Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
213
 

Çalışmadan Kazanç

ÇALIŞMADAN PARA KAZANMAK MÜMKÜN

Öncelikle bu bir kazanç ilanı değil belirtmek isterim. Başlıkla anlatmak istediğim tam olarak Konfüçyüs’ün şu sözü “Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün dahi çalışmış sayılmazsınız. “.

Ömrümüzün çoğunu o mesleği icra ederek kalanı da onun etkileri altında sürdürerek tüketiyoruz. Peki bu mesleği neye göre seçiyoruz. Kolay atanır mı, kazancı nasıl, az çalışıp çok kazanır mıyım, ninem istemiş olamamış ben olayım, birazda popüler olsun gibi öncüllerle seçilen meslekler ne yazık ki mutsuz bireyleri oluşturuyor. Mutsuz zorla işe giden mesleğine merak duymayan birey okuyup araştırıp daha iyisini yapmaya çalışmıyor. Ne gerek var ki daha iyiye değil mi. Ne oldum, olacağım, ben bu mesleğe mi aidim derken ite kaka sürüklenerek rutinin bir gereği olan evliliklerin yapılması mutsuz insanları, mutsuz yuvalar kurmaya zorluyor ve en kötüsü de mutsuz çocuklar yani mutsuz yeni nesillerimiz oluşuyor. Böylesi süregelen bir düzen düşünün. Daha sonra gülümsemeyen hemşirelerden, şiddet uygulayan öğretmenlerden, malzemeden kısan inşaat mühendislerinden, kısacası mesleğini severek yapmayan kişilerden hayıflanıyoruz.

Mesleğini patronunun, yasalarının ikazı ile düzgün yapan insana ne kadar güvenebilirim? Arkamı döndüğümde ben kendimi vatanımı kime neye emanet etmiş olurum. Ülkeyi soyuyorlar diyen bir esnaf buna çözüm olarak 5 liralık malı turiste 500 liraya satar iken kendine dönüp benim bu yaptığım nedir, ben bu soygunu bu şekilde mi engelliyorum demez. Bir başkası değil bu ülkeyi uçuruma sürükleyen sensin tüm suçlu. Malına hile katan esnaf, fakiri ezen ucuza çalıştıran patron, öğrenciden geçinen ev sahibi ve niceleri. Bir şey yapmıyorlar, yanlış yapıyorlar demek kolay keşke biraz da ben bu konu için ne yapıyorum ya da ne yapabilirim desek. Bu dava da tekim, sonuca ermez, yapsam ne değişecek ki DEĞİL ben bunu yapabilirim ve yaptım desek ah keşke bir yapsak işte o zaman domino taşları gibi birbirimizi etkileriz ve işte o zaman küçük adımlarımız büyük olur. Ama ne yazık ki biz aile ortamların da düğün de ya da herhangi bir sohbet ortamında hayıflanarak bahsediyoruz

Ülkemizden, geleceğimizden sonra da keşke filanca başa gelse neler olurdu sahi ne olur? sen, ben, biz değişmedikçe filanca gelse ne olur. Temeli sağlam olmayan her şey yıkılır bozulur. Toplumun da temeli en küçük yapı tası olan aileden oluşur .biz mutsuz sorgulamayan bireyler ile en başta aileleri yok ediyoruz.

Her şeyden önce kendinizi zihninizi değiştirin daha sonra başkalarına başlayın insan daha kendi fikirlerini değiştiremezken nasıl olurda bir başkasına akıl vermeye çalışır. Yaptıklarımızla söylemlerimizin uyuştuğu güzel günler göreceğimize inanıyorum. (((((İnanmak başarmanın yarısıdır.)))))

Son olarak bu yazıyı okuyan değerli arkadaşım çıktığın yolda yalnız olman ya da yalnız bitirmen değil önemli olan. Asıl mesele o yolun doğruluğu. İnsanlık adına kendinden yaptıklarından eminsen sakın durma o yolda hatta var gücünle koş.

 

Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 250
Kayıt tarihi
: 15.08.19
 
 

Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik bölümü son sınıf öğrencisiyim. Bir canlıya fayda sağlayacak her..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster