Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
3467
 

Çalışmasam olmaz mı???

Çalışmasam olmaz mı???
 

Yıllarca çeşitli sektörlerde çalıştıktan sonra geçen yıl bir şekilde işsiz kaldım. Çok moralim bozuldu doğrusu. Evde oturmaya alışık bir insan değilim. Uzun bir süre iş aradım. Bulamadım... Yılmadım aramaya devam ettim... BULAMADIM...

Sonunda teslim oldum evde oturma fikrine. İşin kötüsü hiç de iyi bir ev kadını değilimdir. Ben atalet ve yılgınlık içinde evde oturuken tozlar sehpalarda yığıldı, halıların üzerinde uçuşmaya başladı... diye yalan söylemek isterdim ama öyle olmadı. Hiç büyük ev temizliği yapmamış biri olarak kapıların üstünün de kirlendiğini, buzdolabının sık sık temizlenmesi gerektiğini, cam denen o meretlerin silindikten hemen sonra yağmurla çamura bulandığını keşfettim. Kendime göre temizlik yöntemleri keşfederek oyalandım bir süre. Sonra çeşit çeşit yemek tarifleri denemeye ve onları iştahla yemeye başladım. Zaten zayıf biri sayılmazdım ve 14 ayda bünyeme 8 kilo katma becerisini gösterdim.

Bir gün evde oturmaktan çok sıkılınca üniversite yıllarında karaladığım defterleri karıştırmaya başladım ve... evde yapacak başka şeyler de olduğunu yıllar sonra yeniden keşfettim. Hevesle yazıp çizmeye, kendime ait bu koskoca zaman dilimini yıllardır yapmayı ertelediğim şeylerle doldurmaya başladım. Bu noktaya gelmem aşağı yukarı 8 ayı buldu... Acı değil mi? Tam evde oturmaktan zevk almaya başlamıştım ki ta ta taaa... Bir ay önce rastgele başvurduğum bir firma "buyrun gelin sizinle çalışmak istiyoruz" dedi. Ne hissedeceğimi bilemedim inanın. Sevineyim mi, üzüleyim mi...

Çalışmayı severim ama boş vakit denilen şeyin uzadıkça insanoğlunun yaratıcı dürtülerini harekete geçirdiğini de kabul etmek gerekiyor. Kanepeye uzanılıp geçirilen miskin saatler, evde yapılmış kek kokusu, zamanın sadece size ait olduğunu bilmek, her manzaranın tadını çıkarmak, boş bir yola bakıp kalabilme özgürlüğü vazgeçilmez şeyler gibi geliyor insana bir süre sonra.

İşe başladım tabii ki. Yeni işimi sevdim de üstelik. Yine de her gün işe gelirken aynı soru beynimde yankılanıp duruyor;

"Çalışmasam olmaz mı?"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

HAY ALLAH YA
Siz beni yazmışsınız... Telif hakkı isteyeceğim sizden
Bu benim hayatım resmen

Pınar Yeşiltay SEVİM 
 24.09.2007 18:50
 

çok fazla parada asl gözüm olmadı. çalışmasam ama kitap alacak kadar, istedğim filmleri seyredicek kadar, dostlar geldiğinde çayın yanına kurabiye ikram edecek kadar birileri beni idare etse keşke de yaşayıp gitsem diye çok düşündüm ama olmuyor işte...hayatımın çoğu çalşımaktan ibaret şu anda ve ben kalanları aralara serpiştirmeye çalışıyorum...

beenmaya 
 18.05.2007 11:21
Cevap :
Al benden de o kadar Beenmayacım. Muhtaç olmasak ama yaşayıp gitsek ne olur sanki. Ama çalışıyoruz mecbur. Ben şanslı sayılırım, gün içinde ufak zamanlar yaratabiliyorum kendime. Kitap okuyacak, birkaç arkadaş muhabbeti yapacak vaktim oluyor. Yoksa hiç çekilmiyor yahu:))  18.05.2007 12:34
 

Tembel kedi Garfield' ın bir karikatüründe; uzanmış yatıyor ve başında bir düşünce balonu: "içimden bir ses çalışman lazım diyor"... ikici karede balonu göremiyoruz... üçüncü karede garfield' ın başındaki balon: " neyse sustu" :)... sevgiler

Şebnem Aybar 
 21.03.2007 16:25
 

sevgili uslu yaklaşık iki yüzyıldır insanoğlu sabah işe gidip akşam eve geliyor. işin heryerden yapılabileceği ya da evle işin birleşeceği zaman.. işte o zaman çalışmak bir eğlence olabilir.. sevgiler.. (not. bu arada bu kutupayısına bayıldım sırf o foto yüzünden hiçbişi yazmasan da blogunu tıklardım inan:)))-

Başak ALTIN 
 10.10.2006 15:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 359
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1558
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1972 yılıydı. Doğdum. Evde hep kitap okuyan iki kişi vardı. Büyüdüm, okullar okudum. Birşey öğrenmed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster