Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1718
 

Çalışan kadının ziplenmiş hayatı!

Çalışan kadının ziplenmiş hayatı!
 

Çalışan kadının işten sonraki hali


“Ev kadınlığı en zor meslek .” Sanırım bu eskiden ev işlerini küçümseyen erkekleri etkilemek için söylenirmiş. Ama şimdilerde bunu bazı ev kadınlarından duyuyorum; hem de hiç çalışmamış olup, ahkam kesenlerden. Nedense bazı çalışmayan kadınlarda “Ay sen işe gidiyorsun, ev kadını olmak çok zor. Oh çocuğa da annen bakıyor.”diyerek mesai saatlerinde bizi tatile çıkıyor sananlar var. Oysa biz hepsiyiz. Elif Şafak’ın kadınları gibi hepsi birdeniz. Çalışan, çocuk bakan; ev kadınıyız. Yani iş yerinde tüm gün yayıp k...... oturmuyoruz.

Durumu bir de çalışan kadının gözünden değerlendirmek gerekirse:

Ev kadınıysan, ister bugün yap işleri, ister yarın. İki çift laf etmek istersen komşuya git, bir kahve iç. Ev daralttı mı seni, çek kapıyı git dolaş. Bizde öyle bir ÖZGÜRLÜK YOK. İşyerinde duvarlar üzerine üzerine geldiğinde kapar kıçını oturursun. “Ay benim canım bunu bugün yapmak istemiyor müdürcüm yarın yaparım. Zaten reglim tepemin tası atık, karnımda ağrıyor, şöyle biraz uzanayım “ falan diyemezsin. Sabah ayazında sıcacık yatağından kalkıp, tek gözünle dolaptan birşeyler seçer, 2 dakikada yüzüne birşeyler sürersin. Arkandan ağlayan bebeğini anneannesine ya da bakıcısına uzatırken için kan ağlar ama gözlerini silersin. İyi görünmek lazım ağlayarak işe gidemezsin. Çocuğun hastaysa telefonla arayıp durumunu takip ederken, hem yanında olamadığın için kahrolur, hem de yetiştirmeye çalıştığın sunuma odaklanmak için bir tarafını yırtarsın. Bu arada elin klavyede çocuğu götürmek için ertesi sabah erken saate doktor randevusu ayarlayıp, müdüründen nasıl izin alacaksın bunu düşünürsün. Akşam eve gidince bitmişsindir ama kapıdan girmeden, İnanılmaz Aile'deki gibi kostümünü değiştirip yedekteki enerjini açığa çıkarıp eve dalarsın. Bebeğini koklarsın, mıncıklar oynarsın. Sofra hazırlama ve toplama telaşı içinde turboya takarsın. Yeme ve yedirme telaşlarından sonra banyosu, oyunu, uyutma derken saat akşamın ilerleyen saatleri olmuştur, akü bitmiştir. Sonra takviye kablosu ile aküyü şarj edip, halin kaldıysa artık yaratıcılığını kullanırsın. Bu nasıl bir telaştır, bir bakarsın bir tek hafta sonları için yaşıyor olmuşsun. Onda da evin alışverişi, çocuğun ihtiyaçları, kuru temizleme, doktor randevusu gibi işlerle 2 gün akıp gider. Çalışan kadının saati daha hızlı döner.

Ev kadınlığı da yorucu elbet ama kıyaslamaya girince sadece ev kadınlığı; çalışan bir kadının hayatıyla kıyaslayınca rölantide giden araba gibi kalıyor. NerEden mi biliyorum. Çünkü şu an çalışmıyorum. Her şeyi sınırlı zamanlarda yapmak zorunda değilim. Yapılacakları daha esnek saatlere yayabilirim. Bugün istersem önce sabah uyur, sonra yemek yaparım. Ya da biraz yürüyüşe çıkarım. Ya da tozu yarın alabilirim. Kaç yıldır görüşüp dedikodu yapmak istediğim arkadaşlarımı hafta içi sakin sakin ağarlayabilirim.. Çocuğumla bol bol vakit geçirip, onun büyümesine tanıklık edebilirim. Çocuğumu gündüz gördüğüm için akşam büyüklerimize bırakıp vicdan yapmadan sinemaya, tiyatroya ya da 2 tek bir şeyler içmeye çıkabilirim. Spora gidebilirim. Akşam oturup dizi seyredip, üzerine de bir DVD seyredip, bir de bira içebilirim. Eşimle daha çok ilgilenip, anneme ve yakınlarıma 2 saatlik uğramalardan daha fazla zaman ayırabilirim. Birine hediye alırken kendi etrafımda dönüp, bir ona bir buna dokunmak yerine diğer mağazaların da var olduğunu hatırlayabilirim. Yani zamanı genişletebilirim. Çünkü çalışan kadın günü 8 saat mesai+ 1 saat yol desek 9 saat az yaşıyor bu nedenle de hayatı zipliyor, ıskalamamak için kafayı yiyor.

Bu yazıdan çıkacak sonuç çalışan kadın olmak çok zordur ve ev kadınlığı, tüm ev kadınlarının kıymetini bilmesi gereken bir süreçtir.

Ama kadınız ve çözülemez bir paradoksuz ya bu nedenle olsa gerek ev kadınlığı, çalışan kadının sadece istediğini sandığı bir şeydir. Çalışmak öyle bir aşıdır ki, ev kadınlığının tüm rahatlığına rağmen çalışan kadın hedeflere alışmıştır bir kere ve önünde farklı bir amaç ister. Biraz dinlenmeden sonra çalışan kadının içinde bir kurtlanma başlar. Bir süre sonra çalışmadan duramaz. Alışmış kudurmuştan beter misali kendisi için iyi olanı algılayamaz. Birde kendi işimi kursam hayalleri içinde zipli file daha da küçültmeye didinir durur. En iyisi hiç çalışmamış olan ev kadını olmaktır.

Eskinin çalışanı, bugünün ev kadını.

Bu yazı çalışan kadınlara itafen yazılmıştır. Sevgiler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4103
Kayıt tarihi
: 06.05.08
 
 

Burada sadece yazmak istediklerim ve yazdıklarımla varım. İstanbul İktisat mezunuyum ve profe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster