Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '12

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
225
 

Çalınan hayatlar

Çalınan hayatlar
 

Dünyanın ilk renkli resimlerinden 1912 Rusya


Her doğan gün bir umut vaadediyor,

Attığım her adım ayırmıyor 

Yeniden kavuşmamız için 

Ayrılmak geçici bir seçim

Kalbim seninle ve kızımla

Uzaklarla nikahlansam da

Gökyüzünde yalancı güneş ışıldasa da

Bulacağız aydınlık günleri

Yağmurlu Hollanda'da

*****

Kanımızla silahlarını yağlıyorlar 

Canımızı alarak hayat buluyorlar

Kanla besleniyor banka hesapları

Ve şirket kasaları

Dolmadı henüz hala

Dolmaz da asla

Tanı onları

Bak ekranda

Onların barış için savaşan mavi kravatları 

Önlerinde Ebu C&L siyah mikrofonları

Gürlüyor

Sahte Alaycı Zeus sırıtmaları

Parlak vaad eden süslü sözleri

Kandırmasın senin acılı gönlünü ey Mülteci 

Sen yürümene devam et

Arkana bakma şimdi sabret

Güvenmek zorundasın her doğan güne

Seni bekleyenlerin al al sevgisine

Evde bıraktığın eşin Rojin'e

Güneşi görmeyi bekleyen Berfin'e

Kolların taşımak zorunda görenekleşen yükü

Yüreğin kaldırmak zorunda

Bülbülü bombalanan

Bu dikenli  örselenen gülü

İstesen de istemesen de

Sen taşıyacaksın

Bin kiloluk petrodolar yeşil tonlu

Kızıl ve sarı hüznü

Yazılmışsa imtihan

Yanacaksın

Donacaksın da ama

Sabredip çileyle yılmadan koşacaksın

Çığlığın karanlığı yarıp

Gözlerin yolu aydınlatıp

Arkadan gelenlere fener olmalı

Hayallerin ellerinde

Özgür alabildiğince

Kimse alamaz senden

Umutla bulanmış düşlerini

Çileyle yoğrulmuş ve denenmiş sevgini

Zira 

Bizi Biz yapan

Kazandığımız zaferler değil

Kaybettiğimiz kızıl ve yeşil fetihlerdir

Öyleyse

Vaadedilmiş komutan olmasa da

Ne mutlu hala Fethi düşleyebilene

Ulubatlı olmasak da

Ne mutlu umudun sancağını surlara

Kanlı emekçi ellerle dikene

Cesurca fikrini söyleyenden korkusuz kim var?

Çatalın ve bıçağın havalandığı limandan

Uçuşan çatal dilli alkışlara acıyan

Yürek sürgünde

Öldü artık

Adil yüreklerde yaşasa da

Hasretle yandı o

Ama anlatamadı

Faşizmin kalın sağır duvarlarında yankılandı

O tok ve cesur ses

Hüzünle aramızdan ayrıldı 

Sevdiği yurdundan, yarinden

Koptuğunu bilemeden yarından

Çatal dilli leş kargaları konmuşlar 

Aşkın, hüznün ve evrensel telgraf direklerine

Tünemişler alkış tutarak bekliyorlar

Hayatları Çalınanların etlerini

Yemeyi

Alışık onlar zaten, mısra ve do-si çalmaya

Sol anahtarını cebe atmaya 

Sağa para kasasını koymaya

Hak hukuk tanımamaya

Allah yokmuş gibi yaşamaya

Kim öğretecek çıngıraklı yılanlara

Mazlumu sokmamayı

*****

Göz yaşları duayla çelikleşir

Güvenin ışığında yansır 

Sonra gözler kamaşır

Görünmeyen orduların kılıçlarından

Işığın alımlı yalımlarıyla

Kim indirecek ve hakkını verecek

Zulmün kellesine hasret adaletin kılıcına

Ya insanlık kazanacak sonunda 

Ya da söndürecek zulmeti

İsrafil'in üfleyen Nefesi...

( Değerli Sanatçı Ahmet Kaya'ya ve tüm Mültecilere Adanmıştır)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3473
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster