Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
1917
 

Çalışan kadınların çocuk bakımı konusundaki sorunları

Çalışan kadınların çocuk bakımı konusundaki sorunları
 

Bugün biraz soğuk aldığım için işimi tatil edip dinlenirken bir ara televizyondaki bir program dikkatimi çekti ve beni yıllar öncesine götürdü. Ev sahibimizin oğlu iki yaşlarındaki kızının bakımını bebekliğinden başlayarak kardeşinin evhanımı olan eşinden rica etti. Bebek büyüdükçe anne ve babasından ayrı olacağını anlamaya başladı. Her sabah bakımının yapıldığı eve bırakılırken attığı çığlıklar hala kulağımda. " Babacığım seni çok seviyorum beni bırakma! ".

Annenin babanın eli kolu bağlı. Çalışmak zorundalar ve ve çocuklarının bakımı için yardıma gereksinmeleri vardı. Benzer sorunları kardeşlerim yaşamışlardı. Çalışmak zorunda olan kardeşim çocuğunun bakımını başka şehirde yaşayan babaanne ve dedeye bırakmak zorunda kalmıştı.

Şimdi ülkemizde gündüz bakımevlerinin ne koşullarda çalıştıklarını ve gereksinme duyulan sayıda olup olmadığını bilmiyorum.

Bugünkü televizyon programını izledikten sonra burada da çalışan annelerin de benzer sorunları yaşadıklarını öğrendim. Nüfus artışı az deniliyor ama hala çocuklar için gündüz bakımevlerinin sayısının yetersiz olduğu söyleniyor.

Çalışan bayanların bir çoğu evlendikten sonra işten ayrılıyor ve bir kaç yıl en azından anaokuluna gidecek yaşa gelene kadar çocuklarının bakımını üstleniyorlar. Sonra part time işlerde çalışmaya başlıyorlar. Kamuda çalışanlar için koşullar biraz daha iyi. ücretsiz izin alıyorlar. En az altı ay. Sonra devletin özel sektörle birlikte işlettiği bakımevlerine bırakıyorlar çocuklarını.

Özel sektör bayan eleman almakta hep duraksıyor. Nasıl olsa bir gün evlenecek ve işi bırakacak gözü ile bakıyorlar.

Ekonomik kriz burayı da etkiledi kuşkusuz. Çalışan erkeklerin maaşlarındaki düşme ve ve hatta işten çıkartılma durumunda bayanların çalışması, part time, konusunu gündeme getirdi. Bu kez ikinci darbe ! Çocukların özellikle bebeklerin bakımı. Bir çok aile ailelerinden uzakta yaşadıkları için onların yardımı isteyemiyorlar. Ayrıca büyükler torunlarının bakımını üstlenmek istemiyorlar. Kendi sevdikleri uğraşlarından ödün vermek istemiyorlar.

Gerek kamu gerek özel bakımevlerinde hangi çocuklara öncelik tanındığı belirlenmiş. Çalışan annelerin çocukları ve "single mother " ların çocukları öncelikli. Onlarla dolu olan kurumlara yeni çocukların alınması olanaksız. Annenin iş bulma ve çalışması gerekli.

Gözlediğim bir sorun okul çağında olan çocukların okul çıkışından sonraki bakımları. Tüm gün çalışan anneler bu konuda sorunlu. Devlet okulları saat beşe kadar çocukları okulda alıkoyup bir kaç görevli gözetiminde en azından ödevlerini yapıyorlar.

Ne yazık ki burada da bütçeden kesinti yapıldığında eğitim ve sağlık harcamaları en çok tırpanı yiyen oluyor. Çocuk sayısındaki azalma nedeniyle bazı okular kapanma yada diğer okullarla birleşip tek okulda eğitim görmeleri sağlanırken boş kalan okulların bakımevi olarak düzenlenmesi gerekir diye düşünülürken o okullar yerel yönetimce açık artırma ile kişi yada özel şirketlere özellikle ev yapan şirketlere satılıp bütçe açığını kapatmaya çalışıyor.

Sonuçta anneler babalar çocuklarının bakımını kendileri eve dönene kadar özel bakımevlerine bırakıyorlar, kendi bütçelerine yük getirdiği halde.

İlkokulda boynunda anahtar asılı çocuk görmek olası. Eve dönüp ana baba gelene kadar kendikendilerine zaman harcıyorlar tabi denetimden uzak.

G-7 e katılıp örneğin Pakistan vb ülkelere Amerika'nın ÖNERİSİ üzerine milyarlarca dolarlık yardım yapan bu ülkenin kendi halkının gereksinmelerini gözardı etmesini aklım almıyor. Efendim bu yardımla Pakistan'ın nükleer silah yapmasını önlenecekmiş . Geçti Bor'un pazarı .....demek geliyor içimden.

Ben kendi adıma biraz şanslı idim. Çocuklarım büyüyene kadar evde bakabildim evde kendi işimi yaptığım için ama bazan çevirmenlik ve gönüllü faaliyetlere katıldığımda çocuklarımla ilgilemediğim günlerde özellikle oğlumun okulda çok mahzunlaştığını öğretmeninden duymak beni üzmüştü.

Çalışan kadın olarak bir çok sorunumuzun olduğu bir gerçek. Bunlara bir de çocukların bakım sorunları eklenince ne kadar çaresiz kalıyoruz, değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 397
Toplam yorum
: 1163
Toplam mesaj
: 200
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1955 Niğde doğumluyum. Ancak Japonya'ya gelene kadar yaşantımın büyük bir bölümü Ankara'da geçti. Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster