Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '08

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
1680
 

Çalıkuşu romanını okudu öğretmen oldu ama…

Çalıkuşu romanını okudu öğretmen oldu ama…
 

Son olarak söylemekk istediklerini gözyaşları içinde söyledi İnci Öğretmen...


Polatlı’da 11 yıldır öğretmenlik yapan İnci öğretmen, bu anlamlı günde gözyaşları içinde bizlere mesleğine hala aşka nasıl sarıldığını anlattı.

Çalıkuşu romanını okudu öğretmen oldu ama…

Öğretmenler Günü’nde Polatlı’da 11 yıldır öğretmenlik mesleğine gönül vermiş bir öğretmenin hayat hikayesi sizleri baş başa bırakıyoruz. 1960 yılında dünyaya gözlerini açan İnci öğretmen yaşı kemale erdiği günden itibaren öğretmen olabilme hayali kurmuş, öğretmen olmuş ve kariyerini en sonunda lisan eğitimi ile en yüksek seviyeye getirmişti. Son yıllarda yaşadığı görme problemi nedeniyle meslekten malulen emekli olmak zorunda kalan İnci İçgöz ile mesleğe başladığı günden bugüne kadar geçen süreci ve bundan sonra kendisini bekleyenin ne olduğunu konuştuk…

“Öğretmen olmak benim hayallerimde her zaman vardı. Çalıkuşu romanını örnek aldım. Oradaki roman karakterini feyz aldım ama şimdi yaşadıklarım beni yıldırdı” diye konuşarak başladı anlatmaya 48 yıllık hayat hikayesini… Her zaman elinden gelenin fazlasını yapmak için çaba gösteren İnci Öğretmen, memleketi olan Fethiye’de başladı meslek hayatına. Polatlı’da nokta koymak zorunda olduğu öğretmenlik mesleğine aşık olan İnci İçgöz, yaklaşık olarak 10 yıldır görme problemi yaşıyor. Yılda yıla artan görme problemi nedeniyle şu anda Polatlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirildiği okuldaki birkaç velinin şikayeti üzerine meslekten malulen emekliliği isteniyor.

“ÖĞRETMENLİĞE BU GÖZLERLE BAŞLAMADIM”

Memur bir babanın en büyük kızı olarak Fethiye’den kalkıp Mardin, Düzce, Ankara ve Polatlı’da görev yapan İçgöz, “Gözlerim ve kulaklarımda engelim var. Ama bu mesleğimi icra etmemi engelleyecek düzeyde değil. Ben bu mesleğe yıllarımı verdim, hep tek başıma dimdik ayakta kalmayı başardım. 3 yaşında babamı kaybettikten sonra başlayan hayat mücadelesi beni ve ailemi derinden etkiledi. Emekli olmamak için çok çabaladım ama olmadı. Sonunda ilçe milli eğitime dilekçe yazmaktan başka çarem kalmadı. Bu sıkıntılar benim için tam bir yıkım oldu. Ben bu mesleğe görme sorunlarıyla başlamadım, bu işe bu gözlerle başlamadım” diye konuşarak yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi.

“LİSANS DİPLOMASINI 40 YAŞINDA ALDI”


O’nun hayat hikayesi öğretmenler gününün kutlandığı bugün hepimizi derinden etkileyecek. Fethiye Kız Öğretmen Lisesi’ni bitirdikten sonra köylerde vekil öğretmenlik yaptı ilk olarak. Ardından halk eğitim merkezlerinde okuma yazma bilmeyenler alfabeyi ilk o öğretti. Zorlu geçen özel yaşamına rağmen yılmadı emin adımlarla yürüdü. Van Yüzüncü Yıl Eğitim Meslek Yüksekokulu’nda iki yıl eğitim gördü ve Mardin’e atandı. Mardin’den Ankara’ya uzanan öğretmenlik serüveni sonunda üniversite sınavına girerek Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nden 40’lı yaşlarında mezun olup, lisan diplomasını eline almanın sevincini yaşadı ama…

GÖZ RAHATSIZLIĞI İLERLEDİKÇE SORUNLAR ARTTI

Genetik olduğunu söyledi doktorlar. Yılar ilerledikçe gözleri daha az görüyor, kulakları da daha ağır işitmeye başlıyordu. Yaklaşık 10 yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle ders verdiği birkaç öğrenci velisinin şikayetleri üzerine kadrosu ilçedeki bir ilköğretim okulundan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne verildi. İlçe Milli Eğitim tarafından yapılan görevlendirme ile Sevimaras İlköğretim Okulu’nda boş derslere giren, emekli olmasına 2 yılı kalan İnci İçgöz, daha önce gelen şikayetler üzerine hakkında açılan soruşturma neticesinde verilen rapor sonrası Kaymakamlık oluruyla mesleğine devam ettiğini söyledi.

“DİLEKÇEYİ İSTEYEREK VERMEDİM”


Yaşadığı sağlık problemini mesleğine engel olarak görmeyen İnci öğretmen, “malulen emekli olmaya ikna edilmek için çaba sarf edilmesi çok gücüme gitti. Ekim ayının 8’inde dilekçemi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne verdim ama isteyerek değil. Benim en çok zoruma giden İlçe Milli Eğitim Müdürü ile kaç kez görüşme talep etmeme rağmen olumlu yanıt alamamam. Kendi o an çok değersiz hissettim.” diyerek gözyaşları içinde içinde bulunduğu durum karşısında güçlü olmaya çalıştığını söyledi.

Görevlendirildiği okuldaki meslektaşlarının rahatsızlığı karşısında kendisine destek olmaya çalıştıklarını belirten İnci öğretmen sözlerine şöyle devam etti, “Okulumda benim içinde bulunduğu durumda anlayış gösteriliyor ama İlçe Milli Eğitim Müdürü benimle oturup konuşmaya bile gerek duymuyor. Türkiye’de insan yaşamının bir önemi yok bu gözlerle bu göreve başlamadım. Mesleğimi bu durumda bile layıkıyla yerine getirmek için mücadele verdim. Keşke böyle bitmeseydi”

“SON GÜNLER BENİM İÇİN ÇOK BÜYÜK YIKIM OLDU”

İlçe Milli Eğitim Müdürü Necmettin Özdemir’le birebir konuşmak için çok çabaladığını ancak kendisiyle konuşmadığını söyleyen İçgöz, “İlçe Milli Eğitim Müdürü ile konuşmak istedim ama bana konuşma hakkı bile verilmedi. Bu durum karşısında dilekçemi vereyim gideyim dedim. Hep tek başıma ayakta durdum. Emekli olursam da bu kadar yaşadığım sıkıntıdan sonra memleketime giderim başka ne yapabilirim ki…” diye konuştu ağlayarak ve şöyle devam etti, “Keşke milli eğitim müdürü bir konuşabilir miyiz dediğim zaman konuşabilseydi. Ne derece eğitim verdiğimi kendisi görmek isteseydi” dedi.

“ÖĞRETMENLİK SINIRLARI ZORLAMAKTIR”

Son olarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne ilişkin neler söylemek istediğini sorduğumuz İnci İçgöz, “Her öğretmen öğretmendir, insanlar insancıklar, öğretmenler öğretmencikler, doktorlar doktorcuklar bunları çoğaltmak mümkündür. Hepsi de eğitimin verdiği bir sonucun ürünüdür. Orta derecede bir öğretmen söyler,iyi bir öğretmen anlatır, çok iyi öğretmen gösterir,yüksek bir öğretmen biçimlendirir. Mesleğe yeni adım atan öğretmenlere tavsiyem zoru başarmayı hedeflemeleridir. Sınırları zorlamaları, sıkıntılarımızdan şikayet etmek yerine kolayı başarmaktan yana zoru başarmayı amaçlamalarıdır” dedi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yanınızdayız,sizi destekliyoruz demek ne işe yarayacak bilemiyorum.Ama aynı aşkla yıllardır öğretmen olma hayaliyle yanıp tutuşan ben seni çook ama pek çok anlıyorum Sevgili Arkadaşım.İnsanların hayatlarında tutunacakları başka bir dal yoksa ve bu dal kırılıp elinden alınmaya çalışılıyorsa ,senin yüreğindeki dalları kıranlar bunu nerden anlasınlar?Anlasalar kırmazlardı zaten.Ağlama Öğretmen'im ,sakın ağlama.Gözlerine kıyamam.. Dualarım seninle......

Ümit Emel Pusat 
 24.11.2008 23:55
 

İnci Hanım'la görüşmeyi istemeyen zat-ı şerif'in (?) amirleri karşısında nasıl aşırı hürmetler (?) içinde kıvrandığını tahmin ediyorum.Empati yoksulu;bilgi fukarası insanlar gerçek körlerdir. Yönetim kadrolarının cühelâ sürüleriyle donatılması da bir çeşit eğitim terörüdür...

Mesut Selek 
 24.11.2008 15:55
 

Bambaşka bir şey . İnci öğretmen bunu başarmış zor da olsa. Saygılarımı ve sevgilerimi iletmek isterim kendisine sizin aracılığınız ile. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 24.11.2008 15:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1820
Kayıt tarihi
: 27.07.07
 
 

Anadolu Üniversitesi, İletişim Bilimleri Fakültesi, Basın-Yayın Bölümü mezunudur.        ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster