Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
302
 

Çalışanlar ve Yaşayanlar

Çalışanlar ve Yaşayanlar
 

Türkiye’de sürekli üretici konumunda yaklaşık yirmi beş milyon insan bulunuyor. Bu rakama üretim, sanayi, tarım dâhil. Türkiye’nin tüm üretimini karşılayan kesimin nüfusa göre az olduğu söylenebilir. Ama gerçek rakama yazlık işçiler, sezonluk üretime katkı sağlayan öğrenci ve genç nüfus katıldığı için yaz sezonunda bu rakam değişkenlik gösterebilir.

Türkiye’de yaklaşık on sekiz milyon civarında ilk, orta ve lise öğrencisi bulunuyor. Üniversite öğrencilerinin de yaklaşık bir milyon civarında olduğu düşünülürse bu rakam nüfusun yüzde yirmisinden fazla bir rakama tekabül ediyor. Resmi verilere göre Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde on üçü engelli ve üretimde aktif rol oynayabilecek durumda değiller. Aynı şekilde nüfusun yüzde yirmiye yakın bir kesimi de yaşlı olduğundan onlar da aktif istihdama katılamıyorlar. Bu duruma silâhaltına alınan yaklaşık altı yüz bin asker de eklendiğinde üretimden çıkan kişi sayısına rütbeli ve rütbesiz güvenlik görevlileri olmak üzere yaklaşık sekiz yüz bin kişi de istihdamın tüketen kısmına geçmiş oluyor. Bunlara ilave olarak yaklaşık iki yüz elli bin polis, sekiz yüz elli bin öğretmene ilave olarak üç milyondan fazla memuru da eklediğimizde durum karmakarışık bir hal alıyor.

Halkımızın hepsi, üretimde bulunduğunu düşünebilir. Ancak üretimde bulunan kişi sayısı aslında nüfusun yüzde yirmi veya yüzde yirmi beşi civarında. Diğer kesimler dolaylı olarak üretime katkı sağlıyorlar. Örneğin bir öğretmen birinci sınıftan aldığı öğrenciyi on iki yıl eğitime aldıktan sonra onu gerçek anlamda bir üretici yapabilir. O üretici ki, çalışıp ürettiği takdirde vergi üretimi olur. Öğretmen maaş alabilir. Teknik olarak patronların vergi ödediği söylenir. Kısmen doğrudur. Ancak hatalıdır. Cebinde on milyonu olandan devlet normalde vergi almaz. Onun alışveriş yapmasını bekler. Ev, araba, bina vs. Bunlardan herhangi birini almayan biri asla vergi vermek zorunda değildir. Zorunlu alışverişlerinde ödediği KDV, diğer vergileri ise zaten herkes öder. Sermaye sahibi, eğer bu parasını işe yatırırsa ki öyle yapsın. Tüm masraflarını vergiden düşebilir ve düşmesinde de sakınca bana göre de yok. Aynı kişi A malını üretir ve sözgelimi maliyet hariç on liraya satar. Bir lirasını stopaj, iki lirasını işçi maaşları için, bir lirasını da vergilerini ödediğini düşünülürse (birçok işletme muhasebede bunu yatırım ve gider gösterebiliyor) ürün başına beş lira gibi net kar etmelidir. Ödemiş olduğu KDV hâlihazırda son kullanıcının ödeyeceği vergidir.

Sözün özü bizler hepimiz aslında aktif tüketicileriz. Kimimiz üretime doğrudan katkı sağlarken büyük bir kesim, sadece ve sadece tüketici. Kimileri zorunlu olarak, kimileri de gönüllü olarak. Eğitim sisteminin aileler açısından, birçok kesim açısından en ulvi amacı aktif üretimde evladının yer alıp, ezilmemesidir. Mühendis olmak özendirilirken amele olmak yerilir. Süt içmek özendirilirken, süt içmeyi özendirenler ahırın gübre kokusundan burunlarını tıkarlar. Bu bize mahsus bir özellik değil. Tüm dünyada böyle. Dünya gerçekten çok adaletsiz. Tüm herkes de aslında adaletsizliği teşvik ederken adalet dağıtıyormuş gibi yapıyor. İnsanlar gerçekte çok ikiyüzlü ve acımasız. En adil olan bile.

Kimi bu adaletsizliği uyguladığı için, kimi teşvik ettiği için, kimi yardımcı olduğu için kimileri de farkında olmadan yemek yeme şansına kavuşabiliyor. Bizler yirmi beş milyon civarında bu toplumun en az kazanan ve en zor durumda olan insanlarının emeğine gerçekten muhtaçız.

Sokaktaki, tarladaki, tamirhanedeki insanlara lütfen çok daha dikkatlice bakın, karşınızda gerçek bir üretici bulunuyor. Birçoğumuz onların farkında bile değiliz. Üretim, üretenlerde karşılık bulmasa da gerçek güçtür. Tüm güç sembollerini, onlar besliyor. Kimi Çin'de, kimi ise Ostim'de veya domates, pamuk tarlasında...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1970
Toplam yorum
: 306
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster