Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '13

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
92
 

Çalışa(maya)n Kadın

Çalışa(maya)n Kadın
 

Çalışan kadının işi anne olunca daha da zorlaşıyor.


Analık kadınların en kutsal ve önemli vasıflarından kuşkusuz. Günümüz Türkiye koşullarında çalışan, çalışmak isteyen kadın, annelik ve mesleği arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda bırakılıyor.

Örneğin ben, geçinebilmek ve çocuğuma bakmak için çalışmak zorundayım. Emekliliğime yaklaşık dört buçuk yıl kalmasına karşın, o zaman 10 yaşında gelecek oğlumun eğitim harcamaları artacağından büyük olasılıkla emeklilikten sonra da çalışmam gerekecek. Ama, son çalıştığım işyerinden tasfiye nedeniyle ayrıldığımdan bu yana, yaklaşık 10 aydır işsizim. Türkiye'de işsizlik oranı yüksek ve iş bulmak gerçekten zor. Ama, ben bulduğum işleri ya düşük maaşı ya da gece vardiyası nedeniyle kabul edemedim. Çünkü, uzun çalışma saatleri ya da haftasonu mesaisi nedeniyle, seneye ilkokula başlayacak oğlumu, okul saatleri dışında oğlumu gönderebileceğim bir etüt merkezi ya da bakıcı için en az 500 TL.'yi peşin peşin gözden çıkarmam gerekiyor. Kirayı da ödeyince ücretten geriye bir şey kalmayacak. Gece vardiyası olan işleri de maaşı yüksek olsa bile, o saatlerde oğlumu güvenle teslim edebileceğim kişi ve kurum bulunmadığından kabul edemiyorum. Yani, geçinebilmek için çalışmak ile çocuğumun sağlığı, eğitimi, güvenliği arasında kalmak gibi acımasız bir tercih çıkmazına saplanıyorum.
 
Erkekseniz, evli ya da bekar olmanız farketmez. Gece çalışabilirsiniz. İş nedeniyle haftalarca ya da aylarca evinizden, çocuğunuzdan uzak kalabilirsiniz. Yeter ki, kazancınız bol olsun. Evde çocuklarına bakan, yolunuzu gözleyen, dırdır etmeyen bir kadın bulunsun... Kadınsanız, böyle bir işi kabul etmenizde, bekarsanız ailenizin bakış açısı, toplumsal yapı, evliyseniz eşinizin anlayışı – genelde de olumsuz yönde – etkili olur. Ama, çocuklu bir kadınsanız, ister evli olun, ister boşanmış, işiniz çok daha zor.
 
Çok çocuk çıkmaz
 
Yasal olarak belli sayıda kadın eleman çalıştıran iş yerlerinin bünyesinde gündüz bakımevi / anaokulu bulunması gerekiyor. Ama, küçük ve çalışanı az işyerlerinin de kadın çalışanlarının bakıcı ya da anaokulu masraflarını üstlenmesi gerekir.
 
Öte yandan, kadın devlet memurlarının doğurdukları çocuk sayısıyla orantılı olarak emeklilik yaşı erkene çekilecekmiş. Peki bu düzenleme diğer kadın çalışanları da kapsayacak mı? Öyle olmazsa hakça bir uygulamadan söz edilemez ki.
 
Yaklaşık 4 yıl önce yürürlüğe giren yasayla "Analık borçlanması" hakkını yalnızca iki çocuk için kullanabilen kadın çalışanın önü, yasadan kısa bir süre sonra SGK'nın çıkardığı ve Başbakan'ın onayladığı yönetmelikle tıkandı. Yani, Sosyal Güvenlik kaydı yapılmadan önce doğum yapan kadın yasaya göre bu haktan yararlanırken, yönetmeliğe göre yararlanamıyor. Ali Tezel, yıllar önce konuyla ilgili bir televizyon programında, bu durumdaki çalışan anaların idare mahkemesine başvurmasını önerdi. Peki vatandaşı zora koşmak niye? Madem yaptın bir hayır...
 
Şimdi bir de Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, en az üç çocuk yapılmasını istiyor. "Allah rızkını" verir açıklamasından başka, bilimsel bir gerçekliğe ya da gerekliliğe dayanıyor mu bu konudaki ısrarı?
 
Bizimki gibi bir ülkede çok çocuk, hızlı nüfus artışı; hızlı nüfus artışı, daha çok işsizlik, sağlık ve eğitim hizmetlerindeki yetersizliklerin ve aksaklıkların artması, yeni ve daha fazla ekonomik ve toplumsal sorun demek. Az sayıdaki nitelikli insan ve iş gücünü değerlendirmekten aciz bir sistem, çok sayıdaki niteliksiz (eğitimsiz ve sağlıksız) nüfusu nasıl istihdam edecek, besleyecek?
 
Yani, böyle giderse, Başbakan'ın tüm telkinlerine karşın, "Saldım çayıra mevlam kayıra" anlaşınındaki bilinçsiz karı kocalar ya da çok varlıklı olanlar ikiden fazla çocuk yapar. Müneccim ya da bilici olmaya gerek yok.
 
Gülçin ERŞEN – 3 Nisan 2013 / Güllük  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster