Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

24 Temmuz '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
410
 

Çakıl taşları

Geçen hafta fırsatını buldum da Arsuz’da sevgili kirvem Hakan Atamer’e yazlığında konuk oldum. Büyük onur ve mutluluk duyduğum kısacık bir tatil oldu benim için. Hakan - Muazzez ve Işıl gerçekten muhteşemlerdi, Havran Özden’in ziyareti ve sohbeti ise harikaydı. Yazımın başlığı ile hiç alakaları yok ama onların dostluğunun güzelliği konunun içeriğinde, anlayacağınızı umuyorum.

Deniz kıyılarımız hepinizin bildiği gibi kumla bütünleşir, kasabalarımız köylerimiz deniz güneş ve kuma yakıştırılan güzelliklerle tercih edilir.

Beni heyecanlandıran ne güneştir ne kum taneleridir. Güneşin deniz kıyılarımız boyunca sahillerdeki bazı kesimlerde dalgaların hareketlerine ayak uyduran denizin, dalgaların arasından gelen sesler yani çakıl taşlarının sesi beni mest eder. Dostlarım hepinize soruyorum; Her dalganın yüzlerce çakıl taşlarını içine katıp denizin derinliklerine doğru çekilirken çıkardıkları sese hiç kulak verdiniz mi?

Sabahın en erken saatlerinde masmavi gökyüzünün denize düşmesi sırasında, üzerinde çıplak ayakla yürürken çıkardığınız sesle birlikte dalgaların çıkardığı taş sesleri sabahın sessizliğini bozuverir, doğa sanki o anda uyanıyormuş gibi olur. Dalgaların gel gitlerdeki hali çakıl taşlarıyla sevgi dolu bir ayrışmaya dönüşür. İşte ben bu yüzden deniz kenarlarında çakıl taşlarını kum tanelerine tercih ederim.

Mersin’in güzel bir kıyı köyünde tatil yapardık gençliğimizde. Arkadaşlarımın çoğu kumda yürümeyi oynamayı severdi ama ben çakıl taşlarının bolca olduğu kıyılarda yürümeyi tercih ederdim. Çok severdim kırık parçalanmış çakıl taşların üzerinde zaman zaman ayaklarıma batarak yürümeyi…

Deniz kabukları ve çakıl taşları dalgaların uyumlu dansında öyle güzel bir melodi çıkarırlardı ki rüya gibi gelirdi bana.

O kıyılarda eğilerek avucumun içine aldığım çakıl taşlarının rengârenk oluşu şaşırtırdı beni, içlerinden denizin durgun yüzeyinde kaydırmak için seçtiğim taşların yüzeylerindeki pürüzsüz görüntüye inanamazdım.

Derin dalgaların döverek biçimlendirdiği çakıl taşlarının büyüklükleri farklı farklıydı. Küçük ve renkli olanlarının yeri farklıydı bende. Avucuma aldığım her çakıl taşı beni büyülerdi.

Sınırsız yaşam döngüsünün sınırsız olanaklarının insan hayatını yönlendirdiği gibi onlarda her saniye denizin tuzlu sularıyla yıkanıp oradan oraya savrulan biçare çilekeş insanlarla özleşir benin yüreğimde…

İnsanlar da tıpkı çakıl taşları gibiler. Kimimiz hayatın acımazsız dalgaları arasında yontulup şartlara uyum sağlamıyor muyuz, kimimiz hiç beklemediğimiz sert dalgalara benzeyen sorunlar yüzünden yok olup gitmiyor muyuz? Özellikle yüreği sevgi dolu insanlar, çakıl taşları gibi bir kıyıda kendilerini sevecek birilerini bekledikleri gibi beklemiyorlar mı? Kırık biçimsiz taşlar hep bir yerlerde hatta çoğu kez iyi yerlerde malzeme olurlarken düz rengârenk ve güzel taşlar ise maalesef ortalarda kalıyorlar ya iyi yürekli sevgi dolu insanlar da öylece yapayalnız kalmıyorlar mı çoğu kez…

Ülkemizin birçok kıyısında çakıl taşları temizlenmiş denizin sürüklediği değil dışarıda oluşturulan kum taneleri ile doldurulmuştur. Bu nedenle sabahın en sessiz saatlerinde deniz kıyısında gezerken rüzgârın-dalgaların sesinden başka bir şey duyamıyorsunuz. Bastığınız kumların ayaklarınızı yakması bir yana ses çıkarmaması ise en anlamlı melodiden mahrum kalmanızdan başka bir şey değildir. Çakıl taşlarının balıkların ve martıların olmadığı denizin nasıl keyfi olur anlamakta zorlanırım…

Dostluk arkadaşlık yar aşk sevgili açısından zor bir dönem yaşıyoruz ama siz siz olun;

Bu koca kâinatta var olmanın tadını çıkarmaya bakın ve doğanın tüm güzelliklerini görmek ve yaşamak hakkınızın olduğunu kabul edin ve kendinizin ne kadar önemli olduğunuzun farkına varıp, tıpkı avucunuza aldığınız çakıl taşları arasından suyun yüzeyinde kaydırmak için seçip çıkardığınız çakıl taşları kadar özel olduğunuzu anlayın gerisi kolay…

Hiç parçalanmadan, sevilen özlenen aranan ve baş tacı edilen çakıl taşları misali olmanız dileklerimle hayırlı ramazanlar temenni ediyorum…

Sağlıcakla kalınız…

Erdoğan Özgenç

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 420
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster