Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Mukaddesçe konuşan satırlar

http://blog.milliyet.com.tr/blog.mukaddes

28 Haziran '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
422
 

Çakıl Taşları

Çakıl Taşları
 

Kadife kumların üzerinde keyifle yürürken ayağımıza takılan çakıl taşları ne kadar da incitir birden bastığımız yerleri. Bir çığlık atarız gökyüzüne fırlatılan mayınlar gibi. Nedeni bellidir aslında ufacık bir çakıl taşıdır ayağımıza dolanan. Ufacık acı mıdır sizi kanatan yoksa  anlatmak isteyip de anlatamadıklarınız mıdır  yüreğinizi acıtan?  Orhan Veli'nin "Anlatamıyorum" şiirindeki gibidir yaşanan. Ya kelimeler kifayetsiz kalmıştır ya da epeyce yaklaşmışken kelimeler boğaza dizilmiştir , ne kadar çıkarmaya çalışsanız da siz yakalamaya çalıştıkça o genize doğru çıkar. O zaman bilirsiniz ki, anlatmak her zaman kolay değildir.

Çakıl taşları olmalıdır insanların hayatında sadece kadife kumlarda gezinmek bir süre sonra bıkkınlık verir. Arada bir çakıl taşları takılmalı ki ayağımıza, kumların yumuşaklığını yürekten hissedelim. Hem hepsi de ayağımıza batıp kanatacak değil ya? İçlerinde öyle güzelleri vardır ki, bir de deniz sularıyla yıkanmaya görsün için için göğüs kabartırlar beyaz köpüklü dalgalara. Beyaz köpüklü dalgalar beyazın en temiz, en görkemli halidir, arkasında taşıdığı masmavi sularla kıyılara yanaştığında. Uzanmak istersiniz, tutmak istersiniz içinizdeki şımarık çocuk şaha kalkmıştır ama ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın köpükler siz geriden seyretmek istersiniz. Anlatamazsınız belki söyleyeceklerinizi ama bilirsiniz, "Suyla şaka olmaz".  O yüzden, hazır içinizdeki çocuk şahlanmışken kumla oynamaya bakarsınız.

O da ne?!!! Yanınızdaki adam ayağa kalkışmıştır ve siz kumla oynarken o denizin ortasına ulaşmıştır bile. Kalkarsınız çırpınıp durursunuz ama anlatamazsınız tehlikenin boyutlarını, sakin sular fırtınaya dönüşmüştür. Tekneler alabora olmuş, o beyaz köpüklü sular kurşuni renkte çalkalanıp dururken, kendi içinde kavgasını sürdürmüştür. Hesaplaşması bittiğinde de yine o bembeyaz köpüklerini tekrar salır kıyıya, tehlikeyi seven adamla birlikte. Adam gülüşünü sürdürür yine. Kızmak istersiniz hiç tanımadan öfkelendiğiniz adama, çakıl taşlarına kızdığınız gibi kurşuni dalgalara söylendiğiniz gibi.  Anlatamazsınız, ne söylerseniz söyleyin faydasızdır. Anlarsınız o vakit denizdeki adam, hayatı  çakıl taşlarıyla da seviyordur, kurşuni dalgalarıyla da... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kumsallar, hep çakılsız, hayat, toz pembe, denizler ve gökyüzü de, her zaman mavi, değiller. BAZEN, ACITIYORLAR. Kıbrıs'tan, selamlar.

Göksel47 
 28.06.2013 21:05
Cevap :
Kimilerine daha fazla kumsal, kimilerine de daha fazla çakıl taşı düşüyor hayatta. Dengede olanı o kadar az ki. Kumların arasında çakıl taşlarına rastlamak da var, çakıl taşlarının arasında kumları bulmak da. Selam ve sevgilerimle...  29.06.2013 11:08
 

Güzel bir deneme, her gün Fethiye denizinde o çakıl taşları ile oynuyorum.Sevgiler, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 28.06.2013 15:19
Cevap :
Sevgili Öğretmenim, yüreğinizden sevgilerin eksilmemesi dileklerimle, saygılar...  28.06.2013 19:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 127
Toplam yorum
: 915
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 998
Kayıt tarihi
: 31.01.13
 
 

Doğuştan bedensel engelli olup, işletme fakültesi mezunuyum. Kamu sektöründe çalışmakta iken malu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster