Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '10

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
2726
 

Çakma Dallas, "Aşk-ı Memnu" nihayet...

Çakma Dallas, "Aşk-ı Memnu" nihayet...
 

Ve Aşk-ı Memnu'dan arda kalan...


Son kez hem hatırlayalım, hem de bitirelim...

Bihter: Düzgünlüğünü sadece fiziğinde barındırıran, anne Firdevs'e beslediği kine rağmen yine onun yolunda ilerleyen çok yönlü kişilik. Adnan'ın kocası, Behlül'ün sevgilisi...

Behlül: Adnan Bey'in 'düşman başına' yeğeni. Özel ilgi alanlarıyla diziyi bu hallere getiren
kahraman. Elinden sağ salim kurtulduğumuza sevindiğimiz kişi...

Adnan: Asil aileden gelen orta yaşlı ve varlıklı, algılaması ve bazı özellikleri zayıflatılmış koca görünümünde iş adamı. Hangi yüzle Ezel'de oynayacağı son bölümde belli olacaktır(!)

Nihal: Adnan Bey in güzel, çalışkan ama aptalımsı bakış ve tavırlarını dizinin bitmesiyle dahi bir türlü üzerinden atamayan artı Behlül'ün de pençesindeki kız/cağız...

Beşir: Muhtemelen, "beni finali görmeden öldürmeyin" diye yalvaran çıkmamış can...

Matmazel: Herkesin kandırıldığı dizide bir türlü kanmayan yarı çakma Fransız dadı...

Bülent:
Dikkatli ve sezileri olan ama işe yaramayan, gecikmiş ergen...

Ve diğerleri...

Kısaca başa saracak olursak:

Daha ısınma turlarında Firdevs'in Adnan'a, olmadı Behlül'e, diğer cephede ise Adnan'ın Bihter'e sarkma hamlesi dizinin 'kimin eli kimin cebinde'yle başlayıp öyle biteceğinin göstergesiydi.

Devam eder ve sonrası dersek:
Malumunuz, Bihter Adnan'la evlenir.
Nihal, babasını, Firdevs kızlarını kıskanır...

Behlül; Firdevs, Peyker derken...
'Her şey dahil' Bihter'de karar kılar.
Bihter artık annesi Firdevs gibidir.
Adnan ise İstanbul'u seyretmektedir. "Gözleri kapalı"...

Aradan günler geçer.
Beşir porno film çekimine merak salar.
Başalılı da olur ama amansız hastalığa yakalanır.

Günlerden bir gün;
Bihter'den bıkan Behlül sıradaki gelsin dediğinde Nihal, "sıra bende" der.
Ancak araya RÜTÜK girer ve "önce nişan, sonra düğün" der.
Dönme dolaplar ve atlı karıncalardan oluşan entrikalar başlar ve "şükürler olsun" bugünlere gelinir.

Son bildiğiniz gibidir...

Halid Ziya Uşaklıgil'in, döneminden koparılıp bugünlere getirilen öyküsünün bu TV dizi versiyonu, umarım yazarın kemiklerini sızlatmamıştır...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:) Bir daha cık cık cık... :) Saygılar en naifinden :)

Emine Supçin 
 23.06.2010 19:08
Cevap :
Sayın Supcin, gerekli açıklama son yazınıza yaptığım yorumdadır. Saygıyla.  23.06.2010 19:22
 

Bu garip dizi beni de dahil olmak üzere herkesi etkisi altına almış olmalı. Perşembe gecesini sabırsızlıkla bekliyorum. Bir yandan da "aman yapma özlem, böyle adice bir filmi izleme! kötü örnek teşkil ediyor," diyorum. Halit Ziya Uşaklıgil'in ruhu şad, mekanı cennet olsun. Bence bu günleri görseydi kesinlikle romanının bu hallere düşmesini istemezdi. Saygılar...

Özlem SAYIN 
 23.06.2010 16:09
Cevap :
İzlemiyorum diyene pek inanasım gelmiyor. Kıyısından köşesinden, tekrarından bir şekilde karşımıza çıkıyor. Neyse ki artık tamam diyebiliriz. Tabii ki kanal silbaştan tekrarlamazsa. Saygıyla Sayın Sayın.  23.06.2010 19:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 661
Toplam yorum
: 1170
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 840
Kayıt tarihi
: 15.04.08
 
 

Atatürk, cumhuriyet ve Türkçe sevdalısıyım. Hayatımda hiçbir konu veya olay karşısında 'keşke' de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster