin insana, insan olduğu için saygı duymak zorundasınız.
 
Saygı göstermediğim tek insan türü vardır. Vatanıma, dinime düşman olup kan ile beslenen hainler. Enerjimizi bu hainler üzerinde harcayıp, birlik olabilseydik, bugün bu şehit haberlerini almazdık.
 
Düğmeler basıldı, bizi bize düşürdüler. Şimdi kendileri istedikleri gibi at koşturuyorlar. İşin aslı ve özeti budur.
 
NURAN TAYDAŞ ÇAL
 
E_MAİL: nuran_cal@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 488
Kayıt tarihi
: 30.04.14
 
 

1976 Denizli doğumlu olan yazar; ilk-orta-lise eğitimlerini Denizli'de tamamladı. Eskişehir Anado..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster