Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
780
 

Çakıl taşları

Çakıl taşları
 

Çakıl taşlarından yeni alfabeler üretiyorum, dilimi ısırdığım günden beri. Dağlara bakıyorum uzun uzun. Eski resimlerden tebessümler seçiyorum, vurulmuş ceylan ürkekliğinde. Öfkemi, bir kadının göğüslerine bandırıyorum, sığınağım olsun.

Suskun dudaklara, yeni alfabelerden sözcükler sürüyorum, deniz kokusu çakıl taşlarında. Bu suskunluk kaç yüzyıl sürecek, bilmiyorum. Hani bazı filmlerde, son sahne baştan gösterilir izleyiciye, film o son sahneye doğru akmaya başlar. Öykünün başka bir yolculuğa çıkma şansı yoktur, baştan gördüğümüz son sahneye doğru sürer yolculuğumuz. Son sahnemi gördüm, yol alıyorum.

Konuştum hep, sessizliğin sokaklarında. Bütün cümlelerimin beni vurduğu günden beri, çakıl taşlarına sığındım. Bilmiyordum, düşerken tutunmayı, paramparça oldum. Yeniden öğreniyorum, son sahnemi görmüş olsam da.

Şimdi lirik bir şiir, damıtılmış bir aşkın kitabı iyi gelir diyorlar bana. Bir Gün Tek Başına’yım, Lili’ye yazılan şiirler öksüz yanım sadece. Hiçbir lirik şiir iyi gelmiyor artık. Çakıl taşları biriktiriyorum sadece.

Uykularım bölünüyor onlarca kez, suskun sokaklara bakıyorum gecenin belirsiz zamanlarında. Hayat ne sundu? Yanıtsız bir sorunun peşinde gidiyorum işte.

Suskun sokaklar, sonsuz sokaklara dönüşüyor kimi zaman, o sokaklar benim değil. Kan istiyorlar bildik sıradan cümlelerle, çakıl taşlarından yeni alfabeler vermek istiyorum, dudaklarına sürsünler, okşasınlar, insana ait yeni sözcükler yaratsınlar diye. Çakıl taşlarını en uzağa savuruyorlar.

Düşünüyorum bazen, çılgınlığın bir sınırı olmalı. Ölüler konuşamazlar, sevemezler, sevişemezler, sevdiklerine bir çiçek veremezler. Bütün ölüler mezarlıklarda çürür. Üzerine ağıtlar yakılan bedenlerin acısını üç beş kişi sonsuza dek taşır, gerisi gece sevgilisinin kollarında unutur.

Bu karanlık gece bir gün yırtılırsa, çakıl taşlarından yaratılan yeni alfabelerin sözcükleriyle yırtılır.

Not: bir süredir yazı yayınlamıyordum, yazmadığımdan değil. Blog’dan birçok arkadaş merak eden mesajlar yolladılar, soğ olsunlar. Ayrıca Ankara’daki ‘barış mitingi’i hazırlığı ve mitinge katılımım da bu gecikmede etkili oldu.

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pek zaman ayıramıyordum bloğa. Yine müthiş bir yazı, hüznün duvarlarında ordan oraya vuran pinpon topu gibi hissettim kendimi. Özellikle "Bütün ölüler mezarlıklarda çürür. Üzerine ağıt yakılan bedenlerin acısını üç beş kişi sonsuza dek taşır, gerisi gece sevgilisinin kollarında uyur" cümleniz. Barış dolu günler bu arada. Çalışmalarınızda başarılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 10.12.2007 11:13
 

Sevgili Doğan, kalemine, yüreğine sağlık...Şiir tadında olmuş yazın...Hoşça bak zatına...

MEMET YÜCEL 
 20.11.2007 16:27
 

Hayat ne sundu? Kimimize çakıl taşları, onların dilinden konuşabilmeyi,yeni alfabelerle bildik duyguları tanımlamayı ve anlamlandırmayı...Kimimize, ne sunulup ne aldığını bilmeyen bir avarelik, kimimize ince bir bakış ve duyuş, kimimize yüzyıllık bir ağaç kadar sert ve katı bir duruş, kimimize de çakıl taşlarını hiçe sayıp,hep arkasına atıp, koca bir yığın oluştururarak, gidip gidip geri gelindiğinde o yığına çarpan bir beden...Çakıltaşlarını özümseyememenin cezasını çarptığı ruhuyla ödeyen...Doğan Bey, yine güzeldi ve hep güzel...kaleminize ve yüreğinize sağlık.Sevgiler ve Saygılar...

guguk kuşu 
 17.11.2007 22:10
Cevap :
bir donkişot'a daha rastlamak ne güzelll...  18.11.2007 19:38
 

" Suskun sokaklar, sonsuz sokaklara dönüşüyor kimi zaman, o sokaklar benim değil. Kan istiyorlar bildik sıradan cümlelerle, çakıl taşlarından yeni alfabeler vermek istiyorum, dudaklarına sürsünler, okşasınlar, insana ait yeni szöcükler yaratsınlar diye. Çakıl taşlarını en uzağa savuruyorlar , bu karanlık gece yırtılsa, çakıl taşlarından yaratılan yeni alfabelerin sözcükleriyle yırtılır " Daha güze nasıl anlatılabilirdi ki , mükemmel bir anlatım ve dolu dolu herbiri üzerinde bir bir düşünülüp hayatı yakalayacağımız satırlar. Ellerinize , yüreğinize sağlık Selamlar, Aynur

Aynur AKKAYA 
 15.11.2007 14:01
Cevap :
sevgili aynur, hep beraber hayatı yeniden kodlamamız gerekiyor. bize dayatılan yalanların değil, gerçeğin, hayatın kodları olsun. sevgiyle hep...  15.11.2007 21:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 533
Toplam mesaj
: 128
Ort. okunma sayısı
: 1573
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

Adıyaman'da doğdu. ilk ve ortaöğrenimimi yatılı bölge okullarında okudu. İzmir 9 Eylül İktisat Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster