Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '12

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Çalış çalış nereye kadar?

Çalış çalış nereye kadar?
 

Günümüzün uyuşturucusu : İş hayatı


Günümüzün uyuşturucusu : İş hayatı.

Herkes deliler gibi çalışıyor.

Gün ışımadan sıcacık yataklardan kalkarak düşülen yollar...

Bilgisayar başında açma/poğaça/simit ile edilen kahvaltılar...

Yan masadakine duyurmadan yapılması asla mümkün olmayan, hiçbir özelliği kalmayan sözde “özel” konuşmalar...

Şeffaflık adına cam ofislerde çalışıyor, akvaryumdaki balıklara benziyoruz.

Hamile kaldığımızı önce kocamız, sonra amirimizle paylaşıyoruz.

Kime sorsan o toplantı senin bu toplantı benim koşturuyor. Herkes çok meşgul.

Az uyku, yoğun mesai saatleri bile yeterli değil işleri bitirebilmek için.

Tatillerde bile kulaklardan telefon, ellerden klavye düşmüyor...

Kimi patronundan dem vuruyor, kimi yapılan performans değerlendirmesinde hakkının nasıl “yenildiğinden”.

Sabah-akşam sıkış tepiş otobüslerde, ilerlemeyen trafikte boşa geçirilen sinir bozucu, bir o kadar da kayıp zamanlar...

Ayaküstü sigara molalarında, tuvaletlerde yapılan çekiştirmeler, çemkirmeler...

Nefret ettiklerimizin yüzüne gülümsemeler...

Okunmamış, cevaplanmayı bekleyen onlarca e-posta... Hazırlanması gereken sunum, aranması gereken insanlar...

Birbirinin aynı günler...

Duvardaki saate takılı gözler...

Buluşmak için zaman ayır(a)madığımız arkadaşlar...

Gelmesi istenmeyen pazartesiler, dört gözle beklenen cumalar...

Öğlene/akşama ama mutlaka  gün sonuna kadar yetiştirilmesi gereken raporlar...

...

Peki farkında mısınız bilerek ya da bilmeyerek kendimizi tüm bu koşturmacayla uyuşturduğumuzun...

Kimi boş olduğu için işten eve dönmek istemiyor, kimi dolu olduğu için.

Kimi en yakınını toprağa gömmüş oluyor, kimi en sevdiğini kalbine.

Kimi çocuğun okul taksidini ödeyebilmek adına deli gibi çalışıyor, kimi ev taksidi için.

Kimine sorsan gözü yüksek mevkide, kimine sorsan parada...

Tüm bunlar bir kenara, belki en çok da kendi iç sesimizi duymamak için bunca yüklenmişizdir işe. Durup bir saniye bile soluklanmamak, kendimizi sorgulamamak hatta tabiri yerindeyse kendimizi unutmak içindir bunca koşturma; kim bilir...

Ve biliyor musunuz ki günümüzde çiftler, artık en çok tatilde boşanmaya karar veriyormuş.

Başbaşa kaldıkları, başlarını kuma (işe) gömüp birbirlerini görmezden gelemeyecekleri zaman.

Haydi kaldırın kafanızı işten güçten!

Çünkü geçen her gün, ömürden...

Ve biz, havuz/bahçe manzaralı birkaç metrekare daha büyük bir evde sevdiklerimizle oturabilmek için işyerinde, birkaç metrekarelik duvar manzaralı masalarımızda sevmediklerimizle dirsek çürütüyoruz.

 

http://umutsuziskadini.com/

https://twitter.com/#!/UmutsuzIsKadini

http://www.facebook.com/#!/pages/Umutsuz-%C4%B0%C5%9F-Kad%C4%B1nlar%C4%B1/120364508011392

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli 'Umutsuz iş kadını', Teşbihte (temsilde) hata olmaz, diyerek ve hoşgörünüze sığınarak; "kula bela gelmez hak yazmadıkça hak bela yazmaz kul azmadıkça!" diyerek başlayalım. Bu konunun aslında, iş-görev'le değil, sistem anlayışı ile ilgisi vardır. Gerek sanayi devriminden doğan (düşük ücretli, çocuk-kadın)işçi ihtiyacından, gerekse, satınalma gücü kazandırılarak, "alın-verin ekonomiye can verin!" anlayışından, şikayet edilen konulara gelinmiştir. Bu pencereden başlarsak, sonunda nereye gideriz? Nereye? Fransız ihtilali ile sermayenin küreselliğine! Bu nedenle zülfü yare dokunmadan ve "anaokulları" ile "yaşlı huzur evleri"ne ulaşmadan..... sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 25.04.2013 12:34
 

Merhaba, çalışma hayatının zorluklarını bilirim bir emekli olarak. Çalışırken bazen isyan ediyor insan bu kadar da olmaz diye ama çalışmak da ayrı bir güzel. İyi ki çalışmışım diyorum şimdilerde. İyi ki o koşturmacayı yaşamışım. İyi ki o kadar sıkıntı çekmişim. Bu gün ise ne kadar doğrular içinde yaşadığımı görüyorum. İnşallah bir gün emekli olacaksınız, hiç bir pişmanlık yaşamadan...:) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 22.04.2013 0:51
Cevap :
İnşallah Ayşegül Hanım. Ne mutlu size, darısı başımıza :o) sevgiler,  27.04.2013 12:16
 

Tıpkı bennnn

Muge Sanoglu 
 30.11.2012 9:49
Cevap :
:o)  30.11.2012 16:20
 

Her sabah gördüğümüz resim ancak bu kadar iyi anlatılırdı sanırım. Teşekkürler, sevgilerimi gönderiyorum.

Leyla Kanat 
 07.11.2012 11:33
Cevap :
Ben teşekkür ederim! Sevgiler  07.11.2012 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1420
Kayıt tarihi
: 03.10.11
 
 

Uzun yıllar plazalarda dirsek çürütmüş, son yıllarda refahı evden çalışmakta bulmuş ikiz kız anne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster