Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
499
 

Çam dalları

Çam dalları
 

İşe başladığım yıllardı. Ev ile iş arası onbeş dakika yürüyüş mesafesindeydi. Sabah, öğlen, akşam sürekli yürürdüm. Zaten binebileceğim herhangi bir araç da yoktu. Cadde kenarına yeni çam fidanları dikmişlerdi, kolumu kaldırmadan bile dallarına erişebileceğim küçük çam fidanları. Bazı günler öğlen işe dönerken çam fidanlarından küçük bir dal koparır, iş arkadaşıma götürürdüm. Arkadaşım evinin bahçesindeki büyük yasemin ağacından, sabah erken saatlerde bir külah dolusu yasemin toplar, külahı hafifçe ıslatır, yaseminleri içine sarar, getirirdi.onları içinde su olan geniş bir kaba koyardık. Odamız akşama kadar mis gibi kokardı yada çamın iğne yapraklarının ucuna dizer bir bardakta ıslatırdık. Görüntüsü değişik ve güzel olurdu. Bir seferinde beyaz karanfillerin saplarına enjektörle mavi mürekkep vermiştik. Karanfil vazodaki sudan aldıkça mürekkep çiçeğin beyaz yapraklarına yürümüş mavi beyaz-mavi karanfillerimiz olmuştu. Aman efendim ne güzeldi seyretmesi onları. Oda arkadaşımla ikimiz çiçek meraklısıydık. Odamızın çeşitli yerlerine kaktüs, Afrika menekşeleri, sarmaşık, ıtır, kurdele, Japon şemsiyesi gibi saksı çiçekleri koymuştuk. Onları muntazam bir şekilde sular, bakımlarını yapardık. İsteyen olursa dalından yaprağından köklendirir, çoğaltırdık. İkimizin de masasında birer vazomuz vardı. Zaman zaman mevsim çiçekleri alırdık. Vazoların sularını her gün değiştirirdik ki çiçekler uzun süre solmadan kalsınlar. Kopardığım çam dalları da vazodaki çiçekler için çok iyi bir fon olurdu.

Bir gece rüyamda, koyu karanlık bir ortamdaydım. Çok büyük bir sürü çam ağacı üzerime yürüdüler. Dalları ile beni boğuyorlardı. Nefes alamıyordum. Davudi bir sesle “sen Araf’tasın..sen Araf’tasın” diye bağırıyorlardı. Karanlıktaki ses Araf Araf diye yankılanıyordu, yüreğimi sıkıştırıyordu. Boğulma hissi ve korku ile uyandım. Ter içinde kalmıştım. O güne kadar “Araf” diye bir kelimeyi hiç duymamıştım. Gecenin bir vakti kalkıp, salondaki kitaplığın önünde, ansiklopedide “Araf” kelimesini aramaya başladım. Korkudan ellerim titriyordu. Sonunda buldum. Kelimenin sözlük anlamı: İslam inancına göre cennet ile cehennem arsında bir yerdi. Çok şaşırdım, korktum, üzüldüm, ağlamaya başladım. Yani ben şimdi bir suç, bir günah mı işlemiştim. Evet, çiçekleri, ağaçları çok seviyordum ama ağaçların dallarını kırıp onların canını acıtıyordum. Onlarda rüyamda benim canımı alıyorlardı. Farkında olmadan çam fidanlarına ne çok zarar vermiştim. Sevdiğime, sevdiğimden ötürü zarar verebileceğim hiç aklıma gelmemişti. Bu düşüncesizce davranışımdan dolayı hala utanç ve pişmanlık duyuyorum.

Aradan uzun çok uzun zaman geçti. Ağaçlara zarar verecek, incitecek bir şey yapmamaya özen gösteriyorum. Hatta içimden onlarla konuşuyorum. Kalbimden onlara sevgilerimi gönderiyorum, iltifatlar ediyorum, güzelliklerini övüyor, takdirlerimi sunuyorum. Soğukta, sıcakta, yağmurda, karda, çılgın rüzgarlarda ne kadar güçlü, onurlu, dayanıklı olduklarını hayranlıkla izliyorum. Yediğim meyvelerin çekirdeklerini toprağa gömüyorum. Kimi küçük bir fidan oluyor, kimi olmuyor. Ama yine de bir umut; ya olursa diyorum. Sonra acımasızca kesilen, yanan, yok olan ormanlarımızı düşünüyorum. Ağaçların ıstıraplarını, yok olurken attıkları sessiz çığlıklarını benliğimin her köşesinde duyuyorum. Ne yazık ki gözlerden akan yaşlar yangınları söndürmüyor. Ağaçların yaşaması, korunması için dua ediyorum. Bir fidan dikiyorum. Bir fidan, bir fidan daha...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

keşke bir rüya da siyasetçilerin, arazi rantçılarının yüreğine VİCDAN ekse... Bir fidan dikmek uzak geleceğe sahip çıkmanın ince bir adımı ama sanırım asıl olan doğanın bize verdiği kökleri toprakların derinliklerindeki mevcut ağaçları yok etmemek..

SEMA KILIÇ 
 01.11.2008 2:06
Cevap :
Teşekkürler Sema Hanım, Sizinle aynı fikirdeyim. Yorumunuzu geç farkettim.Bu yüzden cevabım geçikti.Ama sizin yazılarınızı ilgi ve beğeniyle okuyorum.Elinize sağlık.İzmir'den sevgiler,saygılar,selamlar....  05.11.2008 22:44
 

Öncelikle benimde canımı çok acıtan orman yangınlarıyla ilgili birkaç söz yazmak istiyorum.Geleneklerimizde var olan fakat birçoğu gibi unutulmuş değerimizden söz etmek istiyorum. Atalarımız her dünyaya gelen bebek için ağaç dikerlermiş.Torunları olarak bizler ise ağaç dikmeyi bırak dikilmiş ağaçları katlediyoruz.Yanan her ağaç bizim yok olan geleceğimiz.Bu konuda duyarlı olmamız gerekiyor.Çiçeklere gelince her iş çıkışı çiçekçinin önünden geçerken gözlerimi onlardan alamam.Doğadaki her şey aslında doğal ortamında olduğu sürece çok güzel.Yüreğimizden insan ve doğa sevgisinin yok olmaması dileğiyle İYİ BAYRAMLAR....

rabia dere yilmaz 
 18.12.2007 15:23
Cevap :
Rabia hanım yorumunuz için teşekkür ederim . Sizinle aynı fikirdeyim. Bende size iyi bayramlar dilerim.  18.12.2007 20:45
 

Çınar ağacı gibi hissederim kendimi biliyorsun... Sen ki çiçekleri o kadar seven; boş olduğunda durmayıp "resimlerini" yapacak kadar üstelik. O yüzden görmüşsündür o rüyayı, çünkü en çok, sevdikleri üzer insanı...sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 11.12.2007 12:59
Cevap :
Haklısınız,sevdiklerimiz üzer bizi ama,sevdilerimizin canı sağolsun.Sağlıklı olsunlar. Mutlu olsunlar.Üzüntülerine de eyvallah.Sevgilerimle..  11.12.2007 21:44
 

Dikmekle ne iyi ediyorsunuz.Ne mutlu size.Yaşadığımız çevreyi yeşillendirmek en büyük görevimiz olmalı elbette.Kendi adıma söyleyeyim , hep başkalarından bekliyorum bunu. Ağaçları , çiçekleri severim ama uzaktan.Hele çiçekler ; bir vazodan daha çok , ait oldukları yerde daha güzeller.

Münevver Saral 
 09.12.2007 21:09
Cevap :
Haklısınız, çiçekleer bir vazodan daha çok ait oldukları yerde daha güzeller. Koparmaya kıyamıyor insan. Teşekkür ederim. Sevgilerle...  10.12.2007 2:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 34
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 916
Kayıt tarihi
: 27.10.07
 
 

Sağlık Müdürlüğünden daktilograf olarak emekli olalı 15 yıl oldu. 10 senedir yine ibir sağlık kurulu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster