Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
3514
 

Çakralar - Nefis basamakları

Çakra; Uzakdoğu teizminde çark, evre, aşama, mertebe, radde, safha, kıvam, baraj, basamak, pâye, konum, makam, sema, mekân, felek, gök, an, zaman, yaşam anlamlarını içeren ruhsal olgunluğun sembolleştiği bedensel bölgeleri tanımlayan bir sözcüktür.

İslâm tasavvuf öğretisinde nefis basamakları tanımlamasının karşılığına denk gelmektedir.

İlk insanlar Havva ve Âdem ile birlikte ruhsal yücelme metotları sunula gelmiştir. Bu öğreti ve yaşayışların genel tanımlaması din olmuştur. En son ve bağlayıcı hüküm sahibi din anlayışı Muhammedilik olmakla birlikte güzel ahlaklı, kişilikli, yararlı olarak yaşamış olan tüm bireyler birer ilahi lütufturlar. Buda, Hermes, Honos, Thot, Hürmüz, Sokrat, Lokman Hakim vb.

İnsan bedeninde 7 (yedi) çakra bölgesi bulunmaktadır. Kök Çarka (ana çakra)- Sakral Çarka (cinsel çakra)- Göbek Çakrası-Kalp Çakrası- Boğaz Çakrası- Alın Çakrası (3.göz)- Tepe Çakrası (taç çakra, ilâhi çakra).

İslâm Tasavvuf ekollerinde sırasıyla; Nefsî EMMARE- Nefsî LEVVAME- Nefsi MÜLHİMME- Nefsî MUTMAİNNE- Nefsî RADİYYE- Nefsî MARDİYYE ve Nefsî KÂMİLE (SÂFİYYE) ahlâk Makamları olarak tanımlanmaktadırlar.

Her bir çakra- nefsî konumlar, insanın ahlâk, karakter yapısı öncelikli olmakla birlikte bireysel ve toplumsal yaşamını şekillendirmektedirler. Çakraların kapalı, açık ve temiz olmaları ile orantılı olarak insan çakra donanımlarından yararlanmaktadır. Çakraların kapalı olmaları durumunda, başta psikolojik rahatsızlıklar gerçekleşmesinin yanı sıra bedensel hastalıklar ve maddesel, çevresel, beceri yoksunlukları realize olmaktadır. Çakraların aşırı aktive olmaları da aynı şekilde fazlalık, aşırılık sorunlarına neden olmaktadır. Örn; Boğaz çakrasının (5.çakra, Radiyye makamı) kapalı olması, bireyin kendisini ifade edememesi, konuşma güçlükleri, çekingenlik, bedensel olarak boğaz bölgesinde, ses tellerinde sorunlara yol açmaktadır. 5.çakranın Aktive olması(çakranın açık olması), hitabet kolaylığı, iyi bir konuşmacı olunmasına neden olmaktadır. 5. çakranın aşırı derecede aktive oluşu ise konuşma, derdini anlatabilme güçsüzlüğünün aksine "gevezelik" negatif etkenliğini oluşturmaktadır. Bu gerekçelerle çakraların kapalıdan açık olmaya, açıklıkları ve temizlenip arındırılmaları, son olarak aşırı aktive olmalarına yönelik uygulamalarda "denge" unsuru titizlikle işlevselleştirilmelidir.

Çakraların aktive olmaları amaçlı çeşitli metotlar bulunmaktadır. Uzakdoğu din felsefesinde çakraların açılmalarına ilişkin olarak, “yoga, pozitif enerji çağrıştıran mutluluk söylemleri ve diyet" yöntemleri önerilmektedir. İslâm tasavvuf doktrinlerinde ise; Nefis terbiyesi kapsamında "oruç, riyazet, zikir, bedensel ibadetler ve cömertlik" öngörülmektedir.

İslam tasavvufu öğretileri ışığında, nefis basamaklarının aşılmasında işlevsel etkinlikler;

1.)Zikir %7 %10,

2.)Kuranı kerim okuma %30 %38,

3.)Oruç ve bedensel aktiviteler (namaz, hac) %50 %58,

4.)Mal cömertliği (zekât, sadaka)%65 %85,

5.)İlim tahsili ve bilgelere, âlimlere saygı ve sevgi %100 oranında etken faktörlerdir.

Tüm bu ön açıklamaların ardından çakraların aktive olmaları, ruhsal ilerleme, nefsanî arınma usul ve metotları sırasıyla aşağıdaki yöntemlere işlevsellik kazandırmakla olasıdır;

1.) Nefsi EMMÂRE; kötülüğü, küfrü, inkârı emreden nefis-kök çakrası; “LÂ İLÂHE  İLLÂLLÂH” sözcüğünün (zikir, söylem, çağrı) sürekli tekrarı, nakaratı ile bu aşamanın aşılması kolaylaşır.

2.) NEFSÎ LEVVAME; levm eden, günah işleyip pişmanlık duyan ancak hatalarını sürekli yineleyen nefis basamağı - 2. sakral cinsel çakra; “ALLÂH” c.c. sözcüğüne kalpsel ve söylemsel yaşam katma ile 2. çakra açılır ve pozitif aktiflik kazanır.

Kıyame Suresi, bu Çakranın aktive olmasında etkin bir Kuran Öğretisidir.

3.) NEFSÎ MÜLHİMME; ilhamların duyumsandığı nefis basamağı - 3. göbek çakrası; "HÛ" sözcüğüne yaşamsallık katma.

4.) NEFSÎ MUTMAÎNNE; tatmin olmuş, huzur bulmuş, mutlu nefis - 4. kalp çakrası; cennetin hak edildiği âhlâk yüceliği bu konumda başlar. Bununla birlikte esas kazanç Cemâllûllâh "dünya yaşantısında can bedende iken, Allah’ı görebilmek" kalp ve bilinç uyanıklığı olmalıdır. Cennet yaşantısı insanın mutlâk mutluluğuna yeterli gelemez. CEMÂLÛLLÂH olmaksızın insan cennette de sıkılır. Cennet ikrâmları ancak sınırlı oranda oyalayıcı rol üstlenirler. 4. kalp çakrasının aktifliği "YA HAKK" zikrullâhı ile olasıdır.

Fecr ve Hakka Sureleri, bu Çakranın aktive olmasında etkin bir Kuran Öğretileridirler. İlişkin öğretilerden herhangi birini yaşamsallaştırmayı başaran, karakterize eden birey 4. Evrenin olanaklarından dinsel ve dünyasal olarak faydalanmayı hak etmiş demektir.

5.) NEFSÎ RADİYYE; razı olmuş nefis - 5.boğaz çakrası; "YA HAYY" çağrısı. "YA HAYY" çağrısı 5.çakranın etken söylemidir. Bunun yanı sıra "oruç" boğaz kontrolü bu aşamanın aşılmasını son derece kolaylaştıracaktır.

"Hayır ve Bilmiyorum" ifadeleri olası sorunların minimal düzeye indirgenmesinde destek faktör işlevini üstleneceklerdir.

 Fecr, Cuma ve Rad Sureleri, bu Çakranın aktive olmasında etkin Kuran Öğretileridirler. İlişkin öğretilerden herhangi birini yaşamsallaştırmayı başaran, karakterize eden birey 5. Evrenin olanaklarından dinsel ve dünyasal olarak faydalanmayı hak etmiş demektir.

6.) MARDİYYE MAKAMI; kendisinden razı olunan ruhsâl konum. Muradı ilâhinin realize olduğu, dileklerin, arzuların gerçekleştiği nefis basamağı - üçüncü göz, alın (6.) çakrası; Merdiyye Makamı'nın aktive olmasına yönelik söylem "YA KAYYÛM" sözcüğüdür. Uzak doğu din felsefesinde ve antik teozimde sıkça yer alan 3.Göz, tanrının gözü, göktanrı vb. tanımlar İslâm literatüründe "basiret, feraset, kalp gözü, arif olmak, kalp uyanıklığı, beşaret, bilgelik, marifetullâh" sözcükleri ile övgün nitelikler kapsamında değerlendirilmektedir. Kâf, Kef Arap alfabelerinin Kur’anı Kerim edebi nezaketi ile tamamlandığı içsel letâfetin kelâm ve hâl (yaşayış) ile realizasyonu, dünya sahnesinde insan öncelikli, toplumlarda ve evrende var oluş olgusudur. Tümevarım ve tümdengelim kavramlarının bireyden kâinata, kâinattan bireye somut içerik kazanması evresi, aşaması, dönemi, dönencesi başlangıcı.

6. NEFÎS BASAMAĞI olan MARDİYYE MAKAMI'DIR. Hızır, ermiş, eren, abdal, bilge kişi vb. unvanlar bu çakranın aktive oluşu ile edinilir. Soyut söylemim somut varlığa dönüşümü “madde oluşumu” evresi bu konumda gerçekleşir.

Kuranı Kerim Sureleri başlı başına birer Öğreti, Kürsü, Okuldurlar. Dinsel ve Dünyasal yaşama ilişkin YETİLERİ içeren ve de sunan Fakültedirler.

Fecr, Lokman ve Fatır Sureleri; Basiret algısı ve de yaşantısı olan 6. Çakra'nın Kuran Öğretileridirler. 6. Yaşam Evresi, 6. Çakra, 6. Nefis, Ahlak, Karakter, Ruhsal konumun Okuludurlar. Fecr, Fatır ve Lokman Sureleri'ni yaşamsallaştırmayı başaran, karakterize eden birey BİLGELİK yaşantısı olan 6. Evrenin olanaklarından dinsel ve dünyasal olarak faydalanmayı hak etmiş demektir.

7) 7.Tepe – Taç - Tanrı Çakrası; NEFSÎ KÂMİLE-SÂFİYYET - KEMÂLÂT-DEM-ADEM MAKAMI; son çakra, en son ulaşılacak olan nefis basamağıdır.

İlâhi donatılar ile verilenilen, VEHBÎ (Allâh vergisi) bir ruhsal oluştur. Ululuk, yücelik kademesidir. Birler, üçler, yediler, kırklar, peygamberlerin güncel temsilcileri,mürşidi kâmiller, zamana hükmeden bilge, pir, gavs, gavsûl azam vb. unvanlar, özel nitelikler. Nefsî kâmile konumunda bulunmakta olan insanlar esas olarak RABB'dırlar. Rabb olma doneleri ile donanmış, Âlemlerin yaratıcısı ile doğrudan aracısız iletişimi kurabilme başarısını elde etmiş olan kişidir. 7.Çakranın açılması ve temizlenmesi amaçlı "YA KAHHAR ALLÂH" çağrısı etken sözcüktür. İnsan Rabb olur mu? Olur. Ama âlemlerin Rabbi tektir.

Son olarak; Tüm çâkralarda nefis basamaklarında Muhammedilik bulunmaktadır. Muhammedilik aşk ve merhamette sınırsız olmayı gerektirir. Ne var ki, ayrıcalıklı donanımlar ile donanmış olan hiç bir birey, Muhammed(a.s.)'ın güncel temsilcisi değillerdir, olmaları da *mümkün değildir*. Her birinin diğer peygamberlerin elçileri oldukları doğrudur, bu inkâr edilemez. Ancak, Muhammed olmak başkadır. Bu realiteyi yalnızca bilen bilir. İşte SIR da buradadır. Ötesini aynaya bakan görür.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 620
Toplam yorum
: 171
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 523
Kayıt tarihi
: 07.09.13
 
 

Şiiri, yazmayı seviyorum..hepsi bu kadar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster